
HASAN PRİŞTİNA: ARNAVUT MİLLİ MÜCADELESİNİN KARARLI LİDERİ
Hasan Priştina (Hasan Berisha), Arnavut tarihinin en kararlı, en entelektüel ve servetini halkının bağımsızlık mücadelesine harcayacak kadar fedakâr liderlerinden biridir. Hayatı; Arnavut ulusal uyanışı, Kosova’nın özgürlüğü, eğitim ve kültürel haklar mücadelesi, Osmanlı Meclis-i Mebusanı’ndaki siyasi faaliyetleri ve bağımsız Arnavutluk’un kuruluş süreciyle iç içe geçmiştir.
Paylaşılan metindeki bazı tarihsel maddi hatalar düzeltilerek Hasan Priştina’nın hayatını, ailesini, eğitimini, siyasi mücadelesini, başbakanlık dönemini ve trajik şehadetini tüm yönleriyle ele alalım.
1. AİLESİ VE GENÇLİK YILLARI
Hasan Priştina, 27 Eylül 1873 tarihinde, bugün Kosova sınırları içerisinde bulunan Vıçıtırın’da (Vushtrri) doğmuştur. Doğum adı Hasan Berisha’dır.
Soyu ve Serveti
Hasan Priştina, Kosova’nın köklü ve nüfuzlu Arnavut ailelerinden gelen varlıklı bir ailenin mensubuydu. Berişa ailesinin özellikle Drenica bölgesiyle bağlantıları bulunuyordu. Ailesi Osmanlı döneminde Kosova bölgesinde geniş topraklara ve önemli bir ekonomik güce sahip, saygın ve nüfuzlu bir aileydi.
Bu büyük maddi güç, Hasan Priştina’nın ilerleyen yıllarda Arnavut millî hareketini ve özellikle Kosova’daki direnişi kendi servetinden finanse etmesinde önemli rol oynayacaktı.
“Priştina” Adını Kullanması
Hasan Berisha, siyasi hayata atılması ve özellikle 1908’de Osmanlı Meclis-i Mebusanı’na Priştine Sancağı mebusu olarak seçilmesinin ardından “Hasan Priştina” adıyla tanınmaya başladı. Böylece Priştine’nin adını siyasi kimliğinin bir parçası haline getirdi ve tarih sayfalarına Hasan Priştina adıyla geçti.
2. EĞİTİMİ VE ENTELEKTÜEL KİMLİĞİ
Hasan Priştina, döneminin iyi eğitim almış, çok dilli ve ileri görüşlü Arnavut aydınlarından biriydi.
İlk ve orta öğreniminin ardından Selanik’te Fransız eğitim geleneğinin etkili olduğu bir okulda eğitim gördü. Buradaki eğitimi, Fransız düşüncesi, Avrupa’daki milliyetçilik hareketleri ve modern siyasi fikirlerle tanışmasında etkili oldu.
Daha sonra yükseköğrenim için Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’a geldi ve burada Mekteb-i Hukuk-ı Şâhâne’de hukuk eğitimi aldı.
Hukuk eğitimi, ona Osmanlı hukuk sistemini, devlet yapısını ve siyasi meseleleri hukuki açıdan değerlendirme konusunda önemli bir birikim kazandırdı.
Hasan Priştina’nın Arnavutça ve Türkçenin yanı sıra Fransızca, İtalyanca ve Sırpça gibi dillere de hâkim olduğu aktarılmaktadır. Çok dilli entelektüel kimliği, onu hem Osmanlı siyasi hayatında hem de daha sonraki Avrupa diplomasi ve lobi faaliyetlerinde etkili bir isim haline getirdi.
3. OSMANLI DÖNEMİ VE SİYASİ MÜCADELESİ

1908 yılında II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte Hasan Priştina aktif siyasetin önemli isimlerinden biri haline geldi.
