REKLAM REKLAM

Cemre Vural yazdı: Osmanlı Son Dönem Aydın Profilinden Bir Örnek “ Şemsettin Sami Frasheri”

59 defa okundu , , , , , kategorisinde, 07 Ara 2018 - 20:18 tarihinde yayınlandı
Cemre Vural yazdı: Osmanlı Son Dönem Aydın Profilinden Bir Örnek “ Şemsettin Sami Frasheri”

Osmanlı son dönem aydın profilini anlamak üzere incelenmesi en elzem isimlerden biridir Arnavut asıllı dil bilimci “Şemsettin Sami”. Şemseddin Sami 1 Haziran 1850 yılında, Yanya’nın Fraşer ( Frasheri)kazasında doğdu. İlk Öğrenimine burada başlayan Sami Frasheri çok küçük yaşta anne ve babasını kaybetmesi üzerine diğer altı kardeşi ile birlikte Yanya’ya gitti ve orada Zosimaia Skoli adındaki Rum Lisesinde eğitim almaya başladı. Bu yıllar Sami Frasheri’nin fikir dünyasının da gelişmeye başladığı yıllardır. Burada Latince, Rumca, İtalyanca ve Fransızca dersleri alan Sami Frasheri aynı zamanda Yanya’nın tanınmış müderrisi Yakup Efendi’den aldığı özel dersler ile Arapça ve Farsçasını geliştirdi.

1868’de eğitimini tamamlayan Frasheri, 1871’de Yanya’da Mektubi Kalemi’nde çalışmaya başladı. Ancak bu görevi uzun sürmez henüz 20 yaşındayken aldığı eğitim ve edebiyata olan merakıyla isminden söz ettirmeyi başarmıştır ve 1872’de İstanbul’a gelerek Matbuat Kalemi’nde çalışmaya başlamıştır. 1872-1873 yıllarında Türk edebiyatının ilk yerli romanı olan “Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat” ı bölüm bölüm yayımlamıştır. Şemsettin Sami gazetecilik alanında da, kendisini göstermiş ve Hadika adlı Ebuzziya Tevfik’in çıkardığı gazetede uzun süre yazmıştır. Hadika gazetesi kapandıktan sonra yine Ebuziyya Tevfik önderliğinde çıkarılan Sirac gazetesinde yazım hayatına devam etti ancak bu gazete kısa bir süre sonra kapatılmıştır.

Şemseddin Sami, Matbuat Kalemi’ndeki görevine devam ederken bir yandan da tercüme faaliyetlerini sürdürdü. Fransızca’dan tercüme ettiği “İhtiyar Onbaşı” ve “Galetee” adlı iki eserin ardından kendisi de Besa yahud Ahde Vefa adlı bir tiyatro eseri kaleme aldı. 1874 yılında Trablusgarb’a gönderilen Şemseddin Sami burada da yazmaktan asla geçmedi ve Türkçe- Arapça yayımlanan vilayet gazetesinin başına geçmeyi başardı. Burada bir yıl kaldıktan sonra tekrar İstanbul’a dönen Frasheri, Rodos’ta sürgünde bulunan yakın arkadaşı Ebuzziya adına Muharrir mecmuasını yayımladı. Aynı yıl Mihran Efendi ile Sabah gazetesini çıkarmaya başlamıştır.

1877’de Sabah gazetesinden ayrılan Sami Frasheri Cezayir-i Bahr-i Sefid valiliğine atanan Sava Paşa’nın mühürdarı olarak Rodos’a gönderildi. 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı sırasında Yanya’ya geçerek Sevkiyyat-ı Askeriyye Komisyonu’dan bir süre katiplik yaptı. Savaşın ardından da 1879’da Mihran Efendi ile birlikte, bu defa 93 Harbinin yarattığı toplumsal infial halinden kurtulmak ve geniş halk kitlelerini bilgilendirmek amacıyla Cep Kütüphanesini kurdu ve burada ansiklopedik tarzda, sade dilleri ile dikkat çeken küçük hacimli kitaplar yayımladı.

1879’daki bir diğer önemli faaliyeti ise Cemiyet-i İlmiyye-i Arnavudiyye, 28 kurucu üyesinden biri olmasıdır. Bu cemiyet Arnavut milliyetçiliğinin şekillenmesini sağlaması açısından oldukça mühimdir. Cemiyet; 10 Müslüman, İşkodralı 4 Katolik (Paşko Vasa, Noç Xhuxhi, Nikolla ve Gjon Bonati) ve Ergiri/Gjirokaster ile Korçe’den 14 Ortodoks oluşmuştur. 10 Müslümandan, İbrahim Starova adında, yani Ohri gölünün batısındaki Starove ‘dan bir doktor dışında, 9’u Yanyalıydı. İçlerinde vilayetteki en büyük bey ailelerinin 4 temsilcisi bulunuyordu: Abdülhamid’in gelecekteki sadrazamı Ferid Vlora, Beratlı Mehmed Ali Vrioni ve Prevezeli Veysel ve İbrahim Dino kardeşler. Onların yanı sıra, Abdül ve Şemseddin Sami Frasheri, Mustafa Yanya, Seyfullah Zavalani ve Ergiri/Gjirokaster’li Ahmed Şevki’nin isimlerine rastlanıyordu. Daha öncede gördüğümüz gibi, Mehmed Ali Vrioni ve özelikle Abdül Frasheri, bir Arnavut ulusunun varlığının öne çıkarılarak, Arnavutların yaşadığı toprakların savunulması hareketinin de başını çekmişlerdi. Arnavutça matbuatın süreli yayınlar ve diğerleri üretimi konusunda, Abdülhamid saltanatının ilk 20 yılı boyunca bu işe girişen Müslüman sadece Şemseddin Sami ve diğer kardeşi Naim olmuşlardı. 1882 yılının başında Maarif Nazırı aracılığıyla Osmanlı makamlarına Arapça harflerle Arnavutça alfabe gramer kitapları basılmasını öneren İşkodralı Davud Boriçi de sayılabilir.

Yazıları önemli etki yaratan Şemseddin Sami Frasheri Rumeli vilayetlerinin salnamelerine katılan Arnavutluk ve Arnavutlara ilişkin çoğu Şemseddin’in Sami’nin 1880-1890 yıllarında kaleme aldığı meşhur ansiklopedisi Kamusü’l –Alem’in çeşitli maddelerinde esinlenmiştir. Basında çıkan yazıları kamusları ve diğer eserleriyle çağın ideolojik tartışmalarının da önde gelen aktörlerinde biri olmuştur. Milliyetler, diller ve garp ile şark medeniyetleri arasındaki güç dengeleri üzerinden yorumladığı siyasi bağlamın harekete geçirdiği Şemseddin Sami, hem Arnavutlar için hem de Türkler için önde gelen isimlerden biriyi olmayı başarmıştır.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz