TIVAR: Unutulmuş Kanlı Yolun Sessiz Çığlığı

TIVAR: Unutulmuş Kanlı Yolun Sessiz Çığlığı

Tivar Katliamı: Tarihin Karanlık Bir Sayfası

1945’in ilkbaharına doğru dünya İkinci Dünya Savaşı’nın kapanışına odaklanmışken, Balkanların bir köşesinde insanlık tarihine yara açan trajik bir olay yaşandı: Tivar Katliamı.

Mart sonu–Nisan başında Yugoslavya’nın şimdi Karadağ sınırları içindeki Tivar (bugünkü Bar) kasabasında, çoğunluğu Kosova’dan toplanmış etnik Arnavut gençler kasıtlı ve sistematik bir katliam gerçekleştirildi.

Tivar Katliamı’nın tam tarihi, 1945’in Mart sonu ile Nisan başı arasına denk gelmektedir. Özellikle 31 Mart – 1 Nisan 1945, katliamın en yoğun yaşandığı ve genç Arnavutların topluca infaz edildiği günlerdir. Bazı kaynaklar, katliam sürecinin 20 Mart – 30 Nisan 1945 tarihleri arasında başladığını ve ölüm yürüyüşleri ile toplu infazların bu dönemde gerçekleştiğini belirtir. Bu tarih aralığı, Tivar Katliamı’nın hem fiziksel hem de sembolik boyutunu anlamak için önemlidir ve anma törenlerinde de bu günler esas alınmaktadır.

Bu gençler, Yugoslav partizan kuvvetleri tarafından “Adriyatik cephesinde savaşmak üzere” seferber edilmiş gibi gösterilerek Prizren’de toplanmış; üç ayrı yürüyüş kolonu halinde Kukës, İşkodra ve sahil yolunu takip ederek Tivar’a sürülmüşlerdir. Yol boyunca açlık, susuzluk, kötü muamele ve saldırılara maruz kalmış; bunlar hâlâ trajedinin ilk aşamalarında yaşanan insanlık dışı hak ihlalleridir.

Tivar’a ulaşıldığında ise bir tuzak kurulmuştu. Özellikle Montenegrin 10. Tugayı ve Yugoslav ordusunun diğer birlikleri tarafından silahsız binlerce Arnavut askere ve gönüllüye karşı toplu infazlar, sürgünler ve sistematik öldürmeler yapılmıştır. Bu katliam yeni Tivar’ın girişinde, tütün tekeli binası avlusunda ve çevresinde yoğunlaşmış; belgelere göre yalnızca Tivar’da binlerce Arnavut’un hayatına son verilmiştir.

Katliamın kurban sayısı tartışmalıdır; Yugoslav resmi rakamları 400–450 kişi civarını verirken, tarihçiler 2.000 ile 4.000 arası; bazı kaynaklar ise 4.000’yi aşan bir rakamdan söz eder. Bir kısmı esir alınmış, gömülmemiş cesetler kaybolmuş ve kimileri asla mezarına kavuşamamıştır.

Tarihsel ve Politik Bağlam

Bu katliam, İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde Yugoslav partizan komutanlığı tarafından komuta edilmiş ve çoğu Arnavut genç, gerçek bir savaş eyleminden çok toplu infaza hedef olmuştur. Ayrıca Arnavut ve Yugoslav arşivlerindeki bazı belgeler, olayın sadece Yugoslav askeri komutası tarafından değil; savaş sonrası siyasi dengeler içinde yerel rejimlerin işbirliği ile fark edilen bir trajedi olduğunu göstermektedir.

Tivar Katliamı ile ilgili gerçeklerin, yarım yüzyılı aşkın bir süre devletler ve rejimler tarafından bastırıldığı ya da görmezden gelindiği de tarihsel olarak belgelenmiştir. Özellikle Yugoslavya döneminde bu olay hakkında konuşmak yasaktı ve herhangi bir ifade büyük riskler taşıyordu.

Tivar Katliamı, esas olarak Yugoslavya komünist partizanları tarafından işlenmiştir. 1945’te II. Dünya Savaşı’nın sona ermesinin hemen ardından Yugoslavya topraklarında iktidarı pekiştirmek isteyen Tito’nun ordusu (Partizanlar) Kosova ve Arnavut nüfusunu sistematik bir şekilde hedef almıştır.

  • Katliam sırasında silahsız Arnavut gençler topluca seferber edilip ölüm yürüyüşüne tabi tutulmuş, açlık, susuzluk ve kötü muamele ile Tivar’a getirilmişlerdir.
  • Tivar’daki toplu infazlar, 10. Montenegrin Tugayı ve diğer Yugoslav partizan birlikleri tarafından gerçekleştirilmiştir.
  • Katliam, savaş sırasında veya savaş sonrası “düşman unsurlar” olarak görülen Arnavut gençlerini yıldırmak ve etnik temizleme amacı taşımıştır.

Özetle: Katliamın faili Yugoslavya komünistleri (Tito’nun partizanları) olmuştur.

Merkezi Proje: Filmle Tüm Dünya ile Yüzleşme

Bu trajediyi bugüne taşımak ve uluslararası kamuoyunun dikkatine sunmak için bir belgesel film projesi hazırlanıyor. Yönetmen Mentor Haziri, Tivar Katliamı’nın derin tarihsel gerçekliğini görsel bir anlatıya dönüştürmeyi amaçlıyor. Film, sadece bir tarihsel anlatı olmayacak; aynı zamanda şahsi tanıklıklar, aile hikâyeleri, arşiv görüntüleri ve akademik analizlerle güçlendirilecek; bu olayın insani boyutu sinema diliyle yeniden inşa edilecektir.

Projenin yapımında Kosova’daki ilgili bakanlıklar da destek sağlayacak, böylece tarihsel hafızanın yaşatılması ve bölge gerçeklerinin dünya sahnesine taşınması hedefleniyor. Bu belgesel, unutulmuş sesleri ve kaybolmuş hikâyeleri görünür kılma görevini üstlenen önemli bir çalışma olacaktır.

Unutulmayan Kurbanlar: Sessiz Anıtlar

Tivar Katliamı, sadece bir savaş olayı değil; insanlık onuruna yönelik sistematik bir saldırının adıdır.

Bugün hâlâ kimlikleriyle, mezar yerleriyle anılamayan binlerce genç; yalnız birer sayı değildir:

Kimliği bilinmeyen genç askerler, Ailesine geri dönemeyen çocuklar ve gençler, Yürüyüş boyunca düşüp kaybolanlar, Sessizce gömülmemiş bedenler

Her biri, kendi hikâyesiyle birer anıttır. Unutmak, bu bireylerin acılarını yeniden yaşatmak olur. Hatırlamak ise hem tarihe hem de insanlığa karşı bir sorumluluktur.

Bugün, Tivar’ın karanlık günlerini hatırlayanlar sayesinde bu trajedi bir kez daha ses buluyor ve gelecek nesillere aktarılmak üzere bir görsel hafıza projesi olarak ölümsüzleştiriliyor.

arnavuthaber #tivar #kosova #massacre #katliam #tito #yugoslavya

Admin

www.arnavuthaber.com Türkiye Arnavutlarına Yönelik Bağımsız İmece İnternet Yayınıdır

İlgili Haberler

Tiran’ın Üzeri Örtülen Doğuşu: Bir Şehrin Kalbi Nasıl Silindi?

Origjinat e Harruara të Tiranës: Nga Xhamia në Monument

Devamını Oku

Zor Günlerde Gerçek Bir Dost

En zor zamanlarda, dünya sadece söz verirken Türkiye bir kalkan sundu.

Devamını Oku