Meclis-i Mebusan Mebusluğu
1908 seçimlerinde Priştine Sancağı mebusu olarak Osmanlı Meclis-i Mebusanı’na girdi. 1908-1912 yılları arasındaki siyasi faaliyetleri sırasında Arnavutların kültürel, eğitimsel ve siyasi haklarının savunulmasında öne çıkan isimlerden biri oldu.
Eğitim ve Kimlik Mücadelesi
Hasan Priştina’nın siyasi mücadelesinin merkezinde Arnavutların eğitim ve kültürel hakları önemli bir yer tutuyordu.
Arnavutça eğitim veren okulların açılması, Arnavutçanın eğitim hayatında kullanılabilmesi, Latin esaslı Arnavut alfabesinin serbestçe kullanılabilmesi ve Kosova ile Arnavutların yaşadığı bölgelerin ekonomik ve sosyal olarak geliştirilmesi için mücadele etti.
Arnavutların kendi dillerinde eğitim görmesinin yalnızca kültürel bir hak değil, aynı zamanda millî varlığın korunması açısından hayati bir mesele olduğuna inanıyordu.
İttihatçılarla Yol Ayrımı ve 1912 Ayaklanması
İttihat ve Terakki yönetiminin merkeziyetçi politikaları, Hasan Priştina ve onunla aynı çizgide bulunan birçok Arnavut siyasi ve aydınının Osmanlı hükümetiyle arasındaki mesafenin giderek açılmasına neden oldu.
Hasan Priştina, Arnavutların yerel yönetim, eğitim, dil ve siyasi haklarına ilişkin taleplerinin karşılanmasını istiyordu. Taleplerin karşılanmaması ve merkeziyetçi yönetimin devam etmesi üzerine 1912’de Kosova’daki silahlı hareketin başlıca liderlerinden ve örgütleyicilerinden biri oldu.
Kosova’daki dağlık bölgelerde yürütülen direnişin siyasi ve askerî organizasyonunda önemli rol oynadı. 1912 hareketinin sonucunda Osmanlı hükümeti Arnavutların taleplerini görüşmek ve önemli tavizler vermek zorunda kaldı.
Hasan Priştina’nın 1912 Kosova hareketindeki rolü, onu Arnavut ulusal tarihinin en önemli siyasi figürlerinden biri haline getirdi.
4. BAĞIMSIZ ARNAVUTLUK VE BAŞBAKANLIK DÖNEMİ

Kasım 1912’de Arnavutluk bağımsızlığını ilan ettiğinde Hasan Priştina, yeni Arnavut devletinin siyasi yapılanmasında rol alan önemli liderlerden biriydi.
Bağımsızlık sonrasında farklı hükümetlerde çeşitli görevler üstlendi. Bunlar arasında özellikle Tarım Bakanlığı ve Posta ve Telgraf Bakanlığı gibi görevler bulunuyordu.
Arnavutluk Başbakanlığı

Burada önemli bir tarihsel ayrıntının özellikle vurgulanması gerekir:
Kendisinin başbakanlık görevi, Osmanlı İmparatorluğu’nda değil, bağımsız Arnavutluk’ta gerçekleşti.
Hasan Priştina, 7 Aralık 1921’de Arnavutluk Başbakanı olarak görevlendirildi ve 12 Aralık 1921’e kadar, yaklaşık beş gün görev yaptı.
Ancak bağımsız Arnavutluk’un ilk yıllarındaki siyasi istikrarsızlık, iktidar mücadeleleri ve dönemin önde gelen siyasi aktörlerinden Ahmet Zogu ile yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle hükümeti uzun süre görevde kalamadı.
Bu kısa başbakanlık dönemi, Hasan Priştina’nın siyasi hayatındaki en önemli görevlerden biri olarak tarihe geçti.
5. KOSOVA’NIN KURTULUŞU İÇİN DİPLOMATİK SAVAŞ
Hasan Priştina açısından Arnavutluk’un bağımsızlığı tek başına yeterli değildi.
