Avlonyalı Mehmet Ferid Paşa (1851 – 1914)

Avlonyalı Ferid Paşa (1851 – 1914), Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine damgasını vurmuş en dirayetli devlet adamlarından biridir. Hem köklü bir Arnavut soylusu hem de sadık bir Osmanlı bürokratı olan Ferid Paşa, İmparatorluğun en fırtınalı yıllarında sadrazamlık yapmış, milliyetçilik akımlarına karşı Osmanlıcılık idealine son nefesine kadar bağlı kalmıştır.
Arnavut Haber okuyucuları için, bu büyük devlet adamının kökeninden hazin sonuna kadar uzanan onurlu yaşam öyküsünü derledik:

1. Soylu Bir Köken: Avlonya Beyleri

Ferid Paşa, 1851 yılında bugün Arnavutluk sınırları içinde kalan Yanya Vilayeti’ne bağlı Avlonya (Vlorë) şehrinde doğdu. Bölgenin en köklü ve nüfuzlu hanedanlarından biri olan Veliyüddin Paşazade (Vlora) ailesine mensuptu. Bağımsız Arnavutluk’un kurucusu sayılan İsmail Kemal Bey ile amcazade (kuzen) idiler.
Küçük yaşlardan itibaren hem Doğu hem Batı eğitimi aldı. Özel hocalar vasıtasıyla Arapça, Farsça, Fransızca, İtalyanca ve Yunanca öğrendi. Bu çok kültürlü altyapı, onun diplomatik ve idari kariyerinde hızla yükselmesini sağladı.

2. Osmanlı Bürokrasisinde Parlak Bir Kariyer

Devlet hizmetine Yanya’da başlayan Ferid Paşa, kısa sürede İstanbul’un dikkatini çekti. Kariyerindeki en önemli basamaklardan biri, uzun yıllar başarıyla yürüttüğü Konya Valiliği (1898-1902) oldu. Konya’da tarımı canlandırdı, imar faaliyetlerine girişti ve meşhur Hicaz Demiryolu projesine büyük katkılar sağladı.
Bu başarıları, II. Abdülhamid’in gözünden kaçmadı. Sultan, hem dürüstlüğü hem de Arnavut unsurları devlete bağlama arzusu nedeniyle Ferid Paşa’yı 15 Ocak 1903’te Sadrazamlık (Başbakanlık) makamına getirdi. Yaklaşık 5,5 yıl süren sadrazamlığı döneminde:

  • Makedonya Sorunu gibi ağır dış siyasi krizleri yönetti.
  • Yemen İsyanı’nın bastırılmasında ve ıslahatında aktif rol oynadı.
  • II. Abdülhamid’in en güvendiği ve en uzun süre görevde kalan sadrazamlarından biri oldu.
3. Osmanlı Devleti’ne Sadakat: Arnavutluk Başbakanlığını Reddi

Ferid Paşa’yı dönemindeki pek çok milliyetçi validen ayıran en belirgin özellik, sarsılmaz Osmanlıcılık düşüncesiydi. O, Arnavutların geleceğinin ancak ve ancak Osmanlı şemsiyesi altında güvende olabileceğine inanıyordu.
1912 yılında Balkan Harbi patlak verip Osmanlı bölgeden çekilmek zorunda kaldığında, kuzeni İsmail Kemal Bey, Avlonya’da Arnavutluk’un bağımsızlığını ilan etti. Yeni kurulan Arnavut devletinin başına, hem soylu kökeni hem de devlet tecrübesi nedeniyle Ferid Paşa’ya Başbakanlık (Hükümet Başkanlığı) teklif edildi.

Ferid Paşa, ömrünü adadığı Osmanlı Devleti’ne olan sadakatine gölge düşürmemek adına bu cazip teklifi kesin bir dille reddetti. O, İmparatorluk çökerken kendi etnik kökeninden bir devlet yaratma fırsatçılığına girişmeyecek kadar büyük bir devlet adamı ahlakına sahipti.

4. İttihatçılarla Fikir Ayrılığı ve Sürgün Günleri

1908 yılında II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte İttihat ve Terakki Cemiyeti yönetimde söz sahibi oldu. İttihatçılar, II. Abdülhamid’in “eski rejiminin” (İstibdat dönemi) en önemli simgelerinden biri olarak gördükleri Ferid Paşa’yı hedef aldılar.
Her ne kadar Meşrutiyet sonrası kısa bir süre Dahiliye Nazırlığı (İçişleri Bakanlığı) ve Ayan Meclisi Reisliği yapmış olsa da, İttihatçıların baskıcı ve Türkçü politikalarıyla uyuşamadı. II. Abdülhamid’in sadık bir veziri olması nedeniyle üzerinde kurulan siyasi baskılar ve can güvenliği endişesi, onu çok sevdiği İstanbul’u ve ülkeyi terk etmek zorunda bıraktı.

