
1985’te Atılan Büyük Adım ve Kaçırılan Fırsat
1985 yılında Fatih/Fındıkzade’de kurulan Dünya Rumeliler Bileşim Derneği ve Türk-Eli Derneği, Rumeli ve Balkan toplumunu ortak bir çatı altında buluşturmayı hedefleyen ilk önemli girişimlerden biri oldu.
Bu oluşumun öncülüğünü Prof. Dr. Cahit Babuna üstlenirken, genel sekreterlik görevini Alaattin Korkmaz yürütüyordu. Kuruluşta ayrıca Prof. Dr. Necati Çetin Kale, Orgeneral Şevket Şengül, Prof. Dr. Muhittin Dilge, Bedrettin Dalan’ın başdanışmanları, Eyüp Belediye Başkan Yardımcısı Nihat İncekara, Selim Şahinler, Zaim Yurtcu, Faruk Yurtcu, Mülayim Beydilli, Kamil Özcan, Ali Kemal Kurtuluş, Ehtem Kavdar, Tekel Genel Müdürü Sekreteri Müşerref Akay, Zuhal Öner, DYP Eyüp İlçe Başkanı Hanım Önder, Emniyet Başkomiseri Mustafa Terzi, Dr. Rıdvan Zeybek, Ömer Gaziler, iş insanı Maide Şamdancı ve İrfan Yurtcu gibi akademisyenler, bürokratlar, siyasetçiler, kamu yöneticileri ve iş insanları da yer alıyordu.
O yıllarda bugün olduğu gibi çok sayıda Rumeli-Balkan derneği ve federasyonu bulunmadığından, bu girişim camia için büyük bir umut olmuştu.
Kuruluşun temel amacı; Türk, Arnavut, Boşnak, Pomak ve diğer Balkan toplulukları arasında hiçbir ayrım yapmadan birlik ve dayanışmayı sağlamak, Balkan halklarının yaşadığı göçleri, katliamları, soykırımları ve diğer acıları unutturmamak, ortak hak mücadelesi vermek ve Rumeli-Balkan toplumunun Türkiye’de siyasi, sosyal ve ekonomik alanlarda hak ettiği şekilde temsil edilmesini sağlamaktı.
Ne var ki, ilerleyen yıllarda bu birlik ruhu korunamadı. Rumeli-Balkan camiasında yaşanan ayrışmalar ve farklı anlayışlar, bu büyük ideali zayıflattı. Birleştirici bir çatı olması hedeflenen yapı zamanla etkisini kaybetti; onun yerine çok sayıda dernek ve federasyon ortaya çıktı. Ortak hareket etme kültürü zayıflarken, Balkan toplumunun ortak sesi de güç kaybetti.
Bugün geriye dönüp bakıldığında, Prof. Dr. Cahit Babuna ve birlikte yola çıktığı değerli isimlerin ortaya koyduğu birlik vizyonunun ne kadar kıymetli olduğu daha iyi anlaşılmaktadır. Rumeli ve Balkan toplumunun geçmişten ders çıkararak yeniden ortak akıl, karşılıklı saygı ve dayanışma temelinde bir araya gelmesi, hem camianın hem de gelecek nesillerin yararına olacaktır.
Efsane Muhtar
Alaattin Korkmaz













































