REKLAM REKLAM

MÜSLÜMANLARI NASIL TAHLİYE EDEBİLİRİZ?

2408 defa okundu kategorisinde, 01 Ağu 2017 - 13:13 tarihinde yayınlandı
MÜSLÜMANLARI NASIL TAHLİYE EDEBİLİRİZ?

YUGOSLAVYA KRALLIĞI; MÜSLÜMANLARI  NASIL TAHLİYE EDEBİLİRİZ?

 

Çeviren; Güner EMİNOĞLU

Editör Notu; Bu yazıda Yugoslavya Krallığının Arnavutları atatopraklarından söküp atmak için yaptıkları planları ve bu planları yaparken Arnavutluk’un buna karşı çalışmada bulunduğunu resmi belgenin tercümesinden okuyabiliyoruz.  Sayın Güner Eminoğlu’na bu değerli yazıları Türkçe’ye çevirip yeni nesillerin bilgisine sunduğu için teşekür ederiz.

Balkan Müslümanlarının Türkiye’ye doğru göçleri Osmanlı’nın zayıflama ve çökme dönemine denk gelmektedir. Bir bakıma kaybedilmiş topraklardan ”tahliyesini” temsil etmektedir. Diğer taraftan  dini-siyasi, ekonomik ve varoluşsal  sebepler de göç etme hareketlerini  tetikleyen sebeplerdir. Balkan devletleri (Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Yugoslavya) ve Türkiye’nin büyük oranda ortak çıkarları olarak da tanımlanabilir. Yugoslavya böylece sadık vatandaş olmayan Arnavut nüfusundan kurtulacak  ve elde edeceği topraklarda kolonizasyonu gerçekleştirecekti. Türkiye ise Kürtlerden, Ermenilerden ve Rumlardan boşaltılan ıssız yerlerini uygun unsurlarla doldurmak niyetindeydi. Hem Sırp tarafının hemde Türkiye’nin yaptıkları fırsat propagandasının etkisiyle Yugoslavya Müslümanları Türkiye’ye akın etmeye başlamışlardı. Lakin reforme edilmiş bir Türkiye’ye adaptasyonları da dayanılmaz hale gelmişti.
11.Temmuz 1938 tarihinde Türkiye ile Yugoslavya arasında  İstanbul’da imzalanan anlaşmayla bu kontrollü göç kaosu resmen yasalaşmıştır. Bu anlaşmayla Vardar, Zeta ve Morava bölgelerinde ki 46 kazadan Türkçe konuşan ve Türk kültürünü benimsemiş olan 40000 ailenin göçünü öngörüyordu. Bu anlaşmada Bosna-Hersek coğrafyası dahil edilmediği için göç etmek isteyen Bosna ve Sancak Müslümanları için bu bölgeler transit geçiş alanı olmuştur. Türkiye 6 yıl içinde 40000 aile için taahütte bulunmuştur. Yugoslavya ise Türkiye’ye aile başına 500 lira, toplamda 20 milyon lira tutarında ki meblağı ödeyeceği konusunda anlaşmıştır. Göçmenlerin ve onların taşınır mallarının Selanik limanına kadar nakliye giderlerini anlaşmaya göre Yugoslavya karşılayacaktır. Bu vesileyle sözleşmenin imzalanmasına önayak olan iki belgeyi sunuyoruz. İlki 30 Eylül 1935 tarihinde Yugoslavya Krallığı dışişleri bakanlığında düzenlenen toplantıdan, Güney Sırbistan’dan Slav olmayan nüfusun tahliyesi konusunda kabul edilen tutanağın belgesi. İkinci metin ise 24 Ekim 1935 tarihinde Belgrad’da dışişleri bakanlığında düzenlenen oturumdan göçle ilgili projenin planı. Bu projede Genelkurmay ve beş Bakanlık temsilcilerinin kararları arasında öne çıkan konu Türkiye ve Arnavutluk ile ikili ilişkilerin geliştirilmesi ve göç anlaşmalarının yapılması acil bir durum olarak belirlenmiştir. Arnavutların göçüyle ilgili problemler ortaya çıkması durumunda Arnavutlar Yugoslavya içinde başka yerlere göç ettirilmeleri konusunda öneri sunulmuştur.  Vergi indirimleri ise sadece vatandaşlıktan çıkmak isteyenler için uygulanacağı kararına varılmıştır. Göç edecek olanların Selanik’e ücretsiz nakilleri konusunda ise taşınmaz mallarını devlete bırakacak olanlar için geçerli olacaktır. Göçlerin başarılı ve acil bir şekilde gerçekleşmesi için Genelkurmay temsilcisinin hemen hemen tüm önerileri  ve önlemler oy birliği ile kabul edilmiştir: -Tiran’dan göçe karşı yapılan propagandayı bastırma; -Sınır bölgelerinden Slav olmayanları sıklıkla askeri tatbikatlara ve manevralara çağırma; -Göçe uygun olanları kamu görevlisi olarak göreve alınma yasağının getirilmesi; -Slav olmayan rütbelileri ülkenin değişik yerlere atanmaları; -Yer isimlerinin ve soy isimlerin değiştirilmesi.
Belgelerin ikisi de  Yugoslavya Krallığı Türkiye temsilciliği -İstanbul,Ankara(370) fonu dahilinde  Dosya 9,Arşiv birimi 42,Sayfa  637-643 Yugoslavya Arşivinde bulunmaktadır.20 Eylül 1935 tarihinde Dışişleri Bakanlığı’nda düzenlenen Güney Sırbistan’daki Slav olmayan nüfusun tahliyesine ilişkin toplantının tutanağı.




