
Bugün kalbimiz bir başka çarpıyor…
Yüzyıllar boyunca Arnavut dağlarında, taş evlerin önünde, sofralarda, savaşlarda ve barışlarda yankılanan Lahuta’nın sesi…
Ataların nefesini, halkımızın acılarını, sevinçlerini ve destanlarını taşıyan o kadim tını…

Artık sadece bizim değil, tüm insanlığın koruması altında.
Lahuta, bugün resmen UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirası oldu.
Bu sadece bir kültürel miras değil;
Bir milletin yüreği, hafızası ve nesilden nesile aktardığı ruhudur.
Her melodisinde dedelerimizin hatırası, her teliyle Arnavutluğun onuru gizli…
Bugün geçmişimiz geleceğe mühürlendi.
Lahuta, artık dünya mirasıdır.
Ama en çok bizim kalbimizdedir.












































