
GÖTÜNDEN KORKANLARA ÇAĞRI
Bundan kısa bir süre önce, “Sırbistan bizim kardeş ülkemizdir” diyen TİKA Başkanı Abdullah Eren’e tepki gösterenlerden biri değil, tek kişi bendim.
Açıkça söyledim:
“Özür dile ve istifa et.”
Bunun karşılığında tehdit edildim, hakarete uğradım. Peki Balkan ve Boşnak STK başkanları ne yaptı?
Hepsi tam siper oldu ve sustu.
Sonra ne oldu?
O “kardeş ülke” Sırbistan, savaş suçlusu yaratık Ratko Mladić’in leşini devlet töreniyle toprağa verdi.
Balkan ve Boşnak STK’ları da lütfedip birer kınama yayımladılar.
Ulaaan, kınasanız ne olur, kınamasanız ne olur?
Sizin kınamanız çoğu zaman sadece gaz almak ve konuyu geçiştirmek için yapılan bir açıklamadan ibaret.
Ben ise bir kez daha haykırıyorum:
Bizim soyumuzu yaklaşık iki asır boyunca hedef alan zihniyetle gerçek bir hesaplaşma ve adalet mücadelesi verilmeden kalıcı bir barış söylemi kurulamaz.
Kardeş ülke söylemleriyle tarih silinmez. Şehitlerin ve mağdurların acıları yok sayılamaz.
Mücadele gerekiyorsa mücadele edilir.
Dişe diş, her yerde ve her zeminde; ama onurlu, kararlı ve hukuki bir mücadele.
Sizin istediğiniz ise başka:
Koltuklar rahat olsun.
Denize gireyim, götüm ıslanmasın.
Sırbistan’la ticaret yapayım.
Fahri konsolosluk alayım.
Vatandaşlık alayım.
Gemimi yürüteyim.
Ama milletin ve şehitlerin hakkını savunmaya gelince üç maymunu oynayayım, bir kınama yayımlayıp günü kurtarayım.
Yok öyle!
Boşnakların uğradığı soykırım üzerinden Türkiye’de prim yapanlara sesleniyorum:
Ya adam gibi milletinizin ve şehitlerinizin hakkını savunun; ya da bu mücadelenin önünden çekilin.
Benim gibi onurlu bir duruş sergileyemiyorsanız, ne işiniz var STK’ların başında?
Üç yaşındaki çocuklar dahi canını verdi.
Siz, bu canilere ve onları “kardeş ülke” olarak gören anlayışa karşı konuşmaya korkuyorsunuz.
Yaratan’ın verdiği bir can var.
Milletimden milyonlarca insan yaklaşık iki asır boyunca bedel ödemişken, ben konuşmaktan ve mücadele etmekten mi korkacağım?
Asıl mesele makam değil, onurdur.
Asıl mesele koltuk değil, davadır.
Asıl mesele kınama yayımlamak değil, gerektiğinde bedel ödemeyi göze alarak ses çıkarmaktır.
O halde hodri meydan!
Adam olun.
Sırbistan Büyükelçiliği önünde milyonları toplayın.
Sesinizi gerçekten duyurun.
Şehitlerin, mağdurların ve milletinizin hakkını savunun.
Yok eğer bunu yapamayacaksanız;
SİTTİRİN GİDİN!
Hasip Gültaş























































