REKLAM REKLAM

Kosova’da Bir Tarih Böyle Yazıldı

72 defa okundu , , kategorisinde, 13 Haz 2019 - 11:49 tarihinde yayınlandı
Kosova’da Bir Tarih Böyle Yazıldı

12 Haziran 1999 / 12 Haziran 2019
20. Yıl Kutlu Olsun !
Kosova’da Bir Tarih Böyle Yazıldı.

Şubat-Mart 1998’de, Kosova’da Arnavutlarla Sırplar arasındaki gerginlikler aniden silahlı bir seviyeye yükseldi. Kosova Kurtuluş Ordusunun ortaya çıkışı, birçok tutuklama kararı alan ve UÇK savaşçılarının olduğu ya da destek bulduğu köylere saldıran Sırp makamlarını ciddi şekilde endişelendiriyordu.

Miloseviç’in Kosovalı Arnavutlara yönelik soykırım politikası, tüm uluslararası toplum için de şok edici bir gerçeklik haline gelmişti. Mart 1999’da Ankara’da Albay Hajro Limaj, Tiran’ın tarihi sorumluluğunu hisseden Başbakan Pandeli Majko’nun tüm siyasi ve diplomatik cephaneliğini harekete geçirdiği görüşmelerde kilit rol oynadı.
Türkiye Başbakanı Bülent Ecevit, Mart 1999’da Arnavut mevkidaşı Pandeli Majko’ya Türkiye’nin Arnavutluk sınırlarına ve toprak bütünlüğüne dokunulmasına izin vermeyeceği sözünü verdi. Ecevit, “Gerekirse, Türkiye Arnavutluk ve Arnavutluk’un Arnavutluk’un dostu ve küçük kardeşinin egemenliğini ve bağımsızlığını savunacak.” dedi.

Bora Zukali ve Pandeli Majko

Kosova’nın bağımsızlığını destekleyenler başta Arnavutluk, ABD, AB üyesi 22 civarında ülke ve Türkiye’dir. Arnavutluk, soydaş (Kosova’nın ortalama % 90’ı Arnavut’tur) ve siyasi açıdan koruyucu ülke olmasından dolayı Kosova’ya destek vermiştir. Bu destek, Arnavutluk için gönüllü olduğu kadar da mecburidir. Gönüllüdür, çünkü: a) Halkının çoğunluğu soydaşlarından oluşan bir devlet bağımsız olmakta ve uluslararası arenaya çıkmakta soydaşlarını Sırp zulmünden kurtulması için kurtuluşa destek olmaktadır. Bu mecburidir, çünkü: Arnavutluk’un hem bölgesel hem de uluslararası bazda müttefiğe ihtiyacı vardır ve Kosova’nın Arnavutluk’un stratejik müttefiği olacaktır. b) Kosova’ya destek vermemek, Arnavutluk siyasetçi ve yöneticilerinin iç baskıya maruz kalmaları anlamına gelecektir.
Bilinmelidirki ABD Kosova’yı belki Arnavutluk’tan da fazla desteklemiştir. Denilebilir ki; Kosova’nın bağımsızlığı ABD’nin eseridir. Uluslararası topluluk Sırbistan’ı hava saldırısı ile tehdit etmeye başlayınca, Miloseviç saldırılarına ara vermek zorunda kalmıştır. Kosova’daki şiddeti durdurmak için uluslararası toplum devreye girerek çözüm üretmeye çalışmıştır. Neticede Kosova Savaşı 12 Haziran 1999 tarihinde bitmiştir. Savaşın ardından 12 bin ölü, 120 bin yanmış ve yıkılmış ev kalmıştır.

Kol Limaj, İsmail Hakkı Karadayı

Türkiye, Kosova’nın bağımsızlığında dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Başbakanı Bülent Ecevit ve Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu etkin rol oynamış, tarihi de göz önünde bulundurarak “bekle-gör”, “tarafsızlık” ve “karışmama” gibi edilgen bir dış siyaset yerine inisiyatif alan bir tavır sergilemiş ve askeri üslerini bombardımana açmasının yanısıra uçak ve asker desteği vermiştir. Muhsin Yazıcıoğlu’da Arnavutların yanlısı tavır sergilemiş ve elinden gelen tüm desteği vermiştir. Dönemin Dışişleri Bakanı İsmail Cem ve dönemin koalisyon ortağı eski Başbakan Mesut Yılmaz Amerika’nın bombardıman kararı almasından sonra dengesiz bir şekilde izlemiş oldukları sırp yanlısı Kosova siyasetinden ters manevra yaparak Amerika ve Nato barış gücü tarafında yer almaya ve destek ziyaretlerine başlamışlardır. Dönemin Balkan kökenli milletvekilleri FP’nden Hüseyin Kansu ve CHP’den İrfan Gürpınar meclis oturumlarında ve Meclis dışı görüşmelerde aktif rol almışlardır.