Toplantıda Bulunanlar:
-Dışişleri Bakanlığından: IV. Siyasi Depertman Daire Başkanı Sn. İlija Milikiç. Sn. Milivoje Milçiç-danışman, Sn. Petar Gabriç -danışman, Sn. Djura Tataloviç- Mali İşler Daire Başkanı;
-Tarım Bakanlığından: Sn. Vojislav Magovçeviç -Müfettiş,Djura Tataloviç- Mali İşler Daire Başkanı.;
-İçişleri Bakanlığından: Sn. Duşan Tadiç-Müfettiş;
-Genelkurmay Başkanlığından: Sn Jovan Sokoloviç-Genelkurmayda Albay;
-Maliye Bakanlığından:Duşan Trajkoviç-Danışman;
-Ulaştırma Bakanlığından: Sn. Miloş Popoviç – Devlet Demir Yollarının Genel Müdürlüğü  üst düzey  ticaret yetkilisi.Oturuma İlija Milikiç başkanlık etmiştir. Dışişleri Bakanlığı katipleri Sn Feodor Koreniç ve Jožo Logar oturumu kayıt altına alan kişilerdir.
Oturum saat 18 de başlamıştır.
İLİJA MİLİKİÇ sözlerine şöyle başlar: Sn Vojislav Magovçeviç bir bakanlıklar temsilcileri toplantısında  Türk ve diğer Müslümanların  güney bölgelerimizden göçlerinin ele alınması gerektiği isteğini belirtmiştir. Bu sorunu çok hızlı bir şekilde çözmemiz gerekir. Arnavutluk sınırımız boyunca yoğun olarak yaşayan Arnavut ve Türkler ulusal ve askeri anlamda bizim için önemli bir problem oluşturmaktadır. Yarım milyona ulaşmış Arnavut nüfusu 1931 den beri 65000 kişi olarak artmıştır, bu da millileştirme (asimilasyon) politikamızın ne kadar başarısız olduğunu göstermektedir. Bunun bir sebebi de güneyde Slav nüfusun azlığıdır (Güney bölgelerimizde toplamda 131000 civarında bir Slav nüfusumuz vardır). Milletleştirme (asimilasyon)  konusunda unsurumuzun ne kadar hazırlıksız olduğunun göstergesidir aynı zamanda. Bu yüzden tek bir çıkar yolumuz kalmıştır. Slav olmayan nüfusun ülkeden tahliyesi.
Dışişleri Bakanlığımız özellikle Arnavutlara özel ilgi göstermemiz gerektiğini düşünmektedir. Çünkü hem yoğun olarak varlar hemde Arnavutluk ile sürekli irtibat halindeler. Siyasi anlamda belirsizlikleri devam etse de  ulusal hisleri yavaş yavaş oluşmaktadır.
Göç politikası şimdiye kadar belirli bir sonuç vermiş değil. Bu unsurlar Türkiye ve Arnavutluğa göç edebilir. Geçen yıl Türkiye’de çıkan bir kanuna dayanarak, Türk kültürünü benimsemiş insanların Türkiye’ye kabulü konusunda bize bir imkan sunmaktadır. Bu yüzden göç edecek insan sayısını arttırabiliriz. Bu amaçla Türkler Romanya ile bir anlaşma yapmışlardır. Şu sıralar ise Bulgaristan ile de görüşmeleri devam etmektedir. Romanya ile yapılan anlaşma Romanya’da 400000 olan Türklerin sayısı 5 yıl içinde göç etmelerini öngörmektedir. Göç edecek olanların mallarını öncelikli olarak Romen hükümeti satın alacaktır. Göç esnasında bazı avantajlardan yararlanacaklardır; Pasaportsuz seyahat, eski vergi borçların silinmesi, çalışanların emeklilik fonuna ödedikleri tüm paraları geri ödenecek olması, askere alınması gereken gençler askerlikten muaf tutulacak olmaları, gemilere taşınacak eşyaları ,hayvanları ve el aletleri için ödenek ödemeyeceklerdir  v.b. Zaman darlığı yüzünden mal varlıklarını satamayanların mal varlıklarını ve vakıf mallarını Romanya hükümeti kendi imkanlarıyla satın alacaktır, daha sonra ise Türkiye hükümeti ile hesaplaşacaklardır.
