İŞTİP’TE HÜSAMEDDİN PAŞA CAMİİ ÇÜRÜYOR

İŞTİP’TE HÜSAMEDDİN PAŞA CAMİİ ÇÜRÜYOR: ARNAVUT BÖLGESİN’DE OLSAYDI YAYGARA KOPARACAK OLANLAR BUGÜN SESSİZ

Hüsameddin Paşa Camii, Makedonya’nın İştip (Štip) şehrindeki en önemli Osmanlı–İslam eserlerinden biri. İştip Müftülüğü kompleksinin parçası olan bu cami, 17. yüzyıldan bu yana şehrin kimliğini taşıyan tarihi yapılardan biri.

1662 yılında şehre gelen ünlü seyyah Evliya Çelebi, caminin taş bir minareye ve kurşun kaplı bir çatıya sahip olduğunu kayıtlarına geçirmişti. Rivayetlere göre inşasını bizzat Hüsameddin Paşa’nın sağladığı fonlar karşılamıştı. Bugün de paşanın türbesi caminin hemen yanında bulunuyor.

Mimari açıdan bölgenin en nitelikli eserlerinden biri olan cami kare planlı, üzerinde ise yan duvarlara oturan altıgen kasnak ve onu tamamlayan yarım küre kubbe yer almakta. Kısacası, Balkan Osmanlı mimarisinin inceliklerini taşıyan değerli bir yapı.

Ama bugün… Cami çürümeye terk edilmiş durumda.

Kubbesi otlarla kaplanmış, duvarları dökülmüş, kemerleri yıpranmış… Şehrin en eski İslam mabedi, adeta yalnızlığa bırakılmış bir miras gibi duruyor.

Ve işin acı tarafı şu:

Bu cami Arnavut bölgesinde olsaydı…

Türkiye’de ki Rumeliler dört bir yandan aynı cümleleri yükseltecekti:

❗ “Arnavutlar niye restore etmiyor?”
❗ “Miraslarına sahip çıkmıyorlar!”
❗ “Tarihi eserler göz göre göre çürüyor!”

Sosyal medyada kampanyalar, parmak sallamalar, suçlamalar…
Balkan halklarının her fırsatta birbirine yönelttiği o bildik tepkiler.

Peki şimdi?

Cami İştip’te.
Arnavut bölgesinde değil.
Sorumluluk bizzat İştiplilerde ve Rumelilerde.

Ama ortada ne bir ses var…
Ne bir girişim…
Ne bir restorasyon çabası…

Gören duyan yok sanki.
Eleştirmeye gelince mangalda kül bırakmayanlar, konu kendi şehirlerine gelince sessizliğe gömülmüş durumda.

Kuzey Makedonya’da Arnavutların yaşadığı yerlerde tüm ecdat eserleri ayakta ve ibadete açık.

Hüsameddin Paşa Camii, sadece bir yapı değil; Rumelilerin çifte standardının aynasıdır.

Tarihi miras söz konusu olduğunda, sahip çıkmayı yalnızca başkalarından bekleyen bir anlayış Balkanları tüketiyor.
Eser Arnavut bölgesinde olsa suçlayacak olanlar, İştip’te kendi gözlerinin önünde çürüyen camiye bakmıyor bile.

Hüsameddin Paşa Camii bugün yalnız.
Ama yalnız olması kader değil.
Kaderi belirleyecek olan, bu şehre ve bu mirasa sahip olduğunu iddia edenlerin adım atıp atmayacağıdır.

Hüsamettin Paşa Cami

Arnavut Haber Araştırdı Özel Dosya 2

Caminin şimdiki mülkiyet durumu, nasıl geri kazanılır ve restore edilebilir.

Kısa tarihçe (özet)

Caminin kesin yapım tarihi tam olarak bilinmiyor; mimari özellikleri erken Osmanlı dönemi örneklerine işaret ediyor ve ünlü seyyah Evliya Çelebi 1661–62 (1072) tarihli kayıtlarında İştip’teki camiler arasında bu yapıdan söz eder.

Birçok kaynak caminin taş kubbeli bir yapıya ve eskiden minareye sahip olduğunu, zaman içinde hasar gördüğünü ve uzun süredir harap durumda olduğunu bildirir. Güncel fotoğraf ve envanter kayıtlarında minarenin artık mevcut olmadığı; yapı uzun süre kapalı veya başka işlevle (Ort. kilise vb.) kullanılmış olduğu görülüyor.

