Sırbistan’da Öğrenciler Kazandı Ama Neyi Kazandı?

Sırbistan’da Öğrenciler Kazandı Ama Neyi Kazandı?

Arnavut Haber | Balkanlar Siyasi Analiz

Sırbistan’da 25 Ekim 2026’da gerçekleştirilen erken parlamento seçimlerinde öğrenci hareketinin desteklediği liste, Aleksandar Vučić’in siyasi kampını geride bıraktı. Yaklaşık iki yıllık protestoların ardından gelen bu sonuç, Sırbistan siyasetinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Ancak asıl soru şu: Vučić’in kaybetmesi, Sırbistan’ın daha demokratik ve daha ılımlı bir ülke olacağı anlamına mı geliyor?

Vučić gittiğinde Sırbistan nereye gidecek?

Aleksandar Vučić, yıllardır Rusya ile yakın ilişkilerini sürdürürken Avrupa Birliği ile ilişkilerini de korumaya çalışan bir siyaset izledi. Bu denge politikası, Sırbistan’ın uluslararası ilişkilerinde farklı güç merkezleriyle temas kurmasını sağladı. Ancak bu durum, Vučić’in Rusya’nın kontrolünde olduğu ya da Batılı ülkeler ve Türkiye tarafından yönetildiği anlamına gelmiyor. Sırbistan’ın dış politikası, kendi iktidarının tercihleri ve ülkenin stratejik çıkarları üzerinden şekilleniyor.

Şimdi ise Vučić’in siyasi hâkimiyetini sona erdiren öğrenci hareketinin önünde çok daha büyük bir sınav var.

Yolsuzlukla mücadele, hesap verebilirlik ve kurumların yeniden yapılandırılması talepleri etrafında bir araya gelen hareket; akademisyenleri, meslek sahiplerini ve farklı siyasi görüşlerden insanları aynı çatı altında topladı. Ancak bu çeşitlilik, hareketin iktidara geldikten sonra nasıl bir politika izleyeceği konusunda soru işaretleri de doğuruyor.

Bir yönetimi değiştirmek başka, o yönetimin yerine nasıl bir siyasi düzen kuracağını bilmek başkadır.

Sırbistan’da öğrencilerin zaferini değerlendirirken gözden kaçırılmaması gereken nokta budur. Öğrenciler yolsuzluğa karşı mücadelede önemli bir toplumsal güç hâline geldi. Fakat onların desteklediği siyasi kadroların milliyetçilik, Kosova meselesi ve bölgesel ilişkiler konusunda nasıl bir çizgi izleyeceği dikkatle değerlendirilmelidir.

Kosova meselesinde değişen ne olacak?

Sırbistan’daki öğrenci hareketinin yükselişi, yolsuzlukla mücadele ve siyasi hesap verebilirlik talepleri açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Ancak Kosova meselesi söz konusu olduğunda, bu hareketin Vučić yönetiminden belirgin biçimde farklı bir çizgi izleyeceğini gösteren güçlü işaretler bulunmuyor.

Öğrenci hareketinin Mayıs 2026’da yayımladığı Kosova Memorandumu’nda Kosova, Sırbistan Cumhuriyeti’nin ayrılmaz bir parçası olarak tanımlandı. Bu yaklaşım, hareketin demokratik reform talepleri ile Kosova’nın statüsüne ilişkin görüşlerinin birbirinden farklı değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Başka bir ifadeyle, Sırbistan’da yolsuzluğa karşı mücadele eden ve mevcut siyasi düzenin değişmesini isteyen bir hareketin, Kosova’nın bağımsızlığını kabul edeceği sonucuna varmak doğru olmaz. Siyasi değişim talebi ile ülkenin toprak bütünlüğüne ilişkin geleneksel yaklaşımın sürdürülmesi aynı anda mümkün olabilir.

Bu nedenle Vučić sonrasındaki Sırbistan’ın daha ılımlı olacağını şimdiden varsaymak doğru değildir. Öte yandan ülkenin doğrudan Slobodan Milošević dönemine döneceğini söylemek de henüz kanıtlanmış bir sonuç değildir.

Asıl belirleyici olan, yeni yönetimin Kosova’nın bağımsızlığına, Priştine ile yürütülen diyaloğa ve Balkanlar’daki Arnavut toplumlarının haklarına nasıl yaklaşacağı olacaktır.

Arnavutluk kendi iç gündemiyle meşgulken…

Balkanlar’daki gelişmeler yalnızca Sırbistan’la sınırlı değil. Arnavutluk’ta da ekim ayı boyunca öğrencilerin öncülük ettiği protestolar, yolsuzluk iddiaları, eğitim sorunları ve hükümete yönelik istifa çağrılarıyla genişledi. Gösteriler zaman zaman polisle çatışmalara dönüştü.