Arnavutluk hükümeti daha önce belirli sayıda göçmeni kabul edeceğini belirtmiş ise de, son zamanlarda maddi sebeplerden dolayı kabul edemeyeceğini bildirmektedir. İnancımız o ki onlar milli çıkarları ve gelecekte  topraklarını genişletme emelleri yüzünden bundan vazgeçmişlerdir. Bu yüzden topraklarımızda Arnavut nüfusunun azalmasını istememektedirler. Bunun aksine Türk hükümeti 1936 yılına kadar göç edecekler için 3 milyon Türk Lirası bir bütçe ayırmıştır.
Vatandaşlık kanunun 55.maddesine göre Slav olmayan nüfusun göçüne dair imkan vermektedir lakin buna rağmen bizden kaynaklanan bazı zorluklar görülmektedir.
İlk olarak bazı yanlışların yapıldığını fark etmekteyiz. Bildirimler arasında Sancaktan çok sayıda  Müslümanın göç etmek istediklerinin beyanları mevcut, gerçekte onlar bizim insanımız, bu yüzden onların ülkeden göç etmeleri için bir sebep yoktur. Slav vatandaşlarımızın göçünü beyan eden bildirimlerin kabul edilmemesi için İçişleri Bakanlığına gerekli uyarıda bulunduk.
İkinci sorun ise göçmenlerin mülkiyetlerinin tasfiyesi sorunudur. Bu sorun Tarım Bakanlığımızın Hipotek Bankacılığından aldığı 21.800.000 dinar borç ile bir ölçüde  çözülecektir.
Unutmamamız gereken bir konu da şu; mal varlıklarını tasfiye etmiş kişiler evrakları toplama konusunda ki formaliteler yüzünden pasaport alamamaktadırlar.
Bu göçmenlerin çoğu fakir oldukları için Türkiye’ye ulaşım masraflarını karşılayamaz durumdadırlar. Bu yüzden mümkünse ücretsiz veya % 75 civarında bir ulaşım indirimi istemektedirler. Ancak Ulaştırma Bakanlığı tarife yönetmeliğinden hiçbir şekilde taviz vermemektedir.
Slav olmayan unsurların göçleri belirli bir plana göre yapılmalıdır. Kredi imkanlarımız dahilinde askeri ve siyasi sebepleri de göz önünde bulundurarak hangi kazlardan göçe başlayacağımızı belirlememiz gerekir.MİLİVOJE MİLÇİÇ  söz alıp; Müslümanların tahliyesi 1933 yılına kadar ölü bir mektup olarak kaldığı için yasanın 55.maddesine göre yeni olarak görünmektedir. Müslümanların tahliyesi sorunu yeni değil, bu sorun 1878 yılından beri var (Muhacirler). Arnavut hükümeti çeşitli sebeplerle ülkemizden Arnavutluğa yerleşmiş kişilerin vatandaşlık sorununu uzun zaman çözmemiştir, son zamanlarda bu sorunu çözmeye karar vermiştir. Bu sorunun çözülmesi için  kısa süreli bir tarih belirlemişlerdir ve 1 Kasım 1933 tarihinde bu süre sona ermiştir. Dışişleri bakanlığımız en azından Arnavutluğa göç etme talebinde bulunmuş olanların Arnavutluğa göç edebilmeleri  için bu sürenin 1 kasım 1938 tarihine kadar uzatılmasını talep etmiş lakin talebimiz kabul görmemiştir. Arnavut hükümeti göçmen kabul etmediği için çok az sayıda insan göç etme talebinde bulunmuştur. Şimdiye kadar Türkiye’ye 20000 kişi göç etmiştir. Arnavutluğa göç etme talep edenlerin sayısı 2000 civarındadır. Arnavutluğa göç etme talebinde bulunan bu 2000 kişiden hiçbiri göç edememiştir. Türkler ülkemizde sakin unsuru temsil etmektedirler, metropolden kopuk kaldıkları için milliyetçilik propagandasına maruz kalmamışlardır. Arnavutlarda ise durum farklıdır. Sınır bölgelerimizde yoğun olarak yaşamaktadırlar, bazı kazalarda nüfusun %90’nı Arnavutlar oluşturmaktadır.
