Yusuf Fahir Baba (Ataer): Bir İnanç ve Direniş Portresi

Yusuf Fahir Baba (Ataer) 1891 – 1967:
Bir İnanç ve Direniş Portresi

Yusuf Fahir Baba, hem İstanbul’un tasavvuf tarihinde hem de Türk Milli Mücadelesi’nde çok özel bir yere sahip, çok yönlü ve cesur bir şahsiyettir.

Onun hayatı, Arnavut kökenlerinin getirdiği sarsılmaz irade ile vatan sevgisinin birleştiği bir destan niteliğindedir.

Kökenleri ve İlk Yılları
1891 yılında İstanbul Üsküdar’da dünyaya gelen Yusuf Fahir Baba, köklü bir ailenin ferdiydi. Babası Bandırmalızâde Ahmed Münib Efendi, annesi ise Müzeyyen Anniş Hanım’dır. Yusuf Fahir Baba’nın soy ağacı, anne tarafı ve aile gelenekleri üzerinden Arnavut kökenlerine dayanmaktadır.

Arnavut kültürünün karakteristik özelliklerini taşıyan, spora düşkün (Siyah Çoraplılar kulübünün futbolcusu), hitabeti güçlü ve gözü pek bir karakter olarak tanınmıştır.

Bektaşilik ve Gönül Dünyası
Eğitim hayatını hem Batılı okullarda hem de geleneksel tekke ortamında sürdüren Yusuf Fahir Baba, genç yaşta tasavvufa yönelmiştir. Çamlıcalı Ali Nutki Baba’dan aldığı icazetle Bektaşi “Babası” unvanını almış; Kadıköy’deki Mecidiye Bektaşi Dergâhı’nın (Göztepe Şahkulu Sultan Dergâhı ile bağlantılı) postnişini olmuştur.

İşgal İstanbul’unda Bir Cesaret Abidesi: Boğazlıyan Kaymakamı Vakası

Yusuf Fahir Baba’nın hayatındaki en parlak ve hüzünlü sayfalardan biri, İstanbul’un İngiliz işgali altında olduğu karanlık günlere rastlar. 1919 yılında, Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey, işgal güçlerinin baskısı ve düzmece mahkemeler sonucu Beyazıt Meydanı’nda idam edilmiştir.

Bu olay, Yusuf Fahir Baba’nın tarihe geçen şu kahramanlığına sahne olmuştur:

  • Cenazenin Ortada Kalması: İşgalci İngilizlerin korkusu ve sarayın baskısıyla, Kemal Bey’in cenazesi camilere kabul edilmemiş, imamlar korkudan cenaze namazını kıldırmaya yanaşmamıştır.
  • Korkusuz Bir Adım: Şehit Kaymakamın cenazesinin ortada kaldığını duyan Yusuf Fahir Baba, can güvenliğini hiçe sayarak Beyazıt Meydanı’na gitmiştir.
  • Dergâhta Son Görev: Cenazeyi meydandan alan Yusuf Fahir Baba, onu Kadıköy’deki Mecidiye Dergâhı’na getirmiş; burada özel bir törenle cenaze namazını kıldırmış ve şehidi dergâhın himayesinde toprağa vermiştir. Bu olay, o günlerde işgal güçlerine karşı verilmiş en büyük sivil ve manevi başkaldırılardan biri olarak kabul edilir.

Kurtuluş Savaşı ve Milli Mücadele

Arnavut damarının verdiği cesaretle, Yusuf Fahir Baba sadece cenaze kaldırmakla kalmamış; dergâhını Milli Mücadele’nin gizli bir üssü haline getirmiştir. İşgal altındaki İstanbul’dan Anadolu’ya silah ve mühimmat kaçıran gruplara (Mim Mim Grubu gibi) destek vermiş, kaçan vatanseverlerin dergâhta saklanmasını ve Anadolu’ya geçişini organize etmiştir.

Fenerbahçe’nin Temeli: Siyah Çoraplılar ve Yusuf Fahir Baba

Osmanlı döneminde Türk gençlerinin kurduğu ilk futbol kulübü kabul edilen Siyah Çoraplılar, Kadıköy’de doğan Türk futbolunun öncülerinden biri oldu. Her ne kadar yalnızca bir maç yapabilmiş olsa da, bu kulüp Kadıköy’de oluşan futbol kültürünün temelini attı. Daha sonra aynı çevrede yetişen gençler tarafından kurulan Fenerbahçe, bu mirası devam ettirerek Türk futbolunun en köklü kulüplerinden biri haline geldi.

Gençliğinde Siyah Çoraplılar çevresinde futbol oynayan Yusuf Fahir Baba Ataer de bu Kadıköy futbol atmosferinin bir parçasıydı. Hayatının ilerleyen dönemlerinde tasavvuf yoluna yönelse de, Fenerbahçe sevgisini hiçbir zaman kaybetmedi. Kadıköy’de yaşayan Yusuf Fahir Baba’nın, ömrünün sonuna kadar Fenerbahçe’ye bağlılığını sürdürdüğü ve kulübe olan tutkusunu hep taşıdığı anlatılır.

Mirası
Cumhuriyet döneminde de spor ve kültür hayatının içinde kalan, Fenerbahçe’ye olan tutkusuyla bilinen Yusuf Fahir Baba, 12. Aralık 1967 tarihinde vefat etmiştir. O, hem Arnavut mirasının onurunu taşıyan bir “Baba” hem de vatanı için en zor zamanda elini taşın altına koyan bir kahraman olarak tarihteki yerini almıştır.

ARNAVUTHABER

Admin

www.arnavuthaber.com Türkiye Arnavutlarına Yönelik Bağımsız İmece İnternet Yayınıdır

İlgili Haberler

Tiran’da Diplomasi Trafiği: Büyükelçi Barış Ceyhun Erciyes Güven Mektubunu Sundu

Diplomacia në Tiranë: Ambasadori Barış Ceyhun Erciyes dorëzon Letrat Kredenciale

Devamını Oku

Resneli Ahmet Niyazi Bey

Onun ölümü tesadüfi bir kaza değil, İttihat ve Terakki’nin (İTC) bir cemiyetten bir cuntaya dönüşme sürecinin en kritik tasfiyelerinden biridir.

Devamını Oku