
KARADAĞ SINIRINDA ARNAVUT DİASPORA KONVOYU DURDURULDU
“ULUSAL SEMBOLLERİ KALDIRMALARI İSTENDİ“
İSTANBUL / TİRAN
Avrupa’nın farklı ülkelerinden Arnavutluk’a gitmek üzere yola çıkan Arnavut diaspora mensuplarından oluşan araç konvoyunun Karadağ’da durdurulması, Tiran’da siyasi tartışmaya dönüştü.
12 Eylül’de Tiran’da düzenlenmesi planlanan hükümet karşıtı büyük gösteriye katılmak üzere Avrupa’dan yola çıkan konvoydaki araçların bir bölümünün Karadağ’ın Nikşiç bölgesinde durdurulduğu ve yaklaşık dört saat bekletildiği bildirildi.
Konvoyda bulunan Arnavutların anlatımına göre, araçlar ayrıntılı şekilde kontrol edildi. Bazı araçlarda bulunan Arnavutluk bayrakları ve ulusal semboller nedeniyle görevlilerin müdahalede bulunduğu ve bu sembollerin kaldırılmasının istendiği ileri sürüldü.
Fransa’dan yola çıktığını belirten bir diaspora mensubu, Bosna-Hersek üzerinden Karadağ’a geçtiklerini ve sınırda uzun süre bekletildiklerini söyledi. Aynı kişinin anlatımına göre, araçlarda kadınlar, çocuklar ve yaşlılar da bulunuyordu.
Konvoydaki bazı kişiler, daha fazla bekletilmemek ve sınırdaki gerilimin büyümemesi amacıyla araçlardaki sembollerin kaldırılmasını kabul ettiklerini ifade etti.
İngiltere’den gelen başka bir diaspora mensubu ise yaklaşık 30 aracın Karadağ’da bekletildiğini ve kendilerine bekletilme gerekçesinin açık biçimde bildirilmediğini ileri sürdü.
Konvoyun Tiran’daki protestoya katılmak amacıyla yola çıkmış olması, sınırdaki uygulamanın siyasi bir boyut taşıdığı yönündeki tartışmaları da beraberinde getirdi.
Tiran’da protestocular, diaspora araçlarının Karadağ’da durdurulduğu iddiasının ardından Karadağ’ın diplomatik temsilciliğine yürüdü. Göstericiler, Avrupa’dan gelen Arnavutların Tiran’daki protestoya katılmalarının engellendiğini savundu.
Olayla ilgili en dikkat çekici iddialardan biri ise sınırdaki uygulamanın Arnavutluk makamlarının talimatı doğrultusunda gerçekleştirildiği yönünde ortaya atıldı.
Konvoyda bulunan bazı kişilerin anlatımlarında, kendilerine durdurma işleminin Arnavutluk makamlarından gelen bir talimatla gerçekleştirildiğinin söylendiği ileri sürüldü.
Ancak bu iddia henüz bağımsız biçimde doğrulanmış değil.
Aynı şekilde Karadağ makamlarının konvoyu siyasi nedenlerle durdurduğunu veya Arnavutluk makamlarından böyle bir talimat aldığını doğrulayan açık bir resmî açıklama da bulunmuyor.
Bu nedenle olayın bu bölümü kesinleşmiş bilgi değil, konvoyda bulunan kişilerin ve protestocuların ileri sürdüğü bir iddia olarak değerlendiriliyor.
Karadağ’ın Arnavutluk bayrağını genel olarak yasakladığı yönünde bir durum da söz konusu değil.
Karadağ’da yaşayan ulusal toplulukların kendi kimliklerini, kültürlerini ve ulusal sembollerini kullanmalarına ilişkin anayasal hakları bulunuyor. Bu nedenle sınırda yaşanan olaydan hareketle ülkede Arnavutluk bayrağının yasaklandığı sonucuna varılması doğru olmayacaktır.
Asıl soru, bu konvoydaki araçlarda bulunan sembollere neden müdahale edildiği ve görevlilerin hangi hukuki gerekçeye dayandığıdır.
Şu ana kadar kamuoyuna yansıyan bilgiler bu soruya kesin bir cevap vermiyor.
Olayın bir başka dikkat çekici yönü ise konvoyun güzergâhı.
Avrupa’nın farklı ülkelerinden yola çıkan Arnavut diaspora mensupları, Balkanlar üzerinden kara yoluyla Tiran’a ulaşmayı planladı. Bosna-Hersek üzerinden Karadağ’a giren araçların bir bölümünün burada durdurulması üzerine konvoydaki bazı araçların farklı güzergâhlara yöneldiği bildirildi.
Yaşananlar, 12 Eylül’de Tiran’da yapılması planlanan büyük protesto öncesinde diasporanın Arnavutluk’a ulaşması konusunda ciddi bir tartışma başlattı.
Şimdilik kesin olarak ortaya konulabilen tablo şudur:
Avrupa’dan Tiran’a gitmekte olan Arnavut diaspora konvoyunun bir bölümü Karadağ’da durduruldu.
Araçların uzun süre bekletildiği bildirildi.
Konvoydaki kişiler araçlardaki Arnavutluk bayrakları ve ulusal sembollerin kaldırılmasının istendiğini ileri sürdü.
Durdurmanın siyasi nedenlerle yapıldığı iddiası ortaya atıldı.
Durdurma kararının Arnavutluk makamlarının talimatıyla verildiği yönündeki iddia ise henüz doğrulanmadı.
Dolayısıyla olayın gerçek nedeninin ortaya çıkması için Karadağ makamlarının uygulamanın hukuki gerekçesini açıklaması gerekiyor.
Karadağ sınırında başlayan bu olay, 12 Eylül Tiran protestosu öncesinde Arnavut diasporasının hareketliliği ile sınır güvenliği ve siyasi baskı tartışmasını aynı noktada buluşturmuş durumda.
Gelişmeler yakından izleniyor.
Fatmir TÜRKKAN
Gazeteci | Köşe Yazarı | İç Mimar
























