Türkiye ile dostluk ilişkiler içerisindeyiz, çok kısa sürede, bir kaç ay içinde Türklerin göç etme sorununu çözebiliriz. Türkiye Türk kültüründen olanların tamamını kabul etmektedir, böylece Arnavutların bir kısmını da göç ettirebiliriz. Kurban edilecek insan sayısı ne kadar olursa olsun bu sorunun çözülmesinden daha önemli değildir. Tarım Bakanlığımız, planlı bir organizasyon yardımıyla Arnavutların komplekslerni alaşağı etmesi gerekir. Her köye bizimkilerden birkaç aile yerleştirmelidir. Arnavutluk sınır çizgisi boyunca belirlenecek bir kuşağı Arnavutlardan tamamen temizlemek gerekir.VOJİSLAV MAGOVÇEVİÇ; Tarım Bakanlığı tam 15 yıldır kolonizasyonu gerçekleştirmektedir. Güney bölgelerimize yerleşenlerin çoğu pasif bölgelerden gelenlerdir (Bosna, Lika, Hersek, Karadağ). Bu çalışmayla tüm boş bölgeler kolonistlerle doldurulmuştur. Arazi tahsisi bekleyen ve güney bölgelerimize yerleşmek isteyen 17000 aile daha dilekçe ile başvurmuşlardır ve beklemektedirler. Tek sorun Türk ve Arnavut unsurunun göç etmesidir, 17 kazada onların nüfusu  %73 civarındadır, bizimkilerin ise %27 civarında. Ulusal çıkarlarımız Arnavut sınırı boyunca kolonizasyonun devam etmesi gerektiğini bize göstermektedir. Tarım Bakanlığı Güney Sırbistan’da Türklerin ve Arnavutların mülklerinin satın alması için Hipotek Bankasından 21 milyon dinar borç almıştır. 15000 hektar toprak satın alındığında  3000 kolonistimizi yerleştirebilmekteyiz, bu da bize toplamda 30 milyon dinara ihtiyacımız olduğunu göstermektedir. Ancak, göç edecek olan bazı insanlar Türkiye sınırına kadar ücretsiz nakliye istemektedirler, böylece topraklarını devlete bedelsiz olarak bırakacaklardır. Arnavutluk sınırı boyunca Arnavutlar % 85 civarında bir sayıyı oluşturmaktadırlar ve bu bölgede Arnavut hükümetinin desteklediği Arnavut Komitesi de aktif olarak çalışmaktadır, bu komite Türkiye’ye göç etmek isteyenleri göç etmekten vazgeçtirmektedir. Biz parayı ancak düzgün pasaport alabilmiş olanlara, askerliğini yapmış olanlara, tüm vergi borçlarını ödemiş kişilere verebiliriz ve bunları hemen trenlere bindirmemiz gerekir. Önceki uygulamalarda  siyasilerimiz bazı yanlışlar yapmışlardır, göç edecek olanlar için altı aylık pasaport vermişledir ve bunlar vatandaşlıklarını kaybetmedikleri için geri dönmüşlerdir. Ana fikir olarak göç için bir plan ve program yapılmalıdır. Bu bağlamda Romanya ile yapılmış anlaşma bize temelde örnek  teşkil edebilir.İLİJA MİLİLİÇ; Vatandaşlık yasanın 55. maddesine dayanarak Slav olmayan unsurların göçünü zorlaştıran problemlerin ortadan kaldırılması ve alınması gereken tedbirlerin neler olduğu konusuna geçmektedir. Dikkate alınması gereken hususlar: Ücretsiz pasaportların verilmesi, tüm vergilerden muaf tutulmaları, taşınmaz mallarını devlete bırakma karşılığında ücretsiz nakliye edilmeleri, Türkiye Cumhuriyeti ile bir anlaşmanın yapılması (Romanya ile yapılmış anlaşmanın bir benzeri), Askerlikten muaf edilmeleri. Göç için gerekli olan belgelerin alınmasında kolaylık gösterilmesi.