Onun için doğduğu topraklar olan Kosova’nın da özgürlüğü ve Arnavutluk’la birleşmesi temel siyasi hedeflerden biri olmaya devam etti.
Balkan Savaşları’nın ardından Kosova’nın Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı’nın, yani daha sonra Yugoslavya olarak anılacak devlet yapılanmasının yönetimi altına girmesi Hasan Priştina’nın mücadelesini yeni bir aşamaya taşıdı.
Bu amaç doğrultusunda Kosova Millî Müdafaa Komitesi içinde önemli bir rol üstlendi ve örgütün siyasi faaliyetlerinin başlıca isimlerinden biri oldu.
Hasan Priştina, Avrupa’da diplomatik ve siyasi temaslarda bulunarak Kosova’daki Arnavutların durumunu uluslararası kamuoyuna taşımaya çalıştı. Sırp yönetiminin Kosova’daki Arnavut nüfusa yönelik baskılarını, zorunlu göçleri, şiddet olaylarını ve siyasi hakların kısıtlanmasını uluslararası çevrelere aktardı.
Milletler Cemiyeti ve Avrupa’nın çeşitli siyasi merkezlerinde yürütülen diplomatik faaliyetler, onun Kosova meselesini uluslararası gündemde tutma çabasının önemli bir parçasıydı.
Servetini Kosova Davasına Harcadı
Hasan Priştina’nın mücadelesinin en dikkat çekici özelliklerinden biri, sahip olduğu büyük serveti kişisel çıkarları için değil, Arnavut millî hareketi ve Kosova’nın özgürlüğü için kullanmasıydı.
Kosova’daki direniş faaliyetlerine maddi destek sağladı, siyasi örgütlenmeleri finanse etti ve Avrupa’daki diplomatik ve lobi çalışmalarının giderlerini büyük ölçüde kendi imkânlarıyla karşıladı.
Bu nedenle Hasan Priştina, yalnızca fikirleriyle değil, sahip olduğu maddi imkânları da davası uğruna feda eden bir lider olarak Arnavut tarihindeki özel yerini aldı.
6. SÜRGÜN VE SELANİK’TEKİ ŞEHADETİ
Hasan Priştina’nın Kosova meselesindeki ısrarı ve Ahmet Zogu ile yaşadığı siyasi anlaşmazlıklar, onu zaman içerisinde Arnavutluk’taki iktidar çevreleriyle karşı karşıya getirdi.
Zogu’nun güçlenmesi ve daha sonra ülkenin siyasi hayatında belirleyici bir konuma gelmesiyle Hasan Priştina muhalif bir konuma düştü.
Siyasi baskılar ve hakkında alınan kararlar nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Avrupa’da sürgün hayatı yaşayan Hasan Priştina, buna rağmen Kosova davasından vazgeçmedi.
Suikast Planı
Hasan Priştina’nın Kosova’nın özgürlüğü konusundaki kararlı tutumu, onu hem Yugoslavya Krallığı hem de Arnavutluk’taki siyasi iktidar açısından rahatsız edici bir figür haline getirdi.
Sürgünde olmasına rağmen siyasi faaliyetlerini sürdürmesi ve Kosova’nın durumunu Avrupa kamuoyunun gündeminde tutmaya çalışması, onu sürekli bir hedef haline getirdi.
Ağustos 1933: Selanik’te Suikast
Hasan Priştina, Ağustos 1933’te Selanik’te sürgündeyken sokak ortasında silahlı saldırıya uğradı.
İbrahim Çelo tarafından gerçekleştirilen saldırı sonucunda Hasan Priştina hayatını kaybetti ve Arnavut millî hareketinin en önemli liderlerinden biri olarak şehit oldu.
Suikastın arkasındaki siyasi bağlantılar konusunda tarih yazımında farklı değerlendirmeler bulunmakla birlikte, Hasan Priştina’nın uzun yıllardır sürdürdüğü Kosova mücadelesi nedeniyle çok sayıda siyasi çevrenin hedefinde olduğu bilinmektedir. Kral Zogu ve Yugoslavya Kralı tarafından öldürtüldüğü idda edilmektedir.
