
Shemsettin Sami (Frasheri)
Doğumu: 1 Haziran 1850
Ölümü: 1 Temmuz 1904
Şemseddin Sami Fraşeri, Arnavut asıllı Osmanlı yazarı, ansiklopedist ve sözlükçüdür. Yaşadığı dönemde Türk dili ve grameri üzerine yaptığı önemli çalışmalarla tanınır. Aynı zamanda Arnavut dili ve kültürü için de önemli hizmetlerde bulunmuştur.

Hayatı
Şemsettin Sami, 1 Haziran 1850’de bugünkü Arnavutluk sınırlarında bulunan Fraşer köyünde doğdu. İlk eğitimini köyündeki bir Bektaşi tekkesinde aldı. Daha sonra Yanya’daki (Ioannina) Zosimea Lisesi’nde eğitimine devam etti. Burada Fransızca, İtalyanca ve Yunanca öğrendi.
1872 yılında İstanbul’a yerleşti ve çeşitli gazetelerde yazılar yazmaya başladı. Aynı zamanda sözlük ve ansiklopedi çalışmalarına da başladı. 1882 yılında ilk Türkçe ansiklopedi olan “Kamus-ı Fransevî”yi yayımladı. Bunu 1889’da “Kamus-ı Türkî” ve 1898’de “Kamus-ı Arabî” izledi.
Şemsettin Sami, sadece dil alanında değil, edebiyat alanında da önemli eserler verdi. 1872 yılında ilk Türkçe romanlardan biri olan “Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat”ı yayımladı. Ayrıca tiyatro oyunları ve çeviriler de yaptı.
Eserleri
Şemsettin Sami’nin en önemli eserleri şunlardır:
- Kamus-ı Türkî: Türk dilinin en önemli sözlüklerinden biridir.
- Kamus-ı Fransevî: Türkçe-Fransızca bir sözlüktür.
- Kamus-ı Arabî: Türkçe-Arapça bir sözlüktür.
- Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat: İlk Türkçe romanlardan biridir.
- Besa yahut Ahde Vefa: Bir tiyatro oyunudur.
Katkıları
Şemsettin Sami, Türk dilinin gelişmesine büyük katkılar sağlamıştır. Sözlük çalışmalarıyla Türk dilinin zenginleşmesine ve standartlaşmasına yardımcı olmuştur. Aynı zamanda edebiyat alanındaki eserleriyle de Türk edebiyatının gelişmesine katkıda bulunmuştur.
Ölümü - 1 Temmuz 1904’te Erenköy’deki evinde hayatını kaybetti.
- Erenköy’deki Sahrayıcedid Mezarlığı’nda birinci eşinin yanına gömülmüştür. 1968 yılında ailesinin isteği üzerine kemikleri Feriköy Mezarlığı’na 23. adadaki aile kabristanına oğlu Galatasaray Spor Kulübü kurucusu Ali Sami Yen’in yanına nakledildi.

Şemseddin Sami, modern Türk milliyetçiliğinin ilk ve bazı yönleriyle en ilginç biçimi olan Osmanlıcılığın en önemli temsilcilerinden biridir. Aslen Arnavut olduğu ve Arnavut sorunlarıyla yakından ilgilendiği halde, Osmanlı devletinin modernleşerek güçlenmesini savunmuş, bunun için imparatorluğun ortak dili olan Türkçenin önemini vurgulamıştır. Türkçeyi incelemek, modernize etmek, geliştirmek ve öğretmek alanlarında, yalnız kendi çağında değil, tüm dönemlerde, Şemseddin Sami kadar emek vermiş kimse azdır.
Fakat bunun yanından Modern Arnavut milliyetçiliğinin (Rilindja Kombëtare) manifestosu sayılan Arnavutluk Ne idi, Nedir, Ne Olacak başlıklı kitapçığı yazmıştır. Şemseddin Sami Fraşeri bu yönüylede Arnavut ulusal geleneğin öncülerinden biridir. Bu esere dayanarak Sami Fraşerî, kardeşleri Naim ve Abdül ile birlikte, Arnavut ulusal düşüncesinin babası sayılır.

Şemsettin Sami batı karşısında gerilemiş ve çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğu’nu ayağa kaldırmak için Türk dili üzerine çalışmalar üretirken, diğer tarafta Arnavut ulusunun geleceği içinde emek vermiştir.
Sonuç
Şemsettin Sami, Arnavut ve Türk dili kültürü için önemli bir şahsiyettir. Yaptığı çalışmalarla günümüzde de saygı ve takdirle anılmaktadır.

