Çanakkale’ye Şehadete Gönüllü Koşanlar

Çanakkale’ye Şehadete Gönüllü Koşanlar

Balkan Harbi Sonrası Arnavutların Osmanlı Ordusuna Katılımı ve Birinci Dünya Savaşı’nda Gösterdikleri Kahramanlık

Balkan Harbi, Arnavutluk Bağımsızlığı ve Savaşın Eşiği

1912–1913 Balkan Savaşları sonucu Osmanlı Devleti, Rumeli’deki son topraklarını kaybetti; bu kayıplar içinde Arnavutluk da 28 Kasım 1912’de bağımsızlığını ilan etti. Bu siyasi ayrılık, birçok Arnavut’un resmi Osmanlı vatandaşı olmamasına rağmen devlet ve halife ile bağını koparmadı. Balkan Müslüman toplumları arasında Osmanlı’yı hâlâ “devlet-i ebed müddet” olarak gören geniş bir kesim vardı. Bu topluluklar, 1914’te ilan edilen “Cihad-ı Ekber” çağrısıyla Osmanlı ordusuna gönüllü katılımda önemli rol oynadılar.

Tarihî kaynaklar, Balkanlar’dan Osmanlı ordusuna gönüllü katılımların 50 bini aştığını göstermektedir. Bu kapsamda Arnavut, Türk, Boşnak ve diğer Müslümanların yer aldığı bu gönüllüler, savaş boyunca farklı cephelerde savaştılar.

Yeni Pazar’da toplanan Arnavut ve Boşnak Gönüllüler

Arnavut Gönüllü Savaşçılar: Motivasyon ve Katılım

1 “Cihad‑ı Ekber” Çağrısının Etkisi

Sultan’ın cihad çağrısı, Balkan Müslümanlarının Osmanlı’ya olan bağlılık duygusunu harekete geçirdi. Bu çağrı özellikle Kosova, Sancak, Makedonya ve Arnavutluk bölgelerindeki Müslümanlar arasında büyük yankı buldu. Osmanlı arşivleri ve tarih araştırmaları bu çağrının, Balkan Müslümanlarının gönüllü katılımını önemli ölçüde artırdığını belgelemektedir.

Arnavutluk ve Balkanlar’daki Bektaşi tarikat pirleri ve yerel sünni ulema halka cihad fetvasını gezerek sözlü ulaştırdı.

Motivasyonun ana unsurları şunlardı:

Dini dayanışma ve halifenin çağrısına cevap verme isteği

Osmanlı’ya olan tarihî ve kültürel bağlar

Balkan devletlerinin Müslümanlara uyguladığı baskı ve ayrımcılık

Bağımsızlık sonrası yaşanan ekonomik ve güvenlik zorlukları

Bu tutum, Balkan Harbi sonrası nüfusun çoğunluğu artık Osmanlı vatandaşı olmasa bile gönüllü olarak cepheye gitmelerine neden oldu.

Bölgeler Bazında Tahmini Gönüllü Sayıları

Resmî kesin sayılar Osmanlı arşiv belgelerinde dağınık şekilde yer almakla beraber, modern araştırmalar ve döneme ait kaynaklar çerçevesinde gönüllü sayılarının bölgelere göre tahmini dağılımı şöyle olabilir:

Toplanan Arnavut Gönüllüler

Bölge Tahmini Gönüllü Sayısı Notlar / Açıklama

Kosova ~8,000–12,000 Özellikle Priştine, Prizren, Mitroviça vb. yerlerden gençler gönüllü oldu.

Sancak (Yeni Pazar Bölgesi) ~10,000–15,000 Sancak’tan özellikle Çanakkale’ye büyük gönüllü taburları katıldığı kaynaklarda belirtiliyor.

Makedonya (Üsküp / Manastır vb.) ~8,000–10,000 Bu bölge Rumeli’nin önemli Müslüman nüfusu barındırıyordu; savaş boyunca farklı cephelere yönlendirildiler.

Çameria (Yanya Vilayeti / Yunan egemenliği altındaki Arnavut bölgeleri) ~3,000–5,000 Daha küçük nüfusa sahip olan bu bölgeden gönüllü katılımların olduğu bildirilmektedir.

Tahmini rakamlar bölgesel nüfus ve kayıt yoğunluğuna göre çıkarılmıştır.

Diğer Rumeli (Bosna, Pomak, Goralı vb.) ~8,000–12,000 Arnavutların yanı sıra Müslüman toplulukların genel katılımında bu bölgeden de önemli sayıda gönüllü vardır.

Toplam Rumeli Gönüllüleri (tüm Müslümanlar) ~50,000+ Balkan coğrafyasının farklı bölgelerinden Osmanlı ordusuna katılan gönüllü sayısı bu civarda gösterilmektedir.

Yeni Pazar’da Anadolu’ya sevk için askere alınan Arnavut ve Boşnak gönüllüler.

Bu tahmini dağılımlar, Osmanlı arşiv belgeleri, tarihî analizler ve dönemin kayıtlı gözlemleri temel alınarak yapılmış olup kesin rakamlar mevcut arşivlerde dağınık şekilde bulunmaktadır.

Cepheler ve Görevler: Arnavut Gönüllülerin Mücadelesi

Gönüllülerin çoğu önce İstanbul’a ulaştı. Burada Arnavut ve diğer Rumeli Müslüman gönüllüleri, Sirkeci ile Haydarpaşa’daki o “mahşeri” kalabalıkta kayıt altına alındıktan sonra gemi ve tren gibi araçlarla farklı cephelere sevk edildiler.

