
ER MEYDANININ BÜKÜLMEZ BİLEĞİ: GOSTIVARLI MÜLAYİM PEHLİVAN 🤼♂️
Balkan coğrafyası, asırlar boyunca yiğitliğin, adaletin ve bilek gücünün harmanlandığı er meydanlarına sayısız kahraman bahşetmiştir. Bu kahramanlar içinde adı hem Türk güreş tarihinin altın sayfalarına hem de Arnavut milletinin hafızasına silinmeyecek bir güç abidesi olarak kazınan biri vardır: Gostivarlı Mülayim Pehlivan (Milaim Pelivani).
Güreştiği dönemde rakiplerine korku, izleyenlere hayranlık veren, saf bilek gücü ve sarsılmaz milli duruşuyla efsaneleşen Mülayim Pehlivan’ın hikâyesi, Çegran’dan başlayıp Şikago’ya ve Kırkpınar’ın zirvesine uzanan bir destandır.
Çegran’dan Doğan Güneş
Milaim Pelivani, 1895 yılında o dönem Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde yer alan, bugün ise Kuzey Makedonya’nın Gostivar kentine bağlı olan Çegran köyünde dünyaya gözlerini açtı. Çocuk yaşlardan itibaren akranlarından sıyrılan iri cüssesi, bitmek bilmeyen enerjisi ve muazzam fiziki kuvveti, onun gelecekte büyük bir pehlivan olacağının ilk müjdecisiydi. İlk güreş eğitimlerini ve er meydanı ahlakını doğduğu topraklarda, Balkanlar’ın geleneksel güreş tefrikalarında aldı.
🔷 1929: Kırkpınar’ın Zirvesinde Bir Arnavut Yiğidi
Balkanlar’daki karışıklıklar ve tarihi süreçlerin ardından Türkiye’ye gelen Mülayim Pehlivan, kalıbı ve bükülmez bileğiyle kısa sürede yağlı güreş dünyasının dikkatini çekti. Rakiplerini teknik oyunlardan ziyade, devasa gücüyle havaya kaldırıp döndürerek sırtını yere getirmesiyle ün saldı.
Bu olağanüstü gücün resmi taçlanışı 1928 ve 1929 yılında gerçekleşti. Edirne Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde er meydanına çıkan Gostivarlı Mülayim Pehlivan, tüm rakiplerini tek tek alt ederek Kırkpınar Başpehlivanı unvanını kazandı ve adını güreş tarihinin en zirve noktasına yazdı.

1929 Yılı: Başarısını devam ettirerek üst üste ikinci kez Kırkpınar Başpehlivanlığı unvanını almıştır.
1934 Yılı: Finalde Tekirdağlı Hüseyin Alkaya ile saatlerce güreşmiş, o dönemin kuralları gereği yenişemedikleri (berabere kaldıkları) için her iki pehlivan da o yıl ortaklaşa başpehlivan ilan edilmiştir.
🔷 Amerika Macerası: Şikago’daki Özel Dünya Şampiyonluğu
Mülayim Pehlivan’ın şöhreti sınırları aşmıştı. 1930’lu yılların başında, o dönem dünya güreşinin ve profesyonel güç gösterilerinin merkezi sayılan Amerika Birleşik Devletleri’ne davet edildi. 1931 yılında Şikago’da Olimpiyat standartlarında düzenlenen özel bir Dünya Şampiyonluğu turnuvasında sahne aldı.
Dünyanın dört bir yanından gelen en güçlü devleri ve profesyonel güreşçileri mindere gömen Mülayim Pehlivan, bu uluslararası özel turnuvada Dünya Şampiyonu oldu. Arnavut sözlü tarihine ve diasporanın hafızasına kazınan en büyük gurur ise onun bu zafer anında, köklerine olan sadakatini göstererek kırmızı-siyahlı çift başlı kartallı Arnavut bayrağını dalgalandırması ve milli kimliğini tüm dünyaya haykırması oldu.

🔷 Tekirdağlı Hüseyin Pehlivan Eşleşmesi ve Şaibe İddiaları
Mülayim Pehlivan’ın kariyerindeki en çok konuşulan, üzerine ağıtlar ve hikâyeler yakılan dönüm noktası, Türk güreşinin bir diğer efsanesi Tekirdağlı Hüseyin Pehlivan ile yaptığı müsabakalardır. 1934 yılındaki tarihi Kırkpınar finalinde iki dev isim saatlerce kapışmış ve yenişemeyerek şampiyonluğu paylaşmışlardı.
Ancak halk arasında ve özellikle Arnavut güreş severlerin hafızasında derin iz bırakan bir diğer karşılaşmada, Mülayim Pehlivan’ın Tekirdağlıyı net bir şekilde alt ettiği, fakat dönemin hakem heyetinin taraflı kararlarıyla bu galibiyeti örtbas ettiği iddia edilir. Güreş otoritelerinin ve masa başı kararların devreye girdiği, Mülayim Pehlivan’ın hakkının teslim edilmediği yönündeki bu şaibe iddiaları, onun hakkıyla kazandığı bir zaferin elinden alınışının sitemi olarak nesilden nesle aktarılmıştır.

Er Meydanından Ebediyete
Hayatının son dönemine kadar güreş sevdasıyla ve mertliğiyle yaşayan, er meydanında haksızlığa boyun eğmeyen yapısıyla tanınan efsane başpehlivan, ardında büyük bir nam bırakarak 1974 yılında İstanbul’da vefat etti.
Gostivarlı Mülayim Pehlivan, sadece Kırkpınar’ın altın kemerli şampiyonu değil; Çegran’dan Şikago’ya uzanan hat üzerinde hem Türkiye’deki sporseverlerin saygısını kazanmış bir Türk güreş efsanesi, hem de köklerini ve bayrağını asla unutmamış bir Arnavut kahramanıdır.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
#arnavuthaber #pehlivan












































