
Batı Balkan ülkelerinin Avrupa Birliği ile dijital ve ekonomik entegrasyon sürecinde attığı adımlar, Türkiye’deki operatörlerin aksine “vatandaş odaklı” bir vizyonun nasıl olması gerektiğini açıkça gözler önüne seriyor.
Bölge ülkeleri (Arnavutluk, Kosova, Sırbistan, Karadağ, Kuzey Makedonya ve Bosna Hersek), 2021 yılı itibarıyla kendi aralarında dolaşım ücretlerini sıfırlayarak sınırları dijital anlamda kaldırmayı başardılar.
Bu hamle sadece teknik bir düzenleme değil, aynı zamanda bölgesel iş birliğinin ve Avrupa tek pazarına hazırlığın en somut göstergesidir. Kendi pazar paylarını korumak yerine halkın hareket özgürlüğünü ve ekonomik bütünleşmeyi önceleyen bu yaklaşım, modern devlet ve hizmet anlayışının bir gereği olarak tarihe geçmiştir.
Bu entegrasyonun bir sonraki aşaması olan Batı Balkanlar ile AB arasındaki dolaşım ücretlerinin kademeli olarak düşürülmesi süreci, bölgeyi Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası haline getirme kararlılığını simgeliyor. Balkan operatörleri, AB ile imzalanan “Roaming Deklarasyonu” sayesinde fahiş fiyatlar üzerinden kâr etmek yerine, daha geniş bir ekosistemin parçası olmayı ve kullanıcılarına kesintisiz bir Avrupa deneyimi sunmayı tercih etmişlerdir.
Türkiye’deki üç büyük operatörün Avrupa Komisyonu’nun benzer teklifini reddetmesi, bu vizyoner tablonun tam karşısında yer alan, kısa vadeli kazanç odaklı ve statükocu bir yaklaşımı temsil etmektedir. Batı Balkanlar geleceğe entegre olurken, bizim dev operatörlerimizin dijital duvarlar örmeye devam etmesi tam bir stratejik fiyaskodur.

Vatandaşın Cebine Değil, Kendi Kâr Marjına Odaklananlar
Türkiye’nin üç dev GSM operatörü (Turkcell, Türk Telekom ve Vodafone), Avrupa Komisyonu tarafından sunulan “ortak dolaşım” (roaming) teklifini reddederek, milyonlarca kullanıcıyı seyahatlerinde fahiş faturalarla baş başa bırakmayı tercih etti.
Bu karar, teknolojinin sınırları kaldırdığı bir çağda, devasa kâr hırslarının vatandaşın konforundan ve bütçesinden daha öncelikli olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Eleştiri Noktaları:
* Ekonomik Engel: Eğer bu teklif kabul edilseydi, Türkiye’deki bir kullanıcı AB ülkelerine gittiğinde paketini ek ücret ödemeden kullanabilecekti. Operatörler, bu “ücretsiz” geçişin önüne set çekerek, yurt dışı günlük kullanım bedellerinden elde ettikleri rantı korumayı seçmişlerdir.
* Vizyon Eksikliği: Kendilerini “teknoloji ve dijitalleşme öncüsü” olarak tanımlayan bu şirketlerin, Avrupa ile entegrasyonu sağlayan böylesine devrimci bir adımı reddetmesi tam bir ironidir.
* Müşteri Sadakati Mi, Müşteri Esareti Mi?: Abonelerine her fırsatta “ayrıcalıklar” vaat eden firmalar, iş gerçek bir kolaylığa ve tasarrufa geldiğinde masadan kalkmıştır. Bu tutum, “müşteri memnuniyeti” söylemlerinin sadece reklam panolarında kaldığını gösteriyor.
> Özetle: Üç büyük operatör, sınırları kaldırmak yerine, kullanıcılarının cebine yeni sınırlar çizmiştir. Küreselleşen dünyada yerel hesaplar yaparak bu büyük fırsatı elinin tersiyle itenler, günü kurtarsa da kullanıcı nezdindeki güvenini kaybetmiştir.
>
#arnavuthaber #roaming









































