Sırp Ordusundaki Vicdan: Dimitrije Tucović’in Kaleminden Arnavut Katliamı

Sırp Ordusundaki Vicdan: Dimitrije Tucović’in Kaleminden Arnavut Katliamı

Balkan Tarihi, şovenist hırsların ve milliyetçi körlüğün gölgesinde yazılmış pek çok trajediyle doludur. Ancak bu karanlığın ortasında, mensubu olduğu devletin işlediği insanlık suçlarını haykırmaktan çekinmeyen, gerçeği canı pahasına savunan yalnız ve cesur sesler de yükselmiştir. İşte bu seslerin en gür, en sarsıcı olanı; Sırp Sosyal Demokrat lider ve aydın Dimitrije Tucović’tir (Dimitriye Tuçoviç).
1912 yılındaki I. Balkan Harbi sırasında Sırp ordusunda yedek subay olarak görev yapan ve Kosova ile Kuzey Arnavutluk cephelerine gönderilen Tucović, bir fatih değil, bir “vicdan tanığı” oldu. Sırp militarizminin sivil Arnavut halkına yönelik uyguladığı sistematik şiddeti, katliamları ve tehcirleri bizzat gözleriyle gördü. Gördüklerini örtbas etmek yerine, tarihe silinmeyecek bir utanç vesikası ve Arnavut halkının hakkını savunan bir adalet çığlığı bıraktı.

“Radničke Novine” ile Sansüre Karşı Gerçeğin Sesi

Sırp ordusunun katlettiği Arnavut köylüler

Tucović, cephede şahit olduğu vahşeti günü gününe not etti ve Sırbistan’da çıkan *Radničke Novine* (İşçi Gazetesi) gazetesine mektuplar halinde gönderdi. Sırp askeri sansürünün tüm baskılarına rağmen bu mektuplar yayımlandı.

Sırp burjuvazisinin ve ordusunun “uygarlık götürme” bahanesinin arkasına sığınarak köyleri nasıl ateşe verdiğini, silahsız sivilleri, kadınları ve çocukları nasıl katlettiğini Belgrad’ın göbeğinde deşifre etti. Onun bu yazıları, o dönem Balkanlar’da nelerin gizlenmek istendiğini dünyaya gösteren ilk yerel ve en dürüst itiraflardı.

Bir Tarihi İtiraf: “Sırbistan ve Arnavutluk”

Cephe dönüşü, 1914 yılının başlarında kaleme aldığı ve başyapıtı sayılan “Srbija i Arbanija” (Sırbistan ve Arnavutluk) eseri, Sırp şovenizminin maskesini tamamen düşüren bir manifesto niteliğindedir. Tucović, bu kitabında Arnavut toplumunun egemenlik hakkını savunmuş, burjuva devletlerin sömürgeci emellerine karşı halkların kardeşliğini bayraklaştırmıştır.
Kitapta yer alan ve bugün bile okuyanın kanını donduran şu ifadeler, Arnavut halkının maruz kaldığı soykırıma varan katliamların en net kanıtıdır:

> “Biz (Sırplar) bütün bir ulusu kasten ve canice yok etmeye giriştik. Bu suçüstü esnasında yakalandık ve engellendik. Şimdi bunun cezasını çekmek zorundayız… Balkan Savaşları’nda Sırbistan sadece topraklarını iki katına çıkarmadı, dış düşmanlarını da iki katına çıkardı.”
>

Tucović, Arnavutları “barbar ve medeniyetsiz” olarak göstermeye çalışan dönemin ırkçı propagandasına şiddetle karşı çıkmış; asıl barbarlığın, kendi toprağını savunan bir halkın üzerine çöken Sırp militarizmi olduğunu ilan etmiştir. Arnavutların kendi kaderini tayin etme hakkını ve bağımsızlığını, Balkanlar’da kalıcı bir barışın yegane anahtarı olarak görmüştür.

Sırp ordusunun öldürdüğü sivil Arnavutlar

Hakikatin Bedeli ve Ölümsüz Miras

Kendi devletinin yayılmacı ve kanlı siyasetini bu kadar sert eleştiren Tucović, I. Dünya Savaşı patlak verdiğinde yine bir asker olarak cepheye gitmiş ve Kasım 1914’te, henüz 33 yaşındayken hayatını kaybetmiştir.

Dimitrije Tucović, kısa ömrüne sığdırdığı bu onurlu duruşla, sadece Sırp solunun değil, Balkan tarihinin en haysiyetli aydınlarından biri olarak adını tarihe yazdırmıştır. Bugün onun bıraktığı miras; adaletin, hakikatin ve Arnavut halkının maruz kaldığı tarihi haksızlıkların silinmez birer belgesidir. Kendi ulusunun suçlarıyla yüzleşebilen bu cesur adam, katledilen binlerce mazlum Arnavut’un çığlığını bugüne taşıyan tarihi bir köprüdür.


#arnavuthaber #vicdan #soykırım #DimitrijeTucović #DimitriyeTuçoviç

Admin

www.arnavuthaber.com Türkiye Arnavutlarına Yönelik Bağımsız İmece İnternet Yayınıdır

İlgili Haberler

Bulgaristan Otoyol Vinyet Ücretlerine Zam:

1 Temmuz İtibarıyla Yeni Tarifeler Geçerli Olacak

Devamını Oku

37 YIL ÖNCE VAHŞET BU FOTOĞRAFLA BAŞLADI

Miloşeviç 90’lı yıllardaki tüm bu acıların baş sorumlusu olarak tescillendi.

Devamını Oku