Çanakkale Cephesi: Bu cephede Rumeli’den çok sayıda Müslüman gönüllü görev aldı. Özellikle Sancak ve Kosova’dan katılım yoğundu. İskit-i Arnavut (Arnavut Taburu): Çanakkale’de özellikle 19. Tümen (Mustafa Kemal’in tümeni) bünyesinde ve 77. Alay gibi birimlerde Arnavut kökenli askerlerin yoğunluğu bilinir.

Kafkas ve Galiçya Cepheleri: Bazı gönüllüler Ruslara karşı bu zorlu cephelere yönlendirildi.

Irak, Suriye ve Yemen Cepheleri: Osmanlı’nın güney cephesinde de Rumeli’den gelen gönüllüler savaştı.

Makedonya / Balkan bölgeleri: Yerel direniş ve gerilla savaşlarında da gönüllüler etkin rol oynadılar.

Bu gönüllüler, Osmanlı ordusunun farklı çatışma alanlarında yer alarak savaşın tüm yüküne katkı sundular.

Gönüllülerin Kaderi: Kahramanlık, Kayıplar ve Anma

Birinci Dünya Savaşı sırasında gönüllü olarak Osmanlı ordusunda hizmet eden Arnavut kökenli savaşçılardan bir kısmı savaşta şehit düştü, bir kısmı yaralandı veya esir alındı. Çanakkale, Kafkasya ve diğer cephelerde ağır çatışmalar yaşandı ve bu gönüllüler tarihî süreçte önemli fedakârlıklar gösterdiler.

Savaş sonrası dönemde bazıları Türkiye’ye yerleşti, bazıları ise Balkanlara geri döndü. Ancak birçok gönüllü ve aileleri, savaşın bıraktığı travmalarla yaşamak zorunda kaldı.

Tarihsel Bağlar ve Ortak Kahramanlık

Balkan Harbi ile Osmanlı’daki siyasi bağları kopmuş olsa da, birçok Arnavut ve Rumeli Müslümanı Birinci Dünya Savaşı’na Osmanlı ordusunda gönüllü olarak katıldı. Bu katılım, sadece askeri bir olay değil; inanç, tarihî bağlılık ve dayanışmanın bir yansıması oldu. Arnavutların ve diğer Balkan Müslüman topluluklarının bu katkıları, Birinci Dünya Savaşı tarihinin önemli ve çoğu zaman ihmal edilen bir boyutunu oluşturur.

Dünya üzerindeki en saf kardeşlik bağlarından biri olan bu vefa hikayesi, bugün Çanakkale’nin sessiz şehitliklerinde yankılanmaya devam ediyor. Mezar taşlarında yan yana duran Prizrenli, İşkodralı, Debreli, Priştineli, Yeni Pazarlı, Üsküplü ve Avlonyalı gibi isimler, o günlerin mukaddes hatırasını günümüze taşıyan en canlı tanıklardır.

​Aradan geçen bir asra rağmen Çanakkale Türküsü’nün hâlâ Arnavut coğrafyasının dağlarında ve köylerinde aynı hüzünle okunması, şehadet için tereddüt etmeden cepheye koşan o yiğitlerin mirasının sönmediğini gösteriyor. Bu ortak acı ve gurur, sadece bir tarih notu değil; Arnavut ve Türk halkları arasındaki kopmaz gönül bağının ölümsüz bir mührüdür.

Bu Çanakkale’ye şehadete gönüllü koşanların eseridir.

Çanakkale’nin İsimsiz Kahramanları: Arnavutlar

Gazeteci ve yazar Kurtesh Devaja tarafından kaleme alınan “Çanakalaja dhe Shqiptarët” (Çanakkale ve Arnavutlar), tarihin tozlu raflarında kalmış büyük bir fedakârlığı gün yüzüne çıkarıyor.

Osmanlı Arşivleri’nde yapılan titiz araştırmalar ve somut belgelere dayanan bu eser, 1915 yılında Balkanlar’dan Çanakkale Cephesi’ne koşan binlerce gönüllünün destansı hikâyesini anlatıyor.

Kitabın öne çıkan başlıkları:

  • Belgelerle Gerçekler: Çanakkale’ye giden yaklaşık 35 bin Arnavut gönüllünün izini süren akademik derinlik.
  • Hüzünlü Bir Miras: Yazarın, kendi dedesi Hasan Devaja’nın da aralarında bulunduğu “dönmeyenlerin” hikâyesine duyduğu vefa.
  • Sönmeyen Bir Bağ: Priştine, Üsküp, Novi Pazar ve İşkodra gibi merkezlerden Çanakkale’ye uzanan tarihi ve manevi köprü.

Priştine’de Faik Konica Yayınları’ndan çıkan bu çalışma, sadece bir tarih kitabı değil; aynı zamanda Balkanlar ile Anadolu arasındaki sarsılmaz kardeşliğin yazılı bir anıtı niteliğinde.

arnavuthaber #çanakkalesavaşı #çanakkale

Admin

www.arnavuthaber.com Türkiye Arnavutlarına Yönelik Bağımsız İmece İnternet Yayınıdır

İlgili Haberler

Davkova’dan Erdoğan’a teşekkür: İkili ilişkilerde güçlü iş birliği vurgusu!

Görüşmede, ikili ilişkilerin daha da geliştirilmesi konusunda mutabık kalındığını belirtildi.

Devamını Oku

T.C. Tiran Büyükelçisi Barış Ceyhun Erciyes Görevine Başladı

Büyükelçi Barış Ceyhun Erciyes, Türk diplomasisinde özellikle Balkanlar ve Avrupa konularındaki tecrübesiyle tanınan bir isim

Devamını Oku