BALKANLAR’DA TÜRKÇE HANGİ STATÜDE? Bölüm 2

BALKANLAR’DA TÜRKÇE HANGİ STATÜDE? [BÖLÜM 2]

Kosova ve Kuzey Makedonya örneği Türkiye’deki Arnavutça tartışmasını nasıl değiştiriyor?

Birinci dosyada Türkiye’de Arnavutçanın tamamen yasaklandığı iddiasının mevcut hukuki düzenlemeyle örtüşmediğini, Arnavutçanın seçmeli ders olarak müfredatta bulunduğunu ortaya koyduk.

Fakat tartışmanın diğer tarafında önemli bir gerçek daha bulunuyor.

Balkanlar’da Türkçenin bazı ülkelerde sahip olduğu eğitim statüsü, Türkiye’de Arnavutçanın sahip olduğu seçmeli ders statüsünden farklı.

Bu farkı görmek, “karşılıklılık” tartışmasını daha sağlıklı bir zemine taşıyor.

Özellikle Kuzey Makedonya ve Kosova bu açıdan dikkat çekici iki örnek.

Kuzey Makedonya’da Türkçe, yalnızca öğrencilerin boş zamanlarında veya sınırlı saatlerde öğrendiği bir yabancı dil konumunda değil.

Ülkenin eğitim sisteminde Türkçe, belirli bölgelerde eğitim dili olarak kullanılabiliyor.

Eğitim stratejilerinde Türkçe, ilkokul düzeyinde eğitim dillerinden biri olarak yer alıyor. Ortaöğretimde de Türkçe eğitim dili olarak kullanılabiliyor.

Bunun anlamı açık:

Türk toplumunun bulunduğu bölgelerde öğrenci yalnızca Türkçe dersi almıyor; eğitim programının önemli bölümlerini Türkçe takip edebiliyor.

Matematik, fen bilimleri, tarih, coğrafya ve diğer derslerin Türkçe yürütülebildiği bir eğitim modeli söz konusu.

Bu, Türkiye’deki seçmeli Arnavutça modelinden farklıdır.

Kosova’da da toplulukların kendi dillerinde eğitim hakkı hukuki düzenlemelerle güvence altına alınmış durumda.

Kosova’nın ilgili mevzuatı, topluluk mensuplarının okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim kamu eğitimini kendi dillerinde alma hakkını tanıyor.

Türkçe de Kosova’nın dil ve eğitim sisteminde belirli bölgelerde ve belediyelerde özel bir statüye sahip.

Özellikle Prizren’de Türkçenin kamusal yaşamda ve eğitim alanında önemli bir karşılığı bulunuyor.

Dolayısıyla Balkanlar’da Türkçe için kullanılan model ile Türkiye’de Arnavutça için kullanılan model arasında önemli bir kapsam farkı bulunuyor.

Burada dikkat edilmesi gereken bir başka husus da şu:

Bu farklılık, Türkiye’de Arnavutçanın yasak olduğu sonucunu doğurmaz.

Türkiye’de Arnavutça seçmeli ders olarak zaten tanınmıştır.

Fakat seçmeli ders ile tam eğitim dili arasındaki fark göz ardı edilirse tartışma yanlış bir zemine taşınır.

Bir ülkede Türkçe bütün eğitim programının dili olabilirken, başka bir ülkede Arnavutça haftada birkaç saatlik seçmeli ders statüsünde kalabilir.

İki modelin hukuki niteliği aynı değildir.

Tam da bu nedenle “karşılıklılık” kavramının dikkatli kullanılması gerekir.

Karşılıklılık, Balkanlar’daki Türk toplumlarının elde ettiği hakların geri alınması anlamına gelmemelidir.

Tam tersine, Türkiye’de yaşayan Arnavut kökenli vatandaşların kendi dillerini öğrenme ve kültürel miraslarını yaşatma imkânlarının geliştirilip geliştirilemeyeceğini tartışmak anlamına gelmelidir.

Türkiye Balkanlar’da Türkçe eğitimini destekliyorsa, Türkiye’deki Arnavut toplumunun Arnavutça eğitim taleplerinin de daha güçlü biçimde değerlendirilmesi neden mümkün olmasın?

Bu sorunun cevabı sloganlarla değil, hukuk ve eğitim politikasıyla verilmelidir.

Çünkü burada iki ayrı gerçek aynı anda bulunuyor.

Birinci gerçek şudur:

Türkiye’de Arnavutça yasak değildir ve seçmeli ders olarak müfredatta yer almaktadır.

İkinci gerçek ise şudur:

Balkanlar’ın bazı ülkelerinde Türkçe, seçmeli dersin ötesinde eğitim dili statüsüne sahiptir.

Bu iki gerçek bir arada değerlendirilmelidir.

Fakat şimdi üçüncü ve daha önemli soruya geliyoruz.

Türkiye’de Arnavutça seçmeli ders olarak kabul edilmişse, neden bazı okullarda bu dersi görmek neredeyse mümkün değildir?

Mevzuatta bulunan bir hak neden her okulda aynı ölçüde hayata geçmiyor?

Sorunun cevabı, yalnızca hukuk kitaplarında değil; okulun içinde, öğretmen sayısında, öğrenci talebinde ve eğitim yönetiminde aranmalıdır.

Üçüncü dosyanın konusu tam olarak budur.

Fatmir TÜRKKAN
Gazeteci | Köşe Yazarı | İç Mimar

İlgili Haberler

Korab Zirvesi Kimsenin Tekelinde Değil

Makedonya Yönetiminden Ortak Zirvede “Çift Standart”

Daha fazla oku

BALKANLAR’A OKUL VAR, EKRAN NEDEN YOK?

Balkan halkının kendi diliyle Türkiye’yi doğrudan anlatacak güçlü bir kamu yayıncılığı neden hâlâ yok?

Daha fazla oku