BALKAN TOPLUMUNA MANİFESTO: ARTIK YETER, SÖZ YENİ NESLİNDİR!

BALKAN TOPLUMUNA MANİFESTO: ARTIK YETER, SÖZ YENİ NESLİNDİR!

Milyonlarca Rumeli ve Balkan göçmeninin hakkını, haysiyetini ve geleceğini üç-beş koltuğa meze edenlere;
Tam üç yıl önce, bir genel seçimin ardından bu meydandan haykırmıştık: “Ne zaman istifa edeceksiniz?” diye sormuştuk. Aradan geçen üç koca yılda ne bir istifa gördük ne de bir parça utanç. Aksine, sanki toplumun önünü tıkayan kendileri değilmiş gibi, yeni seçimler için gizli dehlizlerde pazarlıklar yapmaya, masalarda yer kapmaya, kendilerinde keramet görmeye devam ediyorlar.
Bugün, o günkü haklı öfkemizden bir milim bile geri adım atmadan, sivil toplumu kendi şahsi ikballeri için esir alanlara karşı bu manifestoyu ilan ediyoruz.

1. Partizanlara İhtarımızdır: Toplumun Sesi Olun, Partilerin Emir Eri Değil!

Dernekleri, vakıfları ve federasyonları siyasi partilerin arka bahçesi haline getirdiniz. Bir kısmınız A partisinin, diğeriniz B, öbürü C partisinin organik militanı gibi çalışıyorsunuz. Unutmayın ki sivil toplum liderliği, partilerin kapısında lütuf bekleme yeri değildir!
Siz partilere el pençe durdukça, koca bir toplumu “çantada keklik” haline getirdiniz. Sizin o bükük boynunuz yüzünden, milyonlarca Balkan göçmeninin yaşadığı bu metropolde masaya ağırlık koyamıyoruz; temsiliyetsiz, vekilsiz, başkansız kalıyoruz. Siyaset yapmak, belediye meclis üyesi olmak, koltuk kapmak isteyenler o STK koltuklarını derhal terk etsin. Kurumlarımızı partizanlığınızla bölmeyi bırakın; siyasi kimliklerinizi kapıda bırakmıyorsanız, o kapıdan içeri girmeyin!

2. Koltuk Sevdalısı Dinozorlara Uyarımızdır: Siz Ölene Kadar mı Bu Toplum Kaybedecek?

80 yaşına gelmiş, ömrünü o koltukta tüketmiş ama hala gençlerin önünü tıkayan zevat; sizlere sesleniyoruz: Siz ölene kadar mı bu toplum kaybetmeye devam edecek?
O koltukları bıraktığınızda yalnız kalmaktan, unutulmaktan, önemini yitirmekten korktuğunuzu biliyoruz. Kendi varoluşsal kaygılarınız yüzünden koca bir kuşağın vizyonunu, enerjisini ve geleceğini katlediyorsunuz. Oysa olgunluk ve gerçek toplum sevgisi, zamanı geldiğinde çekilmeyi bilmektir. Kenara çekilip bir abi, bir duayen olarak tecrübelerinizle gençlerin yolunu aydınlatmak yerine, kurumsal birer engele dönüştünüz. Bu toplum, sizin şahsi tatmin merkezini ya da yaşlılar kulübünüz değildir. Ya onursal birer rehber olmayı kabul edin ya da bu gençlik sizi tarihin tozlu sayfalarına gömecektir.

3. Balkan Gençliğine ve Yeni Kuşaklara Çağrımızdır: Emaneti Almaya Hazır Olun!

Bu köhne düzen, kendi rızasıyla değişmeyecek. Parti elemanlarının ve koltuk bağımlısı yaşlıların bu toplumu bitme noktasına getirmesine daha fazla sessiz kalamayız. Sırf hemşericilik veya biat kültürüyle yönetilen bu hantal yapıların karşısına; eğitimiyle, vizyonuyla, modern dünyayı okuyan projeleriyle yeni nesil dikilmelidir.
Parti değil, toplumsal fayda gözetilerek kurulacak bağımsız ve birleştirici platformlar artık bir lüks değil, hayatta kalma mücadelesidir. Kültürümüzün asaletini, ağırlığını ve haysiyetini yeniden kazanmak için ayağa kalkın.

Son Sözümüzdür:
Toplumun önünden çekilin. Koltuklarınızı derhal terk edin. Yeni kuşakların önünü açın. Beceriksizliğinizle, hırslarınızla ve korkularınızla bu asil topluma daha fazla engel olmayın.
Defolun gidin!

arnavuthaber

Admin

www.arnavuthaber.com Türkiye Arnavutlarına Yönelik Bağımsız İmece İnternet Yayınıdır

İlgili Haberler

Kuzey Makedonya’da Türkiye’den Gelen Turistlere Yönelik Eleştiriler

Uzmanlara göre hem ziyaretçilerin, hem yerel esnafın saygılı yaklaşması gerekir.

Devamını Oku

Atatürk Dönemi Türkiye Arnavutluk İlişkileri – Halil Özcan

İki Dost Ulusun Köklü Geçmişine Işık Tutan Bir Eser

Devamını Oku