İsa Boletin’in Şehit Düştüğü Pusu

Kosova direnişinin sembol isimlerinden biri olan İsa Boletini’nin 1916 yılında Podgorica’da şehit edilmesi, tarihe oldukça trajik ve tartışmalı bir “pusu” olarak geçmiştir. Olayın detayları, dönemin siyasi kaosu içinde bir suikast niteliği taşır.

İşte o karanlık günün detayları:
Olayın Arka Planı

  • Dünya Savaşı sırasında Karadağ, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu tarafından işgal edilmek üzereydi. İsa Boletini, Karadağlılar tarafından Podgorica’da bir nevi “zorunlu ikamette” tutuluyordu. Karadağ yönetimi, şehri terk etmeden önce ellerindeki bu güçlü figürün Avusturyalıların eline geçmesini veya yeniden bir direniş başlatmasını istemiyordu.

23 Ocak 1916: Pusu Anı
Olay, Podgorica’daki Moraça Nehri üzerindeki bir köprüde (Ribnica Köprüsü yakınları) gerçekleşti.

  • Tuzak: İsa Boletini ve beraberindekiler, silahsızlandırılmak veya başka bir bölgeye nakledilmek bahanesiyle bir karakola ya da köprü yakınına çağrıldılar.
  • Çatışma: Karadağlı jandarmalar ve askerler grubu kuşattı. Teslim olmayı reddeden Boletini, her zamanki mağrur tavrıyla silahına davrandı. Ancak sayıca çok üstün olan Karadağlı askerler her yönden ateş açtı.
  • Son Direniş: İsa Boletini, ağır yaralanmasına rağmen son anına kadar ateş etmeye devam etti. Görgü tanıkları ve tarihi kayıtlar, onun dizlerinin üzerine çökmüş haldeyken bile tüfeğini bırakmadığını rivayet eder.

İsa Boletini ile Birlikte Kimler Şehit Düştü?
Bu saldırı sadece İsa Boletini’yi değil, onun en yakınlarını ve korumalarını da hedef aldı. O gün orada Boletini ile birlikte toplam 7 kişi hayatını kaybetti. Bu kişiler arasında ailesinden isimler de vardı:

  • Halil Boletini: İsa’nın oğlu.
  • Zahit Boletini: İsa’nın oğlu.
  • Adem Boletini: İsa’nın torunu.
  • İbrahim Lutfiu: İsa’nın yeğeni.
  • İki Koruma: Kendisine sadık olan iki yakın muhafızı da olay yerinde şehit düştü.

İsa Boletini’nin naaşı uzun yıllar Podgorica’da kaldı. Ancak 2015 yılında kemikleri memleketi Kosova’ya, Mitroviça yakınlarındaki Boletin köyüne nakledildi ve büyük bir devlet töreniyle defnedildi.

Onun “Ben iyiyim ama Arnavutluk kötü olduğunda ben ölürüm” sözü, bugün hâlâ Arnavut milliyetçiliğinin en güçlü sloganlarından biridir.
#ARNAVUTHABER

Admin

www.arnavuthaber.com Türkiye Arnavutlarına Yönelik Bağımsız İmece İnternet Yayınıdır

İlgili Haberler

Resneli Ahmet Niyazi Bey

Onun ölümü tesadüfi bir kaza değil, İttihat ve Terakki’nin (İTC) bir cemiyetten bir cuntaya dönüşme sürecinin en kritik tasfiyelerinden biridir.

Devamını Oku

Tiran’ın Unutulan Kökenleri: Camiden Anıta

Origjinat e Harruara të Tiranës: Nga Xhamia në Monument

Devamını Oku