
SONER ÖZBİLEN KİMDİR?
Kosova’dan Boğazlıyan’a uzanan bir hayat ve Türk Halk Müziğine adanmış 60 yıla yaklaşan sanat yolculuğu
Türk Halk Müziğinin önemli seslerinden Soner Özbilen, yalnızca TRT İstanbul Radyosu’ndaki uzun sanat hayatıyla değil; ailesinin Kosova’dan Türkiye’ye uzanan göç hikâyesi, Boğazlıyan’da şekillenen çocukluğu, Anadolu ve Rumeli türkülerine olan ilgisi, derlemeciliği ve Türkiye’yi yurt dışında temsil ettiği çalışmalarla da dikkat çekiyor.
1947 yılında Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde dünyaya gelen Soner Özbilen, Kosova’dan Türkiye’ye göç eden Arnavut kökenli bir ailenin çocuğudur. Ailesi 1927 yılında Kosova’dan Türkiye’ye göç etmiş, Özbilen ise yaklaşık 20 yıl sonra Boğazlıyan’da dünyaya gelmiştir.
Kendi anlatımıyla çocukluğu, Boğazlıyan’daki “muhacir mahallesi” olarak ifade ettiği çevrede geçti. Böylece bir tarafta ailesinden gelen Balkan hafızası, diğer tarafta ise Yozgat ve Orta Anadolu kültürüyle yetişti.
Bu iki kültürel damarın ilerleyen yıllarda sanat hayatında önemli bir yer tuttuğu görülüyor.
KOSOVA’DAN BOĞAZLIYAN’A
Soner Özbilen’in hayatındaki önemli başlangıç noktalarından biri ailesinin göç hikâyesidir.
Özbilen, bir röportajında ailesinin 1927 yılında Kosova’dan Türkiye’ye göç ettiğini ve kendisinin bundan yaklaşık 20 yıl sonra Boğazlıyan’da doğduğunu anlatıyor.
Çocukluk yıllarını Boğazlıyan’da geçiren Özbilen, burada yalnızca ailesinin Balkan kültürüyle değil, Orta Anadolu’nun güçlü türkü geleneğiyle de büyüdü.
Kendisinin ifadesiyle kulağı, çocukluğundan itibaren Boğazlıyan’da söylenen türkülerle doldu.
Bu nedenle Soner Özbilen’in müzikal kimliğinde hem Balkan/Rumeli hafızasının hem de Orta Anadolu türkülerinin izlerini görmek mümkün.
MÜZİĞE ÇOCUKLUK YILLARINDA BAŞLADI
Özbilen’in müzikle tanışması profesyonel sahnelerden çok önce, çocukluk ve öğrencilik yıllarında başladı.

Kendisinin anlattığına göre Kayseri’de öğrenim gören amcasının oğlunun tatil dönemlerinde eve geldiğinde radyodan öğrendiği türküleri söylemesi, onun müzikle ilk temaslarından biri oldu.
O dönem evlerinde radyo bulunmadığını anlatan Özbilen, duyduğu türküleri kulaktan öğrenerek söylemeye başladı.
Daha sonra ortaokul korosuna katıldı.
İstanbul’a taşınmasının ardından ise Pendik Lisesi’nde halk müziği korosunda yer aldı.
Bu yıllarda Türk Halk Müziğinin yanı sıra Türk Sanat Müziği eserleri de söyleyen Özbilen, zaman içerisinde halk müziğine daha fazla yöneldi.
Kendisinin aktardığına göre o dönem Nezahat Bayram, Muzaffer Akgün, Ahmet Sezgin ve Selahattin Erorhan gibi sanatçıları dinliyor ve özellikle Ahmet Sezgin’in yorumundan etkileniyordu.
ŞİŞLİ İKTİSADİ VE TİCARİ İLİMLER AKADEMİSİ
Soner Özbilen, lise eğitimini Pendik Lisesi’nde tamamladı.
Ardından Şişli İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde eğitim gördü.
Biyografik kaynaklarda da Özbilen’in Pendik Lisesi sonrasında İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ne devam ettiği belirtiliyor.
Ancak onun hayatındaki asıl yönü belirleyen alan, öğrencilik yıllarından itibaren giderek profesyonelleşen müzik çalışmaları oldu.