Bu tedbirlerin hızla yürürlüğe girmesi için Sn.İlija Miliçiç daraltılmış bir komitenin oluşturulması önerisinde bulunmuştur.Sn. M.Milçiç, Sn.J.Sokoloviç ve Sn.V.Magovçeviç’den oluşması öngörülen bu daraltılmış komite, Slav olmayan unsurların göçlerini öngören programın hazırlanması ve Bakanlar Kuruluna sunulması maksadıyla bu komitenin kurulması önerisinde bulunmuştur.




Toplantıda bulunanların tamamı bu öneri için mutabık kalmışlardır.

Albay J.SOKOLOVİÇ Türkiye ile yapılması öngörülen anlaşmaya bakmaksızın, Slav olmayan unsurların göçlerinin hızlandırılması için bazı önerileri olduğunu söylemektedir.

1. Kanun zoruyla tüm vergi yükümlüklerini yerine getirme durumuna getirmek.
2.Bize dost görünen Türkler ve Arnavutları göç edecek olanların aralarından uzaklaştırmamız gerekir çünkü onlar da göçe karşı propaganda yapmaktadırlar.
3.Bizim Türkler azınlık olarak kabul edilmedikleri için çocuklarını bizim ulusal okullarımızda okutmalarını zorlamamız gerekir , bu bölgelerden askerlik görevini yapmaya gelenlerin 3/4  sadece Türkçe okuyup yazabilmektedir.
4.Göç etmek istemeyenler kamu ve özyönetim kurumlarına alınmayacakları konusunda inandırıcı bir duyuru yayınlanması.
5.Bu bölgelerde ki yerlere ve bölgelere bizim ulusal isimlerimizin verilmesi.
6.Arnavutluk sınırı boyunca bizim unsurlarımızın yerleştirilmesi. Bu amaçla kolonizasyon önce sınır boyunca, daha sonra ise içlere doğru genişletilmeli. Parça parça değil 10 yıllık bir plan programla yapılmalı.

