
Hafıza Seçici Olmaz: Rakovina ve Reçak’ı Anmamak Kime Hizmet Ediyor?
Dün Rakovina Katliamı’nın 27. yıl dönümüydü. Ancak ne yazık ki Kosova Dernekleri Platformu ve ona bağlı olan Kosovalılar Derneği, Kosova Priştineliler Derneği, Kosova Prizrenliler Kültür ve Yardımlaşma Derneği, Kosova İpekliler Kültür ve Dayanışma Derneği ile Kosova Gilanlılar Derneği bu acı günü anma gereği duymadı. Daha da düşündürücü olan ise, aynı yapıların geçmişte Reçak Katliamı’nı da görmezden gelmiş olmalarıdır.
Katliamlar arasında ayrım yapmak, acılar arasında hiyerarşi kurmak; ne tarihe, ne adalete ne de vicdana sığar. Rakovina da Reçak da Kosova halkının ortak hafızasında derin yaralar açmış insanlık suçlarıdır. Bu katliamları anmamak, yalnızca hayatını kaybedenleri değil, geride kalanları ve adalet arayışını da yok saymak anlamına gelir.
Sivil toplum kuruluşlarının temel sorumluluklarından biri, kolektif hafızayı canlı tutmak ve geçmişle yüzleşmeye katkı sunmaktır. Bu sorumluluk, siyasi tercihlere, güncel dengelere ya da konjonktürel hesaplara feda edilemez. Sessizlik bazen tarafsızlık değil, açık bir tutumdur.
Kosova adına söz söyleyen, temsil ettiğini iddia eden kurumların, bu tür tarihsel acılar karşısında suskun kalması ciddi bir güven ve temsil sorunu doğurmaktadır. Anmalar; sadece geçmişi hatırlamak değil, gelecekte benzer acıların yaşanmaması için ortak bir duruş sergilemektir.
Rakovina’yı ve Reçak’ı anmamak, bu katliamların unutulmasına değil; bu ihmali yapanların vicdani sorumluluğunun hatırlanmasına yol açacaktır. Hafıza seçici olmamalıdır. Acılar bölünemez, görmezden gelinemez.











































