REKLAM REKLAM

İşkodralı Şerîfî Mustafa Paşa Ve Ailesi.

543 defa okundu , kategorisinde, 14 May 2017 - 13:45 tarihinde yayınlandı

Müfid Yüksel

 

İşkodralı Şerîfî Mustafa Paşa Ve Ailesi

 

İşkodralı Şerîfî Mustafa Paşa aslen Arnavut olup, 19. yüzyılın ilk yarısında en önemli Osmanlı paşa ve valilerinden biridir. İşkodralı Mehmed Asaf Paşa’nın oğlu olarak  27 Ramazan 1201 tarihinde dünyaya gelmiş. Kuvvetli bir ilim tahsili görmüş, amcası İbrahim Paşanın yerine Mirmiranlıkla İşkodra valisi olmuştur. Tepedelenli Ali Paşa gailesindeki hizmetlerinden dolayı taltif edilmiştir. Bilahare Vidin seraskeri olmuştur. Ohri, Elbasan ve Dukakin sancakları da onun uhdesine verilmiştir. 1245 tarihinde Reşid Mehmed Paşa sadrazam olunca, Ohri, Elbasan ve Dukakin’i Mustafa Paşa’nın elinden almaya kalkışır. Bu konuda Padişahı ikna eden Reşid Mehmed Paşa bunun üzerine ordu gönderir. Mustafa Paşa da ayaklanarak her tarafa ayaklanma ile ilgili beyannâme varakaları gönderir. Çeşitli yerlerde süregelen müsademelerin ardından Mustafa Paşa İşkodra kalesine çekilir. Nihayet kale kuşatılır. Üç ay süren mukavemetin sonunda Şerîfî Mustafa Paşa, araya bazı kimseler koyarak Hassa Ordusu Ferîki Ahmed Fevzî Paşa’ya ailesi ile birlikte teslim olur. İstanbul’a getirilen Mustafa Paşa bir süre bir konakta ailesiyle beraber Misafir edildikten sonra Mirmiran olan oğluyla birlikte Padişah’ın huzuruna çıkarılır. Kendisinin başkalarınca aldatıldığı anlaşıldığından affedilip itibarı iade edilir. Bu konuyla ilgili dönemin Takvim-i Vekâyî gazetesinde şu iki kayıt yer almaktadır:

 

Esbak İşkodra Vâlisi ve en son Medine-i Münevvere’de Şeyhülharem-i Nebevî olarak vefat eden İşkodralı Merhum Mustafa Paşa ile ilgili Takvim-i Vekâyi’nin 7 Cemâziyelâhir 1247/13 Kasım 1831 tarihli 2. sayısındaki kayıt.

 

“Cümleye mâlum olduğu üzere İşkodralı Mustafa Paşa’nın hareket-i nâbercâsından dolayı Arnavutluk ve havâlisinde bâzı eşhas dahi ibtidâ-yı hâlde semt-i hilâfa, yani uygunsuzluk yoluna gitmişler ise de, taraf-ı hazret-i serdâr-ı ekremîden gördükleri terbiyet muâmelesi o makûlelere sebeb-i istîmân ve emniyet olarak cümlesi afv vü emâna mazhar olmuş ve bu cümleden silahdâr bu da, bir müddet sûret-i gaflet ve ısrârda görünmüş ve bilahare ol dahi merhamet eteğine sarılmış olmağla anın hakkında dahi istid’ası vechile Hacc-ı Şerîf’e gitmek üzere müsaâde-i merâhimâde-i aliyye şâyân buyurulmuşdur.”

 

Esbak İşkodra Vâlisi ve en son Medine-i Münevvere’de Şeyhülharem-i Nebevî olarak vefat eden İşkodralı Merhum Mustafa Paşa ile ilgili Takvim-i Vekâyi’nin 14 Cemâziyelâhir 1247/20 Kasım 1831 tarihli 3. sayısındaki kayıt.