5. Eserleri ve Kültürel Mirası

Ferid Paşa sadece bir asker veya siyasetçi değil, aynı zamanda bir entelektüeldi. Görev yaptığı bölgelerin coğrafi, tarihi ve etnik yapısına dair derin araştırmalar yapmıştı. En bilinen eseri, Konya Valiliği döneminde kaleme aldığı ve bölgenin sosyo-ekonomik yapısını inceleyen Konya Vilayeti Salnamesi ile coğrafi çalışmalarına dayanan raporlarıdır. Ayrıca Arnavut tarihi ve edebiyatına dair yazılmamış pek çok belgenin toplanmasında öncülük etmiştir.

6. Aile Hayatı: Evliliği, Çocukları

Ferid Paşa, sadece devlet idaresindeki ciddiyetiyle değil, köklü hanedan bağlarını pekiştiren aile yaşantısıyla da dikkat çekmiştir.

Evliliği ve Eşi

Ferid Paşa, Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın torunu (Mısır Hanedanı üyesi İlhami Paşa’nın kızı) Refia Hanımsultan ile evlenmiştir. Bu evlilik, Avlonyalılar gibi güçlü bir Arnavut aristokrat ailesini, Osmanlı dünyasının en zengin ve nüfuzlu hanedan kollarından biri olan Kavalalı ailesine bağlamıştır.

Çocukları

Ferid Paşa’nın bu evlilikten, sonraki yıllarda farklı alanlarda tanınacak olan çocukları dünyaya gelmiştir. En bilinen çocukları şunlardır:

  • Celaleddin Paşa (Vlora): Babasının hatıralarını ve dönemin siyasi olaylarını aktaran en önemli isimdir. Osmanlı Devleti’nde mühim bürokratik vazifelerde bulunmuştur. Onun aktardığı anılar, yakın tarihimizin (özellikle Sultan II. Abdülhamid döneminin) aydınlatılmasında kaynak teşkil etmiştir.
  • Nureddin Bey (Vlora): Ferid Paşa’nın devlet kademelerinde ve sosyal hayatta yer alan bir diğer oğludur.
  • İhsan Bey (Vlora): Paris ve İstanbul yüksek cemiyet hayatında tanınan, ailenin aristokrat kimliğini temsil eden oğludur.
  • Hatice Hanım (Vlora): Sultan II. Abdülhamid’in kızı Naime Sultan’ın yakın çevresinde bulunmuş, saray ve hanedan hanımlarıyla güçlü bağları olan kızıdır. Sultan II. Abdülhamid’in bizzat çeyizine ve evliliğine destek vererek, Berlin Sefareti müsteşarı Emin Bey (Tevfik Sami Paşa’nın oğlu) ile evlendirdiği kızı Hatice Hanım’dır.
  • Nimet Hanım (Vlora): Mısır hanedanından Prens Muhammed Ali Hasan ile evlenerek Kavalalı ailesiyle bağları sürdüren kızıdır.
  • Nuri Çolakoğlu (Torunu/Akrabalık Bağı): Türkiye’nin önde gelen gazeteci, televizyoncu ve medya yöneticilerinden Nuri Çolakoğlu da Avlonyalı Ferid Paşa’nın soyundan gelen (torununun oğlu) ve bu köklü aile mirasını taşıyan isimlerden biridir. Kızı Hatice Hanımın, kızının oğludur.

  • Ferid Paşa’nın aile soyu, Celalettin bey ve Hatice Hanım’ın çocukları üzerinden devam etmiştir. Osmanlı’nın yıkılışından sonra Türkiye Cumhuriyeti, Mısır ve Arnavutluk arasında dağılmış; ancak entelektüel birikimlerini, sanat ve diplomasi dünyasındaki ağırlıklarını modern dönemde de sürdürmeyi başarmışlardır.
Avlonyalı Nurettin Bey Kız ve kardeşi Hatice yada Nimet Hanım
7. Onurlu Bir Son: San Remo’da Vefat

Ülkesinden uzakta, Avrupa’da sürgün hayatı yaşayan Ferid Paşa, Osmanlı Devleti’nin içine düştüğü feci durumu ve Balkan topraklarının kaybedilişini büyük bir üzüntüyle izledi.
1914 yılında İtalya’nın San Remo kentinde kalp krizi sonucu vefat etti. Ne Osmanlı’ya küstü ne de Arnavut milliyetçilerine sığındı; hayatı boyunca koruduğu “Vezir” onuruyla hayata gözlerini yumdu. Cenazesi daha sonra memleketi Avlonya’ya getirilerek aile kabristanına defnedildi.


Avlonyalı Ferid Paşa, hem Arnavut milletinin yetiştirdiği en parlak dehalardan biri hem de Osmanlı İmparatorluğu’nun “birlikte yaşama” idealinin son büyük muhafızlarından biri olarak tarihteki yerini almıştır.

arnavuthaber

Admin

www.arnavuthaber.com Türkiye Arnavutlarına Yönelik Bağımsız İmece İnternet Yayınıdır

İlgili Haberler

Kuzey Makedonya’da Türkiye’den Gelen Turistlere Yönelik Eleştiriler

Uzmanlara göre hem ziyaretçilerin, hem yerel esnafın saygılı yaklaşması gerekir.

Devamını Oku

Atatürk Dönemi Türkiye Arnavutluk İlişkileri – Halil Özcan

İki Dost Ulusun Köklü Geçmişine Işık Tutan Bir Eser

Devamını Oku