Bölgesel çalışmalarda ve saha raporlarında Štip ölçeğinde Balkan Savaşları ve 20. yüzyıl boyunca Müslüman nüfusun göçü, savaşlar ve dönemin politik değişimleri sonucunda birçok Osmanlı yapısının tahrip veya işlev değişikliğine uğradığı; Hüsameddin Paşa Camii’nin de bu genel süreçten etkilendiği aktarılmaktadır. (Yerel fotoğraf-arsivleri ve akademik çalışmalarda bu bağlamta değerlendirilir.)

Not: Kaynaklar caminin dönem içinde kiliseye çevrildiğini / kilise olarak kullanıldığını ve uzun süre mülkiyet unsurunun kilisede kaldığına dair kayıtlar içeriyor; fakat “minarenin tam olarak hangi tarihte, kim tarafından yıkıldığı” hususunda kaynaklar farklı veya dolaylı bilgi veriyor — dolayısıyla bu noktada kesin tarihsel iddiayı belirtirken dikkatli olmak gerekir.

Mülkiyetin tekrar kazanılması ve restorasyon için yol haritası (adım adım, uygulanabilir)

Aşağıdaki yol haritası hem hukuki hem teknik hem de diplomatik/adli adımları içerir. Adımlar birbirini tamamlar; bazıları paralel yürütülebilir.

1) Durum tespiti — belgeler ve saha raporu (hazırlandıktan sonra yapılacak ilk iş)

Tapu ve mülkiyet kayıtlarının araştırılması: Štip belediyesi/ilçe tapu sicili, ülke arşivleri ve kilise kayıtları (eğer mülkiyet kiliseye kayıtlı görünüyorsa) incelenmeli. (Bu araştırma, iddianın hukuki temelini oluşturur.)

Tarihsel belge ve fotoğraf taraması: Evliya Çelebi, Michiel Kiel arşivi ve kültür envanteri gibi kaynaklardan tarihsel referanslar, eski fotoğraflar ve vakıf defterleri taranmalı. Bu belgeler mülkiyet ve yapı tarihçesini güçlendirir.

Koruma/hasar raporu (konservasyon ihtiyacı): Bir mimar-restoratör ekibi ile güncel yapısal durum tespiti, malzeme analizi, riskler (çökme, su, bitki vs.) raporu hazırlanmalı.

Çıktı: Tapu-dosya kopyaları, tarihçeyi destekleyen arşiv belgeleri, profesyonel konservasyon raporu.

2) Hukuki değerlendirme ve başvuru stratejisi

Hak sahipliği ve denasyonizasyon (restorasyon/restitution) mevzuatı araştırması: Kuzey Makedonya’da Law on Denationalization / Law on Restitution ve Law on Protection of Cultural Heritage gibi mevzuatlar mülkiyet iddiaları ve kültürel miras koruma süreçlerini düzenler. Bu yasalar çerçevesinde hangi yollara başvurulabileceği netleştirilmeli.

Yerel avukat + hukuk uzmanı: Mülkiyet tespiti, zamanaşımı, iyi niyetli üçüncü kişiler, kamu-çıkarı vs. gibi karmaşık hukuki konular uzman avukatlarca değerlendirilmelidir. Eğer dini topluluk olarak başvuru yapılacaksa, ilgili topluluğun (ör. İslam Birliği veya diğer ilgili kuruluş) tescil ve temsil yetkileri kontrol edilmeli.

Resmi başvuru/şikâyet: Tapu/denationalization mahkemelerine veya ilgili bakanlıklara (Kültür Bakanlığı, Belediye) resmi başvuru ve taleplerin sunulması. Bu süreçte arşiv belgeleri ve saha raporu eklenir.

Çıktı: Hukuki dilekçe, başvuru dosyası, resmi takip planı.

3) İdari müzakereler ve uzlaşma yolları

Belediye & Kültür Bakanlığı ile görüşme: Yapı kültür mirası kapsamında korunuyor ise (resmi tescil varsa) bakanlık restorasyon teklifleri, ortak kullanım (ör. kültür merkezi-müze-kültürel cami) gibi çözümler önerebilir. Bu kurumlar aynı zamanda restorasyon izni veren mercilerdir.

Dinî kurumlarla (mevcut mülkiyet sahibi ise) müzakere: Eğer mülkiyet hâlen kilisede ise, iki taraf arasında müzakere/uzlaşma yoluyla çözüm aranabilir — ör. mülkiyetin iadesi, ortak kullanım, tazminat veya takas gibi. Taraflar arası anlaşma süreci, dava çözümüne göre daha hızlı sonuç verebilir.

