
Bu konu, son yıllarda dijital mecralarda sıkça karşılaşılan, tarihi sadece “bizden olanlar ve olmayanlar” sığlığına indirgeyen bir zihniyetin en somut örneğidir. Skenderbeu (İskender Bey) üzerinden yürütülen karalama kampanyaları ile Timur ve Cengiz Han’a duyulan hayranlık arasındaki uçurum, aslında tarih bilincinden ziyade seçmeci bir milliyetçilik ve tutarsız bir aidiyet kompleksi taşımaktadır.
Tarihi Tutarsızlık: İskender Bey’e Düşmanlık, Cengiz Han’a Hayranlık
Tarih, kimileri için ders alınacak bir ibret vesikasıyken, kimileri için de kendi ideolojik boşluklarını dolduracakları bir “açık büfe” haline gelmiş durumda. Türkiye’deki bazı çevrelerin, Arnavut halkının milli kahramanı İskender Bey’e karşı takındığı saldırgan tutum ile Timur veya Cengiz Han gibi figürlere duydukları sınırsız hayranlık, modern bir tarih paradoksunun en çıplak halidir.
Vatan Savunması Suç mu?
İskender Bey’e saldıranların temel argümanı şudur: “Osmanlı ile savaştı, o halde haindir.” Oysa bu bakış açısı, tarihin en temel gerçeğini ıskalar: Vatan savunması. İskender Bey, kendi topraklarını, kendi halkının bağımsızlığını ve atalarından kalan mirası savunmuştur. Eğer bir kişinin kendi toprağını dışarıdan gelen bir güce karşı savunması “hainlik” ise, dünya tarihindeki tüm bağımsızlık savaşlarını çöpe atmak gerekir. Kendi milli mücadelesini kutsayan bir zihniyetin, başka bir halkın meşru müdafaasını “ihanet” olarak kodlaması en hafif tabiriyle bir akıl tutulmasıdır.
Paradoksun Zirvesi: Timur ve Cengiz Han Güzellemeleri
İskender Bey’i “Osmanlı ile savaştı” diye yerin dibine sokan bu çevrelerin; çocuklarına Timur ve Cengiz isimlerini vermesi, onları “Ulu Hakan” diye anması ise tam bir ikiyüzlülük örneğidir:
- Timur: Osmanlı’yı Ankara Savaşı’nda yenerek Yıldırım Bayezid’i esir alan, imparatorluğu 11 yıl sürecek bir Fetret Devri’ne (yıkılma eşiğine) sokan ve İstanbul’un fethini tam yarım asır geciktiren kişidir. Osmanlı’ya, İskender Bey’in verebileceği zarardan bin kat fazlasını vermiştir. Ancak o, “Türk hakanı” olduğu gerekçesiyle baş tacı edilir.
- Cengiz Han: Bırakın Osmanlı’yı, İslam dünyasının o dönemki tüm birikimini (Bağdat kütüphaneleri dahil) yakıp yıkan, Pagan bir hükümdardır. Bugün dindarlık ve Osmanlıcılık üzerinden İskender Bey’e saldıran yobaz zihniyet, iş Cengiz Han’a gelince “cihan hakimiyeti” romantizmine kapılıp dini ve siyasi tüm kriterlerini unutmaktadır.
İkiyüzlülüğün Şifresi: “Bize Benziyorsa Yıkabilir”
Bu çevrelerin mantık silsilesi şuna dayanıyor: Eğer Osmanlı’yı yıkan veya ona diz çöktüren kişi Orta Asya kökenliyse ‘kahraman’, Balkan kökenli ve Hristiyan ise ‘hain’dir.
Burada mesele ne dindir ne de Osmanlı’nın bekasıdır. Eğer dert İslam olsaydı, Müslüman coğrafyasını kan gölüne çeviren Moğollara hayranlık duyulmazdı. Eğer dert Osmanlı olsaydı, Osmanlı’yı fiilen bitme noktasına getiren Timur’a “Ulu Hakan” denilmezdi.
Sonuç
İskender Bey, bir halkın onurunu ve topraklarını korumuş; askeri dehasıyla tarihe geçmiştir. Onu karalayanların içine düştüğü tutarsızlık, aslında kendi kimlik karmaşalarının bir yansımasıdır. Başka halkların kahramanlarını aşağılayarak kendi tarihini yüceltebileceğini sananlar, sadece tarihin geniş perspektifinden yoksun olduklarını kanıtlarlar.
Kendi çocuklarına imparatorluk yıkanların isimlerini verip, vatanını savunan bir askere “hain” demek, tarihe değil, sadece kendi önyargılarına hizmet etmektir.













