Büyük Bir Aydınlanma Köprüsü: Şemsettin Sami Fraşeri’yi Doğum Yıldönümünde Saygı ve Minnetle Anıyoruz 🇹🇷🇦🇱
Bugün, Doğu ile Batı arasında, Türk ve Arnavut kültürleri arasında sarsılmaz bir entelektüel köprü kuran; her iki milletin de modernleşme ve aydınlanma tarihinde silinmez izler bırakan büyük dahi Şemsettin Sami Fraşeri’nin (Sami Frashëri) doğum yıldönümü.
Türk ve Arnavut kamuoyunda, ortak tarihimizin bu en parlak dehasını saygıyla anıyor; onun hem bir Arnavut vatanseveri hem de Osmanlı-Türk edebiyatının devrimci bir öncüsü olarak taşıdığı eşsiz değeri bir kez daha ilan ediyoruz.
🔷 İki Milletin Ortak Gururu: Fraşer’den İstanbul’a Uzanan Bir Ömür
1850 yılında Arnavutluk’un Fraşer köyünde doğan Sami, ilk eğitimini Yanya’da dönemin en seçkin okullarından biri olan Zosimea Jimnazyumu’nda aldı. Burada antik Yunanca, Latince, Fransızca ve İtalyanca öğrenirken; özel hocalardan da Türkçe, Arapça ve Farsça dersleri aldı. Bu çok kültürlü ve çok dilli temel, onun ileride üreteceği devasa külliyatın da habercisiydi.
İstanbul’a gelişinden itibaren kalemiyle yaşayan bir fikir işçisine dönüşen Şemsettin Sami, ömrünü her iki milletin de dil, kimlik ve kültür mücadelesine adadı. 1904 yılında İstanbul’da hayata gözlerini yumduğunda, arkasında iki farklı milletin uyanış destanını bırakmıştı.
🔷 Türk Kültür ve Edebiyatındaki Öncü Rolü
Şemsettin Sami, modern Türk kültürünün kurucu babalarından biridir. O, sadece bir yazar değil; Türk dilinin sınırlarını çizen ve ona kimliğini kazandıran bir mimardır.
İlk Yerli Türk Romanı: İlk yerli Türk romanı kabul edilen Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (1872), Türk edebiyatında roman türünün gelişiminde öncü eserlerden biri olmuştur.
Dilin Sözlüğü: Türkçenin en köklü ve modern anlamdaki ilk büyük sözlüğü olan Kamus-ı Türkî’yi hazırlayarak, dilin sadeleşmesi ve öz kimliğine kavuşması yolunda devrim yapmıştır.
Ansiklopedik Deha: 6 ciltlik dev eseri Kamusü’l-Alâm, coğrafya ve tarih alanında dönemin en kapsamlı ansiklopedisidir.
Türk Dilinin Tarihî Kaynakları: Türk dilinin tarihî kaynaklarına büyük ilgi göstermiş, Orhun Yazıtları ve Kutadgu Bilig gibi eserlerin Türk tarihindeki ve dilindeki önemine dikkat çekmiştir.
🔷 Arnavut Millî Uyanışının (Rilindja) Meşalesi
Türk edebiyatı için “Şemsettin Sami” ne kadar büyük bir kurucu figürse, Arnavut milleti için de “Sami Frashëri” o kadar hayati bir millî kahramandır. Arnavut millî düşüncesinin ve Rilindja hareketinin en önemli ideologlarından biridir.
Arnavut Alfabesi: Abdyl ve Naim Frashëri gibi kardeşleriyle birlikte, 1879 yılında oluşturulan İstanbul Alfabesi’nin başlıca hazırlayıcılarından biri olmuş; bu çalışma daha sonra standart Arnavut alfabesinin oluşumuna önemli katkı sağlamıştır.
Millî Manifesto: 1899’da Bükreş’te isimsiz olarak yayımlanan “Shqipëria ç’ka qenë, ç’është e ç’do të bëhet?” (Arnavutluk Ne İdi, Nedir ve Ne Olacak?) başlıklı eseri, Arnavut millî bilincinin, bağımsızlık arzusunun ve modern devlet vizyonunun manifestosu haline gelmiştir.
Eğitim ve Dil Çalışmaları: Arnavutça dil bilgisi kitapları yazarak, halkın kendi ana dilinde eğitim alması için ömrü boyunca mücadele etmiştir.
Eskimeyen Bir Miras
Şemsettin Sami Fraşeri, milliyetçiliğin milletleri birbirinden kopardığı bir çağda, ironik ve asil bir biçimde iki milleti kültürel olarak birbirine bağlayan ortak bir değerdir. Arnavut halkı onu modern kimliğinin ve bağımsızlık düşüncesinin en önemli mimarlarından biri olarak bağrına basarken; Türk halkı da dilinin, sözlüğünün ve edebiyatının hamisi olarak saygıyla yad etmektedir.
Doğumunun bu yıldönümünde, kalemiyle bir çağ açan, fikirleriyle iki millete birden ışık tutan bu büyük bilgenin aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.
Ruhun şad olsun, büyük usta Sami Frashëri!