Arabuluculuk / uluslararası kolaylaştırıcı: Gerektiğinde uluslararası ya da bölgesel arabuluculuk (ör. dini diyalog kuruluşları, hükümetler arası komisyonlar) devreye sokulabilir.

4) Hukuki dava (gerekirse)

İdari/medeni dava süreçleri: Denationalization ve tapu iptali/mülkiyet iadesi davaları açılabilir. Dava stratejisini belirlemek için zamanaşımı, kullanma (adverse possession) vb. hukuki engeller analiz edilmeli. Uluslararası insan hakları normları (mülkiyet hakkı) gerektiğinde kullanılabilir.

Delil sunumu: Arşiv belgeleri, tarihsel kaynaklar, saha raporları mahkemeye sunulmalı.

5) Restorasyon planı ve finansman

Acil müdahale: Yapısal çökme riski varsa acil güvenlik önlemleri (geçici destek, çatı örtüsü) uygulanmalı.

Konservasyon-proje hazırlığı: Koruma ilkelerine uygun, uzman restoratör-mimar ve mühendislerden oluşan ekip tarafından restorasyon projesi hazırlanmalı (özgün malzeme ve tekniklere öncelik).

Finansman kaynakları:

Devlet / belediye kaynakları (Kültür Bakanlığı hibeleri).

Uluslararası fonlar: UNESCO/ICOMOS programları, AB kültürel miras fonları (Cross-border projects), uluslararası vakıflar.

Türkiye’den kurumlar: TİKA, Yunus Emre Enstitüsü veya vakıflar ile işbirliği.

Yerel/halk kampanyaları ve diaspora destekleri.

İhale ve uygulama: Şeffaf ihaleyle uygun müteahhit seçimi, restorasyonun uluslararası konservasyon standartlarına uygun denetimi.

6) Kullanım modeli ve sürdürülebilirlik

Geri dönüş ve işlevlendirme: Tam iade ya da ortak kullanım kararı verildikten sonra yapı için sürdürülebilir bir işlev belirlenmeli (aktif ibadet yeri, kültür-miras merkezi, müze-hibrid kullanım vb.). Kullanım modeli projenin ekonomik sürdürülebilirliğini etkiler.

Toplum katılımı & diyalog: Yerel halk, farklı din toplulukları ve sivil toplum süreçlere dahil edilerek projeye toplumsal destek sağlanmalı; bu, potansiyel gerilimleri azaltır.

Eğitim ve turizm entegrasyonu: Restorasyon sonrası eğitim programları, rehberli turlar ve kültürel etkinliklerle yapı yaşatılabilir.

Hızlı pratik kontrol-listesi (ilk 30–90 gün)

  1. Belediye/Tapu’dan güncel mülkiyet dökümü alın.
  2. Michiel Kiel fotoğraf arşivi, Evliya Çelebi referansı ve kültür envanteri kopyaları toparlanıp dijitalleştirilsin.
  3. Yerel restoratör/mimar ile acil yapı tespit raporu sipariş edilsin.
  4. Hukukçu ile ön değerlendirme (restorasyon/denationalization kapsamında iddia açılabilir mi?) yapılıp strateji oluşturulsun.

Kaynaklar (seçme, en yük taşıyanlar)

Türkiye Diyanet/İslam Ansiklopedisi — Hüsameddin Paşa Camii özet kaydı (tarihçe, Evliya Çelebi referansı).

Kültür Envanteri / Machiel Kiel fotoğraf arşivi — saha fotoğrafları ve envanter notları (yapının durumu, narthex vs.).

Kuzey Makedonya — Law on Protection of Cultural Heritage (kültürel miras koruma ve restorasyon usulleri).

Restitution / Denationalization kaynakları — Kuzey Makedonya’da mülkiyet iadesi mevzuatı ve uygulama örnekleri.

ARNAVUTHABER

Admin

www.arnavuthaber.com Türkiye Arnavutlarına Yönelik Bağımsız İmece İnternet Yayınıdır

İlgili Haberler

ARNAVUTLUK DEMOKRASİSİ 35 YAŞINDA

Arnavutluk’un Komünizmi Yıkan Demokrasi Devrimi 35. Yılında Anılıyor

Devamını Oku

İBRAHİM RUGOVA (1944-2006)

İbrahim Rugova: Kosova’nın Bağımsızlık Yolundaki Barışçıl Lideri

Devamını Oku

Verified by MonsterInsights