Sn J.Sokoloviç Birinci önlem olarak Slav olmayan unsurların göçleri için yetkilerine bakılmaksızın  sorumluluk bilincinde olan kalıcı daraltılmış bir komitenin kurulması geretiği önerisinde bulunur.

Toplantıda bulunanların tamamı bu öneri için mutabık kalmışlardır.

TOPLANTIDA ŞU SONUCA VARILMIŞTIR:

1.Slav olmayanların göçü ile ilgili  Romanya benzeri bir anlaşmanın yapılması için Türkiye hükümeti ile bu gündemin başlatılması.
2.Göç etmek isteyenlere ücretsiz pasaport verilmesi.
3.Bu insanların tamamı vergilerden muaf tutulmaları.
4.Sınıra kadar ücretsiz nakliyeleri karşılığında taşınmazlarından vazgeçecek olanların bu isteklerini karşılamak, malı mülkü olmayan garibanlara ücretsiz taşınma, mallarını mülklerini satmış olanlar için ise %75 civarında nakliye indirimi yapılması.
5.Yanlarında götürecekleri eşyaları, el aletleri ve paraları için bu insanlar tüm ödeneklerden muaf tutulmaları .
6.Askeriye ve Donanma Bakanlığımız Askerliğini yapmış veya yapmamış olanlar için göç etme izni vermeye başlamıştır. Şuan askerde bulunanlar için de aynı şekilde izin ve teskerelerin verilmesi gerekir.

İlgili komisyon üyeleri yukarıda belirlenen ilkeler temelinde bir plan hazırlayacaktır. Bir sonraki Bakanlıklar Temsilcileri toplantısında bu planı kesin kabul edilip Tarım Bakanımıza sunulacaktır. Tarım Bakanımız bu planı Bakanlar Kurulumuza sunacak ve Bakanlar Kurulumuz kesin kararı verecektir.

İlgili komisyon 24 Eylül 1935 tarihinde saat 09:00 da Dışileri Bakanlığında toplanma kararı almıştır.

Oturum saat 20:00 tamamlanmıştır.

Tutanak katipleri: Dr.Feodor Koreniç ve Dr. Jožo Logar
Oturuma Başkanlık eden: İlija Milikiç

20 Eylül 1935
Belgrad.

GÜNEY SIRBİSTANDAN SLAV OLMAYAN UNSURLARIN GÖÇÜ İLE İLGİLİ BAKANLIKLAR ARASI TEMSİLCİLERİNİN  OLUŞTURDUĞU DARALTILMIŞ KOMİSYONUN TOPLANTISINDAN ÇIKAN PROJE

20 Eylül 1935 tarihinde Bakanlıklar arası temsilciler toplantısında alınan kararlar. Vatandaşlık kanunun 55. maddesi uyarınca Slav olmayan unsurların Güney Sırbistan’dan göçleri ile ilgili Daraltılmış komite üyelerinin  24 Eylül 1935 tarihinde düzenlemiş oldukları toplantıda şu sonuca varmışlardır:

