
Türkiye’deki Milyonlarca Arnavut’u Heyecanlandıran Çağrı: “Her Arnavut’a Pasaport ve Vatandaşlık Verilmeli!”
Arnavutluk siyasetinin ve hukuk dünyasının tanınan isimlerinden, eski yargıç ve Kırmızı Siyah İttifak (Aleanca Kuq e Zi) hareketinin kurucusu Kreshnik Spahiu, kaleme aldığı sarsıcı yazısıyla dünya genelindeki ve özellikle Türkiye’deki geniş Arnavut diasporasını yakından ilgilendiren tarihi bir çıkışa imza attı. Tiran Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan, uzun yıllar hakimlik ve Yüksek Adalet Kurulu (KLD) Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Spahiu, aktif siyasetin ardından bugün vizyoner analizleriyle kamuoyuna yön vermeye devam ediyor. Spahiu, son yazısında Arnavutluk devletinin kendi soydaşlarına karşı izlediği vatandaşlık politikasını sert bir dille eleştirerek ezber bozan taleplerini sıraladı.

“Jus Sanguinis” (Kan Bağı) İlkesi Koşulsuz Uygulanmalı
Spahiu, uluslararası hukukta temel kabul edilen ve soy esasına dayanan “Jus Sanguinis” (Kan Hakkı) ilkesine dikkat çekiyor. Almanya, İtalya, Yunanistan, Sırbistan, Hırvatistan ve Türkiye gibi ülkelerin, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın kendi soyundan gelen bireylere doğrudan vatandaşlık ve pasaport hakkı tanıdığını hatırlatan yazar; Arnavutluk’un kendi evlatlarına bu hakkı teslim etmemesini büyük bir adaletsizlik olarak nitelendiriyor.
Başka Ülkeler Dağıtırken Arnavutluk’un Kendi Soydaşına Kapıyı Kapatması
Yazıda öne çıkan en çarpıcı detaylardan biri de bölgesel pasaport politikaları. Spahiu, Bulgaristan’ın Arnavutluk sınırları içindeki (örneğin Golloborda bölgesi) topluluklara “1000 yıl önceki atalarınız Bulgar’dı” diyerek binlerce pasaport dağıttığına işaret ediyor. Başka devletlerin Balkanlar’da bu denli cömert davranırken, Arnavutluk’un öz diasporasına ve soydaşlarına kendi adını ve pasaportunu çok görmesini kabul edilemez bir tezat olarak tanımlıyor.
Tiran’daki Siyasilerin “Oy ve Kontrol” Korkusu
2011 yılında dönemin ana aktörleri Sali Berisha ve Edi Rama’ya “Her Arnavut’a Pasaport” kanun tasarısını bizzat sunduğunu açıklayan Spahiu, sürecin neden tıkandığını da ifşa ediyor. Yazarın iddiasına göre Tiran’daki siyasi iktidarlar, yurt dışında yaşayan yaklaşık 20 milyonluk devasa diaspora seçmeninin sandığa yansımasından ve kendi siyasi alanlarının kontrolden çıkmasından korkuyor. Parti çıkarlarının, ulusal ve milli çıkarların önüne koyulduğunu vurguluyor.
3 Milyonluk Küçük Ülkeden 20 Milyonluk Bölgesel Güce
Spahiu’ya göre bu talep sadece duygusal bir bağ değil, aynı zamanda jeopolitik bir zorunluluk:
- Mevcut Durum: Nüfusu 3 milyona gerilemiş bir Arnavutluk’un bölgesel, diplomatik veya ekonomik bir ağırlığı olamaz.
- Hedeflenen Vizyon: Yurt dışındaki tüm soydaşların (Türkiye, İtalya, ABD ve Balkanlar’daki Arnavutların) vatandaşlığa alınmasıyla 20 milyon vatandaşlık gücüne ulaşan bir Arnavutluk, Balkanlar’da tüm dengeleri değiştirecek baskın bir aktör haline gelecektir.
Siyasi Şovlara Eleştiri: “Yabancıya Var, Öz Evlada Yok”
Yazının finalinde New York Belediye Başkanı Eric Adams’a jest olarak Arnavutluk vatandaşlığı verilmesini sert bir dille eleştiren Spahiu, New York’ta yaşayan 100 bin Arnavut kökenlinin dahi bu haktan mahrum bırakıldığına değiniyor. Pasaportun hükümetlerin anlık tercihlerine göre dağıtılacak bir hediye olmadığını, kökeni Arnavut olan her bireyin anayasal ve doğal hakkı olduğunu belirterek Tiran’ı ciddi ve kapsayıcı bir devlet politikası izlemeye davet ediyor.
arnavuthaber























