Një Urë e Madhe e Ndriçimit: Kujtojmë me Nderim dhe Mirënjohje Sami Frashërin në Përvjetorin e Lindjes së Tij 🇦🇱🇹🇷
Sot, në përvjetorin e lindjes së Sami Frashërit, gjeniut të madh që ndërtoi një urë të palëkundur intelektuale midis Lindjes dhe Perëndimit, si dhe midis kulturave shqiptare dhe turke, kujtojmë me respekt një figurë që la gjurmë të pashlyeshme në historinë e modernizimit dhe ndriçimit të të dy kombeve.
Opinioni publik shqiptar dhe turk e kujton me nderim këtë mendje të ndritur të historisë sonë të përbashkët, duke riafirmuar edhe një herë vlerën e tij të jashtëzakonshme si patriot shqiptar dhe si një nga pionierët revolucionarë të letërsisë osmane-turke.
🔷 Krenaria e Dy Kombeve: Një Jetë që Shtrihet nga Frashëri në Stamboll
I lindur në vitin 1850 në fshatin Frashër të Shqipërisë, Samiu mori arsimin e tij të parë në gjimnazin e njohur Zosimea në Janinë, një nga institucionet më prestigjioze të kohës. Aty ai mësoi greqishten e vjetër, latinishten, frëngjishten dhe italishten, ndërsa nga mësues privatë studioi turqishten, arabishten dhe persishten. Ky formim shumëgjuhësh dhe shumëkulturor ishte paralajmërimi i veprës së madhe që do të krijonte më vonë.
Pas mbërritjes në Stamboll, Sami Frashëri u shndërrua në një punëtor të palodhur të mendimit dhe të penës. Ai ia kushtoi jetën e tij luftës për gjuhën, identitetin dhe kulturën e të dy popujve. Kur u nda nga jeta në Stamboll në vitin 1904, ai la pas një trashëgimi që do të frymëzonte zgjimin kombëtar të dy kombeve.
🔷 Roli Pionier në Kulturën dhe Letërsinë Turke
Sami Frashëri konsiderohet një nga etërit themelues të kulturës moderne turke. Ai nuk ishte vetëm shkrimtar, por edhe një arkitekt i gjuhës turke moderne.
Romani i parë vendas turk: Vepra e tij Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (1872), e konsideruar si romani i parë vendas turk, zë një vend pionier në zhvillimin e romanit në letërsinë turke.
Fjalori i gjuhës: Duke hartuar Kamus-ı Türkî, fjalorin e parë të madh modern të gjuhës turke, ai luajti një rol revolucionar në thjeshtimin dhe konsolidimin e identitetit të saj gjuhësor.
Gjeni enciklopedik: Vepra monumentale me gjashtë vëllime Kamusü’l-Alâm konsiderohet një nga enciklopeditë më të rëndësishme të kohës në fushën e historisë dhe gjeografisë.
Burimet historike të gjuhës turke: Sami Frashëri tregoi interes të madh për trashëgiminë historike të gjuhës turke, duke vënë në pah rëndësinë e veprave si Mbishkrimet e Orhonit dhe Kutadgu Bilig për historinë dhe zhvillimin e gjuhës turke.
🔷 Pishtari i Rilindjes Kombëtare Shqiptare
Ashtu siç është “Şemsettin Sami” një figurë themeluese për letërsinë turke, “Sami Frashëri” është një hero i domosdoshëm kombëtar për shqiptarët. Ai konsiderohet një nga ideologët më të rëndësishëm të mendimit kombëtar shqiptar dhe të lëvizjes së Rilindjes Kombëtare.
Alfabeti shqip: Së bashku me vëllezërit e tij Abdyl dhe Naim Frashëri, ai ishte ndër hartuesit kryesorë të Alfabetit të Stambollit të vitit 1879, një kontribut i rëndësishëm që ndikoi më vonë në formimin e alfabetit standard të shqipes.
Manifesti kombëtar: Vepra e botuar në Bukuresht më 1899, “Shqipëria ç’ka qenë, ç’është e ç’do të bëhet?”, u shndërrua në manifestin e ndërgjegjes kombëtare shqiptare, të aspiratës për pavarësi dhe të vizionit për një shtet modern.
Arsimi dhe gjuha: Përmes hartimit të teksteve gramatikore dhe punës së tij të palodhur, ai luftoi gjatë gjithë jetës për të drejtën e shqiptarëve për t’u arsimuar në gjuhën amtare.
Një Trashëgimi e Pavdekshme
Sami Frashëri është një nga ato figura të rralla që, në një epokë kur nacionalizmat shpesh ndanin popujt, arriti në mënyrë fisnike t’i afrojë ata përmes kulturës dhe dijes. Ndërsa shqiptarët e konsiderojnë një nga arkitektët më të rëndësishëm të identitetit të tyre modern dhe të mendimit për pavarësi, turqit e nderojnë si mbrojtës të gjuhës, fjalorit dhe letërsisë së tyre.
Në këtë përvjetor të lindjes së tij, përulemi me respekt para kujtimit të këtij mendimtari të madh, i cili hapi një epokë të re me penën e tij dhe ndriçoi dy kombe me idetë e tij.
Qoftë i paharruar kujtimi yt, mjeshtër i madh Sami Frashëri!
#ARNAVUTHABER












