1.Göç konusu ,Türkiye ile Romanya’nın düzenledikleri şekilde  ülkemiz  Türkiye ve Arnavutluk ile  özel bir anlaşma ile düzenlenmesi gerekir.
2.Arnavutların Arnavutluğa göçleri ile ilgili Arnavutluk ile bir anlaşma yapılamaz ise veya Türkiye’ye göç etmek istemezlerse, acilen mevcut kanuni hükümlere göre hareket etmemiz gerekir. Arnavutları sınır bölgelerimizden ülkemizin iç kısımlarına doğru sürmek ve onların  yerlerine Yugoslav unsurlarını yerleştirmek.
3.Vatandaşlık kanunun 55.madesi uyarınca, vatandaşlığımız dan çıkma beyanında bulunacak olanlar  şu imkanlardan faydalanabileceklerdir;
a) Bütünlük şartları göz önünde bulundurarak onlara ücretsiz pasaportlar verilecektir.
b) Tüm vergi, ödenek, askerlik v.b şeylerden muaf tutulacaklardır.
v) Göç edecek olanların 1 Eylül 1935 tarihine kadar hipotek edilmiş malları, özel borçları var ise bu durumda alacaklılara taşınmazlarına belirlenmiş değer tutarından düşülecektir.
g) Taşınmaz mallarını devletimize bıraktıkları beyanında bulunacak olanlar için Svilengrad (Bulgaristan/Kapı Kule sınır kapısına yakın bir kasaba) ve Selanik limanına kadar ücretsiz nakliyeden yararlanacaklardır. Bu durum aynı şekilde maddi durumu olmayanlar için de geçerli olacaktır.
d) Durumu iyi olanlara veya mallarını daha önce satmış olanlara devlet demir yollarının % 75 indiriminden faydalanabileceklerdir.
đ) Eşya, el aletleri ve yanlarında para bulundurma konusunda tüm ödeneklerden muaf edileceklerdir.
e) Göç edecekleri beyanında bulunacak olanlar acemi asker, kadrolu asker, askeri manevralara alınmaktan muaf tutulacaklar. Bu durum göç edeceklerini beyan edecekleri tarihten itibaren bir yıl süresince geçerli olacaktır.
4.Slav olmayan unsurların Türkiye veya Arnavutluğa göçlerinin başarılı  ve hızlı bir şekilde gerçekleşebilmesi için komite aşağıda belirlediği tedbirlerin faydalı olacağı kanaatine varmıştır;
a) Arnavutluğun göçe karşı yürüttüğü propagandayı tüm imkanlarımızla bastırmak ve lehimize değiştirmemiz gerekir.
b) Slav olmayan, göç edebilecek durumda olan unsurlardan tüm kanunların ve kuralların uygulamalarını talep etmek, özellikle de vergi ve askerlik konusunda baskı kurulması.
v) Güney Sırbistan’dan, özellikle sınır bölgelerimizden Slav olmayan unsurları askeri tatbikatlara, yol inşaasına ve kamu binalarının inşaası için sıkça göreve davet etme.

g) Göç edebilecek durumda olanları prensip olarak kamu görevlerine işe almamak. Kamu görevi işlerinde bulunanları ise Slavların yaşadıkları bölgelere tayin edilmelerini sağlamak.
d)  Prensip olarak bu bölgelerde yaşayanların çocukları kesinlikle bizim okullarımızda okutulmaları.
đ) Güney bölgelerimizde, özellikle sınır boyundan Slav olmayan unsurların göçünü ve oralara yerleşecek olan Slav unsurları engelleyen tüm engellerin kaldırılması ve yönetmeliklerin uygulanması gerekir.
e) Tüm coğrafi nesnelerin (yerleşim yerleri,nehirler,ormanlar) kişilerin soy isimleri, kamu, şirket, reklam isimleri ve buna benzer yazıların acilen değiştirilmesi gerekir.
ž)  Arnavutluk sınır boyundan başlayarak ülkenin içlerine doğru, yukarıda belirlenen önlemlerin tamamına öncelik verilmesi ve hızlı bir şekilde uygulanması gerekir.
24 Eylül 1935
Belgrad.
Kaynak; Sırp tarihçi Vladan Jovanoviç araştırmasından. Peşçanik 05.05.2013.
Haber Editörü : Tüm Yazıları
www.arnavuthaber.com Türkiye Arnavutlarına Yönelik Bağımsız İmece İnternet Yayınıdır
Yorum Yaz