
Ticari Heyet mi, Siyasi Gezi mi? Kosova’ya Giden “Yatırımcıların” Gerçek Muhatapları Kim?
Türkiye’den Kosova’ya düzenlenen bazı “ticari heyet” ziyaretlerinde artık şu soruyu sormanın zamanı geldi: Gerçekten yatırım ve ticaret için mi gidiliyor, yoksa ticari heyet adı altında siyasi ve protokol ziyaretleri mi yapılıyor?
Bir iş insanı Kosova’ya yatırım yapmak, şirket kurmak, ortaklık geliştirmek, ihracat yapmak veya yeni bir pazar bulmak için gidiyorsa, ilk işi büyükelçi, milletvekili, bakan ya da belediye başkanıyla fotoğraf vermek olmamalıdır.
İş insanının işi siyasetçiyle fotoğraf çektirmek değil, iş yapmaktır.
Elbette Türkiye’nin diplomatik temsilcilikleri, siyasileri ve yerel yöneticileri yatırım süreçlerinde önemli bir kolaylaştırıcı rol üstlenebilir. Ancak burada temel bir ayrımın yapılması gerekiyor:
Diplomatik temas başka, ticari faaliyet başka.
Kosova’ya yatırım yapmak isteyen bir Türk şirketinin öncelikle Kosova’daki sektör temsilcileriyle, yerel şirketlerle, ticaret ve yatırım kuruluşlarıyla, hukuk ve mali danışmanlarla, potansiyel ortaklarla ve ekonomik kurumlarla bir araya gelmesi gerekir.
Nitekim Kosova Türkiye Ticaret Odası (KTTO), kuruluş amacını Kosova ile Türkiye arasındaki ticaret ve yatırımların geliştirilmesine zemin hazırlamak, ticari ilişkileri güçlendirmek ve ekonomik işbirliğini teşvik etmek olarak açıkça ortaya koyuyor.
Aynı şekilde Kosova Türkiye Yatırımcılar Odası (KTYO) da Türkiye ve Kosova arasındaki ticari ilişkileri güçlendirmeyi ve yatırım fırsatlarını birlikte değerlendirmeyi amaçlıyor. KTYO’nun yakın dönemde Türkiye’den gelen bir ticaret heyetini ağırlayarak uzun vadeli yatırım planları ve stratejik işbirliği alanlarını ele aldığı da görülüyor.
Peki o zaman soru şu:
Yatırımcıların bu kurumlarla, Kosova’daki şirketlerle ve gerçek ekonomik aktörlerle görüşmesi gerekirken neden “ticari heyet” programlarının önemli bir bölümü protokol ziyaretlerine dönüşüyor?
Bir heyet Kosova’ya gidiyorsa ve programın ağırlık noktası belediye başkanları, milletvekilleri, bakanlar, büyükelçiler ve diğer siyasi isimlerle görüşmekse, bunun adı ne kadar “ticari heyet” olarak kalabilir?
Bir belediye başkanı yatırımcıya şehir hakkında bilgi verebilir. Bir bakan yatırım ortamını anlatabilir. Bir büyükelçi diplomatik destek sağlayabilir.
Ama yatırımın kendisini siyasetçi yapmaz.
Yatırımı şirketler yapar.
Ticareti şirketler yapar.
İstihdamı şirketler yaratır.
Ve ticari bağlantıları kuracak olanların başında da iş dünyasının kendi kurumları gelir.
Bu nedenle Türkiye’den Kosova’ya gönderilecek ticari heyetlerin formatının artık değiştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Heyet programları protokol ağırlıklı değil, sonuç ağırlıklı olmalıdır.
Bir ticari heyetin sonunda kaç belediye başkanıyla görüşüldüğünden çok;
- Kaç Kosovalı şirketle B2B görüşme yapıldı?
- Kaç somut yatırım dosyası oluşturuldu?
- Kaç Türk şirketi Kosova’da yatırım için sürece girdi?
- Kaç ortaklık kuruldu?
- Kaç ihracat bağlantısı sağlandı?
- Kaç şirket arasında sözleşme imzalandı?
- Hangi sektörlerde yatırım kararı alındı?
- Ziyaretten üç veya altı ay sonra hangi somut sonuçlar ortaya çıktı?
Asıl bunların açıklanması gerekiyor.
Çünkü artık “ziyaret ettik”, “görüştük”, “istişarelerde bulunduk”, “işbirliği mesajları verdik” gibi klasik ifadeler tek başına yeterli değil.
Kosova küçük bir ülke olabilir ancak ciddi ekonomik potansiyeli olan bir pazardır.
Bu pazara giden Türk iş insanlarının ihtiyacı protokol kalabalığı değil, doğru bağlantıdır.
Bir yatırımcı Kosova’ya gidiyorsa onu doğru şirketlerle buluşturun.
Sektörüne göre doğru ticaret odasına götürün.
Yerel iş insanlarıyla B2B toplantılar organize edin.
Yatırım mevzuatını anlatın.
Vergi, şirket kuruluşu, arazi, teşvik, iş gücü ve finansman imkanlarını masaya koyun.
Potansiyel ortaklarını karşısına çıkarın.
Sonra isterse büyükelçiyi de ziyaret etsin, bakanı da ziyaret etsin, belediye başkanıyla da görüşsün.
Ama sıralama tersine dönmemeli.
Önce fotoğraf, sonra ticaret anlayışı artık geride kalmalıdır.
Türkiye-Kosova ekonomik ilişkilerinin gerçekten büyümesini istiyorsak, “ticari heyet” kavramının içini yeniden doldurmak zorundayız.
Kosova’ya turistik ziyaretleri ticari heyet olarak pazarlamaktan vazgeçin.
Gerçek yatırımcıyı gerçek iş dünyasıyla buluşturun.
Çünkü Kosova’nın ihtiyacı bir günlük protokol fotoğrafları değil;
yatırım, üretim, ihracat, istihdam ve kalıcı ticari ortaklıklardır.
Ve bundan sonra sorulması gereken en basit soru şudur:
“Bu heyet Kosova’ya kaç yatırım getirdi?”
Cevabı yoksa, ortada ticari heyet değil, yalnızca bir ziyaret vardır.
arnavuthaber























