USTA İSİMLERDEN EĞİTİM ALDI
İstanbul’da müzik çalışmalarını geliştiren Özbilen, bir süre Kadıköy Halk Eğitim Merkezi ve Aksaray Musiki Derneği çalışmalarına katıldı.
Bu dönemde Türk Halk Müziğinin önemli isimlerinden:
- Orhan Dağlı
- Nida Tüfekçi
- Neriman Tüfekçi
- Yücel Paşmakçı
gibi usta isimlerin öğrencisi oldu.
Bu eğitim ve çalışma dönemi, onun daha sonra TRT’deki profesyonel sanat hayatının temelini oluşturdu.
1966: TRT’DE SANAT HAYATININ BAŞLANGICI
Soner Özbilen’in sanat hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri 1966 yılı oldu.

TRT tarafından açılan Türk Halk Müziği Ses Sanatçılığı sınavını kazanan Özbilen, TRT İstanbul Radyosu’nda stajyer sanatçı olarak göreve başladı.
Üç yıl süren stajyerlik döneminde dönemin önemli isimleriyle çalışma fırsatı buldu.
Bu süreçte:
Nida Tüfekçi, Neriman Tüfekçi, Halil Bedii Yönetken ve Ahmet Kutsi Tecer
gibi Türk Halk Müziğinin önemli isimlerinden yararlandı.
1969 yılında stajyerlik dönemi sona erdi ve Özbilen, TRT İstanbul Radyosu Türk Halk Müziği Ses Sanatçısı kadrosuna asaleten atandı.
Böylece TRT İstanbul Radyosu’nda onlarca yıl sürecek sanat yolculuğu başladı.
USTA HALK SANATÇILARININ İZİNDE
Soner Özbilen’in sanat anlayışının şekillenmesinde Anadolu’nun büyük halk müziği ustalarının önemli bir yeri bulunuyor.
Özbilen;
Nida Tüfekçi, Ahmet Gazi Ayhan, Hacı Taşan, Refik Başaran, Çekiç Ali ve Muharrem Ertaş
gibi ustaların tavır ve üslupları üzerinde çalışarak kendi yorumunu geliştirdi.
Bu çalışmalar, onun özellikle Orta Anadolu türkülerindeki yorumculuğunun gelişmesine katkı sağladı.
Ancak sanat hayatı ilerledikçe repertuvarı yalnızca Orta Anadolu ile sınırlı kalmadı.
RUMELİ TÜRKÜLERİNE YÖNELİŞ
Soner Özbilen’in sanat hayatındaki en dikkat çekici yönlerden biri, ilerleyen yıllarda Rumeli türkülerine yoğunlaşması oldu.
Ailesinin Kosova’dan Türkiye’ye göç etmiş olması, Rumeli coğrafyasına olan ilgisinin kişisel bir anlam da taşımasına neden oldu.

Özbilen, kendi anlatımında özellikle Kosova ve Rumeli türkülerine olan ilgisini ve bu coğrafyanın kendisi açısından taşıdığı anlamı açıkça ifade ediyor.
1978 yılında Ohri’de gerçekleştirilen Balkan Ülkeleri Müzik Festivali’ne katılan Özbilen, burada Kosova ve Rumeli müziğiyle ilgili çalışmalarını daha da geliştirdi.
Kendi kaleme aldığı bir anısında, Ohri’de ilk kez ailesinin geldiği topraklara yakın bir coğrafyada bulunmanın kendisi için özel bir anlam taşıdığını anlatıyor.
Daha sonraki yıllarda Kosova’da çeşitli konserler veren Özbilen, Rumeli türkülerinin derlenmesi ve TRT repertuvarına kazandırılması konusunda da çalışmalar yürüttü.
KOSOVA İLE KURDUĞU KÜLTÜREL BAĞ
Soner Özbilen’in Kosova ile ilişkisi yalnızca ailesinin göç hikâyesiyle sınırlı kalmadı.
Sanat hayatı boyunca Kosova’ya giderek konserler verdi ve bölgedeki müzik insanlarıyla çalışmalar yaptı.
Kendisinin aktardığı bilgilere göre 1981 yılında Kosova’da farklı şehirlerde toplam 14 konser verdi.
Prizren’de kaldığı dönemde Doğru Yol Derneği çevresindeki sanatçılarla bir araya gelerek Rumeli türküleri üzerine çalışmalar yaptı.