Arnavutluk’taki toplumsal hareketlilik, ülkenin kendi siyasi geleceği açısından önemli bir gelişme. Ancak bölgesel açıdan başka bir soru da gündeme geliyor: Tiran yönetimi iç siyasi mücadelelerle meşgulken Balkanlar’daki güç dengelerinde yaşanabilecek değişimleri yeterince takip edebilecek mi?

Sırbistan’da yönetim değişikliğinin yaşandığı, Kosova meselesinin yeniden tartışılabileceği ve bölgesel aktörlerin yeni pozisyonlar alabileceği bir dönemde Arnavutluk’un iç siyasi istikrarsızlığı, Tiran’ın bölgesel hareket alanını daraltabilir.

Bu, Arnavutluk’taki protestoların yanlış olduğu anlamına gelmiyor. Aksine, demokratik hesap verebilirlik talepleri ile bölgesel stratejik gelişmelerin aynı anda değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.

Kosova ve Preşova Vadisi: Birlikteliğin önemi

Bütün bu gelişmeler arasında Kosova Başbakanı Albin Kurti’nin Preşova Vadisi’ndeki Arnavut siyasi partilerinin ortak hareket etmesine yönelik girişimi de dikkat çekiyor.

Preşova, Bujanovac ve Medveđa’daki Arnavut siyasi aktörlerinin ortak liste etrafında buluşması, Sırbistan’daki Arnavut toplumunun parlamentodaki temsilini güçlendirme hedefi taşıyordu. 25 Ekim seçimlerinin ön sonuçlarına göre Arnavut koalisyonu iki milletvekilliği elde etti; üçüncü sandalye için ise değerlendirmeler sürüyordu.

Bu sonuç, iki açıdan önemli.

Birincisi, siyasi farklılıkların bir kenara bırakılarak ortak hedefler doğrultusunda hareket edilmesinin temsil gücünü artırabileceğini gösteriyor. İkincisi, Preşova Vadisi’ndeki Arnavutların haklarının ve taleplerinin Sırbistan siyasetinde daha güçlü biçimde gündeme taşınması açısından yeni bir fırsat oluşturuyor.

Kurti’nin girişiminin başarısı yalnızca seçimde kazanılan sandalye sayısıyla ölçülmemeli. Asıl mesele, bu siyasi birlikteliğin seçim sonrasında korunup korunamayacağı ve Arnavut toplumunun günlük sorunlarına ne ölçüde çözüm üretebileceğidir.

Bununla birlikte, Sırbistan’daki yeni siyasi dengeler içinde Preşova Vadisi’ndeki Arnavutların haklarının korunması ve temsil imkânlarının geliştirilmesi de önemli bir sınav olacaktır.

Balkanlar yeni bir döneme mi giriyor?

Sırbistan’da öğrenci hareketinin yükselişi, Arnavutluk’ta devam eden protestolar ve Kosova’nın bölgesel siyasetteki rolü, birbirinden bağımsız gelişmeler gibi görünse de aynı coğrafyanın geleceğini etkiliyor.

Önümüzdeki dönemde üç temel soru öne çıkacak:

  • Sırbistan’ın yeni yönetimi Kosova konusunda daha uzlaşmacı mı, yoksa daha sert bir politika mı izleyecek?
  • Arnavutluk, iç siyasi gerilimlerini aşarak bölgesel gelişmelerde etkin rolünü koruyabilecek mi?
  • Kosova ve Preşova Vadisi’ndeki Arnavut siyasi aktörleri, elde edilen birlikteliği kalıcı bir siyasi güce dönüştürebilecek mi?

Balkanlar’da bir yönetimin değişmesi, tek başına barışın, uzlaşmanın veya demokratik dönüşümün garantisi değildir. Aynı şekilde, gençlerin öncülük ettiği bir hareketin başarısı da otomatik olarak milliyetçi bir dönemin başlayacağı anlamına gelmez.

Ancak Kosova meselesindeki mevcut yaklaşım, Sırbistan’da siyasi değişimin bölgesel uzlaşmayı kendiliğinden getirmeyeceğini gösteren önemli bir işarettir.

Sırbistan’da öğrenciler bir seçim kazandı. Fakat Balkanlar’ın geleceğini belirleyecek olan, bu zaferin nasıl bir yönetime, nasıl bir Kosova politikasına ve nasıl bir bölgesel düzene dönüşeceği olacak.

Arnavut Haber — Balkanlar’ı yalnızca bugünün haberleriyle değil, yarının siyasi dengeleriyle de okumak gerekir.

Admin

www.arnavuthaber.com Türkiye Arnavutlarına Yönelik Bağımsız İmece İnternet Yayınıdır

İlgili Haberler

Bogomilizmden Bektaşiliğe Direniş ve Arınma Geleneği

Anadolu’dan Balkanlar’a Işığın ve Hakikatin İzleri.

Daha fazla oku

Sırbistan’da Arnavutlar Birleşti, İki Vekil Meclise Girdi!

Shqiptarët në Serbi u bashkuan, dy deputetë hynë në Parlament!

Daha fazla oku