Süleyman Demirel, Arnavutluk Heyetiyle

Türkiye’de etkisiz bir Arnavut lobisi olmasının en önemli sebeplerinden biride dernek, vakıf yöneticileri ve üyelerinin kendi içlerinde koordine olamamaları, geri planda bırakılmaları ve dar alanda basit siyasi ihtiraslara ve beklentilere kurban olmalarıdır. Halbuki Amerika daki güçlü Arnavut lobisi ve onun birbirinden değerli temsilcileri bu kişilere örnek olmalıydı. İbrahim Rugova’nın Türkiye’de gereken desteği bulamayışı, Adem Damaçi’nin Türkiyeden destek için çırpınışı ve feryadının yanı sıra Türkiye’de bir şeyler yapmaya çalışan fakat iyi niyetli çalışmaları bir çizgiden öteye gitmeyen Enver Tali’nin yanısıra Türkiye’deki kamplarda ve etrafındaki yerleşim birimlerinde mültecilere destek veren, Türkiye’den Kosova’ya her türlü malzeme gönderilmesi için maddi ve manevi destek veren isimsiz gizli kahramanlarında hakkını teslim etmemiz gerekir.

Dönemin Kosova Temsilcisi Enver Tali

Kosova’nın bağımsızlığın tanınması için yaptığı bu çağrı Avrupa’nın etkili devletleri ve dünyanın değişik devletleri tarafından hemen cevap bulmuştur: ABD, Büyük Britanya, Almanya, Türkiye, Arnavutluk, Afganistan ve dünyanın değişik yerlerinden devletler bu çağrıya cevap vermiştir.
Balkanlarda yaşayan hemen her etnik topluluğun büyük devlet kurma idealleri vardır. Ancak Arnavutların Balkanların çok çeşitli ülkelerine yayılmış olmaları ve bu ülkelerde kolayca siyasi olarak örgütlenerek siyasi taleplerde bulunabilen toplumsal yapıları ve çeşitli ülkelerde bulunan güçlü lobileri onları diğer etnik topluluklardan ayırmaktadır. Türkiye’nin Kosova politikasına bakıldığında ise Bosna konusunda izlediği politikadan biraz farklı olduğu söylenebilir. Nitekim Türkiye’nin Kosova meselesinde başlangıçtaki tavrı çekimser olmuştur. Bunda çeşitli etkenlerin etkili olduğu düşünülmektedir. Öncelikle Yugoslavya’da iç çatışmalar baş gösterdiğinde Türkiye bu konuyu, Yugoslavya’nın iç meselesi olarak değerlendirmişti. Yugoslavya’nın iç çatışmalarını bastıracağını düşündüğünden Kosova’nın bağımsızlığı fikrine başlarda ılımlı yaklaşmamıştır.
BM Sırbistan’ın davranışlarına yönelik kararlar alsa da Sırbistan’ı engelleyememiştir. Son çare olarak 1999’da NATO, Kosova’ya hava harekâtı düzenlemeye karar vermiştir. Yetmiş sekiz günlük mücadelenin ardından Sırbistan yenilgiyi kabul ederek Kosova’dan çekilmiştir. Kosova yönetimi ise Birleşmiş Milletler Geçici Yönetim Misyonu (UNMIK)’nun gözetimine ve desteğine bırakılmıştır.

Müdahale Kararı alan ABD başkanı Clinton ve İngiltere başbakanı Tony Blair

Sonuç olarak Amerikan eksenli bir politika, Avrupa ülkelerinin ve Nato gücünün desteği ile şekillenerek balkanlardaki en genç ülke 20 yıl önce bugün dünyaya gelmiştir. Bu süreçte emeği geçen tüm siyasilere ve Arnavut lobi güçlerine ne kadar teşekkür etsek azdır. Kosovayı bir devlet yapmak uğruna şehit olan Kosova Kurtuluş Ordusunun şanlı Arnavut savaşçıları kalplerimizde yaşayacaktır. Kosova Cumhuriyeti bugün başlayan kutlamalar ile törenlerde üst düzey devlet protokolü uygulayarak vermiş olduğu devlet nişanları ile sezarın hakkını sezara teslim etmenin onurunu ve gururunu yaşamaktadır.

Bora Zukali

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz

1 Yorum
  • bennyCevapla

    BRAVO Bora cok guzel bir yazi yanliz kongresman joe diogardiyi eklemeyi unutmussun onun hakki odenmaz

    Haz 14, 2019 21:55