Özbilen’in Kosova’daki sanatçılarla kurduğu ilişkiler, zamanla TRT repertuvarına yeni eserlerin kazandırılmasına da katkı sağladı.
Bu çalışmalar, onun sanat hayatındaki Kosova-Rumeli bağlantısının ne kadar güçlü olduğunu ortaya koyuyor.
TÜRKÜ DERLEMECİSİ OLARAK SONER ÖZBİLEN
Soner Özbilen yalnızca türküleri yorumlayan bir ses sanatçısı değil.
Aynı zamanda türkü derleyen ve eserleri notaya alan önemli isimlerden biri.
Kendi anlatımına göre farklı yörelerden 100’ün üzerinde türkü derlemesi bulunuyor.
Çalışmaları arasında Orta Anadolu, Rumeli, Karadeniz ve Diyarbakır gibi farklı bölgelerin türküleri bulunuyor.
Yozgat yöresine ait bazı eserlerde ise kaynak kişi, derleyici veya notaya alan kişi olarak adı geçiyor.
Bunlar arasında:
- Akşam Arada Kaldı
- Aşağıdan Gelen Üzüm Kağnısı
- Başımda Tülbendim, Ağladım Gülmedim
- Bir Sazım Var Bağlama
- Dar Köprüden Geçerken
- Entarisi Yeşilli
- Kalenin Bedenleri
- Keklik Olsam Çalı Dibi Deşerim
- Samanlık Dolu Saman
gibi eserler bulunuyor.
Özellikle “Samanlık Dolu Saman”, Özbilen’in çocukluğundan beri bildiğini ve ablasının sesinden öğrendiğini anlattığı Boğazlıyan türkülerinden biri olması açısından ayrıca dikkat çekiyor.
RUMELİ VE ÜSKÜP TÜRKÜLERİNE KATKISI
Özbilen’in derlemecilik çalışmalarının önemli bir bölümü Rumeli coğrafyasına uzanıyor.
TRT repertuvarında yer alan “Bulaşık Almış Koyunlarını” adlı eserin kayıtlarında, eserin yöresi Rumeli / Üsküp, kaynak kişisi Recep Nalin, derleyeni ve notaya alanı ise Soner Özbilen olarak gösteriliyor.

Eserin derleme tarihi de 1989 olarak kayıtlı.
Bu örnek, Özbilen’in Rumeli türkülerini yalnızca yorumlamakla kalmadığını; bölgeden eserleri araştırıp derleyerek TRT repertuvarına kazandırdığını gösteren önemli belgelerden biri.
TRT İSTANBUL RADYOSU KORO ŞEFLİĞİ
Özbilen’in TRT kariyeri yalnızca ses sanatçılığıyla sınırlı kalmadı.
Uzun yıllar TRT İstanbul Radyosu Türk Halk Müziği Koro Şefliği görevini de yürüttü.
Böylece TRT çatısı altında hem sanatçı hem de koro şefi olarak görev yaptı.
Kaynaklarda, 25 yılı aşkın süre İstanbul Radyosu Yurttan Sesler Koro Şefliği yaptığı ve TRT’deki toplam 46 yıllık ses sanatçılığı ve koro şefliği görevinin ardından 2012 yılında emekli olduğu belirtiliyor.
TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN FARKLI ÜLKELERİNDE TEMSİL ETTİ
Soner Özbilen’in sanat hayatı Türkiye sınırlarıyla sınırlı kalmadı.
Sanatçı;
Kuzey Makedonya, Kosova, Fransa, İspanya, Almanya, İsviçre, Rusya, Libya ve Finlandiya
başta olmak üzere çeşitli ülkelerde düzenlenen otantik müzik ve folklor festivallerine katıldı.
Ohri, Dijon ve Barselona gibi şehirlerde düzenlenen etkinliklerde Türkiye’yi temsil etti.
Özellikle Balkan coğrafyasındaki etkinlikler, onun aile kökleriyle sanat hayatının kesiştiği önemli duraklar oldu.
BİR GÜNDE YEDİ SAHNEYE ÇIKTI
Soner Özbilen’in sanat hayatının TRT dışındaki dönemlerine ilişkin anlattığı ilginç hatıralardan biri de yoğun konser programları.