TARİHİ MİRASI
Hasan Priştina, Arnavut ulusal tarihinin en önemli siyasi ve entelektüel şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Onun mücadelesi yalnızca Arnavutluk’un bağımsızlığıyla sınırlı değildi. Hasan Priştina için bağımsızlık; dil, eğitim, kültürel kimlik, siyasi özgürlük ve Kosova’nın geleceği ile birlikte düşünülmesi gereken bütüncül bir davaydı.
Arnavutların kendi dillerinde eğitim görmesini savundu. Arnavutça’nın kamusal ve eğitim hayatındaki yerinin güçlendirilmesi için mücadele etti. Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nda siyasi hakları savundu. 1912 Kosova hareketinin önde gelen liderlerinden biri oldu. Bağımsız Arnavutluk’un siyasi yapılanmasında görev aldı ve kısa bir dönem ülkenin başbakanlığını yaptı.
Ancak onun hayatının en dikkat çekici yönlerinden biri, sahip olduğu büyük serveti kişisel zenginlik olarak korumak yerine millî mücadeleye harcamasıydı.
Hasan Priştina, siyasi hedefleri uğruna sürgünü, yoksulluğu ve sonunda ölümü göze aldı. 1933 yılında Selanik’te uğradığı suikastla hayatını kaybetti.
Naaşı daha sonra Arnavutluk’a getirildi ve 1977 yılında Kukës’e nakledildi.

Kosova’nın başkenti Priştine’deki Priştine Üniversitesi’ne “Hasan Prishtina” adı verilmesi, onun Kosova ve Arnavutluk tarihindeki kalıcı mirasının en önemli sembollerinden biridir.

Hasan Priştina’nın hayatı, bir siyasetçinin yalnızca makamlarla değil, inandığı değerler uğruna yaptığı fedakârlıklarla tarihe geçebileceğinin güçlü bir örneğidir.
O, halkının cehaletten kurtulması için eğitimi, kimliğini koruması için dili, siyasi özgürlüğü için mücadeleyi ve doğduğu toprakların geleceği için bağımsızlığı savundu.
Hasan Priştina’nın mirası, Arnavut tarihinin yalnızca geçmişte kalmış bir sayfası değil; eğitim, dil, kimlik, özgürlük ve siyasi irade mücadelesinin sembollerinden biri olarak yaşamaya devam etmektedir.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun.

Me respekt dhe nderim kujtojmë Hasan Prishtinën.
Sot shënohet 93-vjetori i ndarjes nga jeta të Hasan Prishtinës, një prej figurave të rëndësishme të lëvizjes kombëtare shqiptare, burrë shteti, politikan dhe veprimtar i shquar i çështjes kombëtare.
I lindur në Vushtrri të Kosovës, Hasan Prishtina u angazhua gjatë gjithë jetës së tij për lirinë, arsimin në gjuhën shqipe, të drejtat kombëtare dhe forcimin e vetëdijes shqiptare.
Ai shërbeu si deputet në Mexhlisin Osman dhe në vitin 1912 mbajti për një periudhë të shkurtër edhe postin e Kryeministrit të Perandorisë Osmane (Sadrazam). Megjithatë, veprimtaria e tij politike mbeti e lidhur ngushtë me idealin e një të ardhmeje më të lirë dhe më të drejtë për shqiptarët.
Trashëgimia e Hasan Prishtinës vazhdon të jetë pjesë e rëndësishme e kujtesës historike shqiptare në Kosovë, Shqipëri dhe të gjitha trojet shqiptare.
13 Gusht 1933 – I paharruar dhe përjetësisht i nderuar.
arnavuthaber























