Kendisinin anlattığına göre bir dönem aynı gün içerisinde yedi farklı yerde sahne aldı.
Gölcük’te başlayan konser programı Hereke, Gebze, Üsküdar, Bağlarbaşı ve Güngören’e kadar uzandı.
O dönem özel aracının bulunmadığını ve konserler arasında ulaşımı farklı yollarla sağladığını anlatan Özbilen, sabah saatlerinde son konserini tamamladıktan sonra trenle Pendik’e döndüğünü ifade ediyor.
Bu anı, Türkiye’de halk müziği sanatçılarının geçmişteki yoğun sahne hayatını göstermesi açısından da dikkat çekici.

60 YILA YAKLAŞAN SANAT YOLCULUĞU
1966 yılında TRT sınavını kazanarak başlayan profesyonel sanat hayatı, Soner Özbilen’i Türk Halk Müziğinin uzun soluklu isimlerinden biri hâline getirdi.
Yaklaşık yarım asrı aşan sanat hayatında:
TRT sanatçılığı,
koro şefliği,
derlemecilik,
notaya alma çalışmaları,
konserler,
Rumeli araştırmaları
ve uluslararası festivaller
bir arada yer aldı.
2012 yılında TRT’den emekli olmasına rağmen müzik çalışmalarını tamamen bırakmadı; Türk Halk Müziği icra ve derleme çalışmalarını sürdürmeye devam etti.
SONER ÖZBİLEN’İN HİKÂYESİ NE ANLATIYOR?
Soner Özbilen’in hayatına yalnızca bir TRT sanatçısının biyografisi olarak bakmak eksik kalır.
Onun hikâyesinde;
Kosova’dan Türkiye’ye göç eden bir aile,
Boğazlıyan’da geçen bir çocukluk,
Orta Anadolu’nun türküleri,
İstanbul’da başlayan profesyonel müzik hayatı,
TRT’nin köklü müzik geleneği,
Rumeli’nin unutulmaya yüz tutmuş ezgileri
ve Balkanlar ile Türkiye arasındaki kültürel bağlar
aynı çizgide buluşuyor.
Bu yönüyle Soner Özbilen, Anadolu ile Rumeli arasında müzik üzerinden kültürel bir köprü kuran sanatçılardan biri olarak öne çıkıyor.
ARNAVUT HABER’DEN SONER ÖZBİLEN’E
Kosova’dan Türkiye’ye göç eden Arnavut kökenli bir ailenin çocuğu olarak Boğazlıyan’da dünyaya gelen Soner Özbilen, hayatı boyunca hem Anadolu’nun hem de Rumeli’nin türkülerini yaşattı.
Çocukluğunda Boğazlıyan’da duyduğu türkülerden başlayarak TRT İstanbul Radyosu’na, oradan Kosova’ya, Üsküp’e ve dünyanın farklı ülkelerindeki festivallere uzanan uzun bir sanat yolculuğu gerçekleştirdi.
Bugün onun hayat hikâyesine bakıldığında, göçle birlikte taşınan kültürel hafızanın müzik yoluyla nasıl yaşatılabildiğinin güçlü bir örneği görülüyor.
Arnavut Haber olarak; Türk Halk Müziğine, Anadolu ve Rumeli kültürüne yıllarını veren TRT sanatçısı Soner Özbilen’i saygıyla selamlıyoruz.
SONER ÖZBİLEN | KISA BİYOGRAFİ
Doğum: 1947 — Boğazlıyan, Yozgat
Aile kökeni: Kosova’dan Türkiye’ye göç eden Arnavut kökenli aile
Lise: Pendik Lisesi
Yükseköğrenim: Şişli İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi
TRT’ye giriş: 1966
TRT kadrosu: 1969
Görev: Türk Halk Müziği Ses Sanatçısı ve Koro Şefi
Derleme alanları: Orta Anadolu, Rumeli ve Türkiye’nin farklı yöreleri
Uluslararası çalışmalar: Kosova, Kuzey Makedonya, Fransa, İspanya, Almanya, İsviçre, Rusya, Libya, Finlandiya ve diğer ülkeler
arnavuthaber
























