 

“İşkodralı Mustafa Paşa Hakkında saltanat-ı seniyyenin bir gune fikr u mülahazası yoğiken, bâzı evhâm-ı beyhudeye tâbi olarak, bundan akdem sâlik-i vâdi-yi bağy u isyân olmuş ve bunca nush u pendi şâmil, taraf-ı devlet-i aliyyeden ve cânib-i hazret-i serdâr-ı ekremîden kâğıtlar yazılmış ise de, mütenebbih olmayup ordu-yı serdâr-ı ekremî üzerine doğru yürüyüp harekât-ı seyyieye ibtidâr ile nihâyet Pirlepe muhârebesinde külliyen münhezim ve perişân olup kendüye zarûrî tab’iyet edenler ol muhârebede cümleten istîmân ile haklarında muâmele-i afv erzan buyurulmuş olduğundan, pâşa-yı müşarunileyh dahi artık oralarda eğlenemeyüp İşkodra kal’asına firâr ederek kapanmış ve taraf-ı serdâr-ı ekremîden me’murlar irsâliyle kal’a-i mezkûre muhâsara ve tazyik olunmuş. Ve cenâb-ı serdâr-ı ekremî dahi geçenlerde bizzât İşkodra’ya vâsıl olmuş olup, bundan sonra pâşa-yı mumaileyh dayanamayacağını derk birle, işbu hareketinden nâdim ve peşîmân olarak me’muriyetle anda bulunan ferîk-i hassa-i şâhâne Ahmed Paşa hazretleriyle evlâd u iyâlini alup Dersaâdet’e gitmek üzere hâk-i kadem-i meyâmin-tev’em-i şâhâneye dehâlet ve teşebbüs-i ezyâl-i afv  vü merhamet etdiği mukaddemce cânib-i serdâr-ı ekremîden bi’l-inhâ, zât-ı merâhim-semmât-ı şâhânenin âfâk-gîr olan şefkat-i mülûkânesi iktizâsından nâşî, pâşa-yı mumaileyh hakkında afv-ı âlî erzân buyurularak, İstanbul’a gelüp ikâmet etmek üzere müsaâde buyurulmuş ve pâşa-yı mumaileyh işbu haber-i müsaâdenin henüz tarafına vüsulüne bakmaksızın afv ü merhamet-i seniyyeye ve taraf-ı serdâr-ı ekremîden olunan te’mine istinâden cemâziyelulanın ikinci günü kal’adan çıkup taraf-ı serdâr-ı ekremîye dehâlet etmiş olduğundan, ol tarafta olan donanma-yı hümâyun sefâyîninden birine irkâben bu tarafa i’zâm olunacağı haberi çend rûz mukaddem vürûd etmiş olmağla bugünlerde dahi kendisinin gelmesi müterakkibdir.”

 

 

Padişah II. Mahmud ona murassa bir saat ve bir çok eşya hediye eder. Daha sonra sırasıyle Kastamonu, Adana, Maraş, Hersek, Konya, Cezayir-i Bahr-i Safid, Halep ve İzmir valiliklerinde bulunur.  Sicil-i Osmanî ‘ye göre Mevlevî meşrepli olan Mustafa Paşa son olarak Medine-i Münevvere’ye gönderilip Şeyhu’l-Harem-i Nebevî olur. Bu vazifede iken 7 Zilka’de 1276’da Medine’de vefat edip, Cennetu’l-Bakî’de defnedilir. (Mehmed Süreyya, Sicil, 4/477; Külçe, 1944:189-196). Büyük oğlu Hasan Hakkı Paşa çeşitli devlet görevlerinde bulunmuş ve Halep valisi iken vefat etmiştir. Küçük oğlu Ali Rıza Bey Şura-yı Devlet azasından olmuş olup, 1316 tarihinde vefat ederek Fatih Camii haziresine defnedilmiştir. Mezar şahidesinde Mevlevi sikkesi hakkedilmiştir.  Kitâbesi şudur:

هو

رجال دولت عليّه دن

و شورای دولت

أعضاسندن  اشقودره لی

مصطفی پاشازاده

رضا بگ افندينڭ قبريدر

روح شريفنه فاتحه

سنه ١٣١٦

٥ ربيع الآخر

 (Şahide Mevlevî Sikkeli)

Ricâl-i devlet-i aliyyeden

Ve Şurâ-yı Devlet

A’zâsından İşkodralı

Mustafa Paşazâde

Rızâ Beğefendi’nin kabridir

Ruh-ı şerifine Fatiha

Sene 1316

5 Rebiülâhir

 

İşkodralı Mustafa Paşa’nın Zevcesi Nuriye Hanım ise Eyüp sırtlarında Karyağdı Baba (Hafız Baba) Bektâşî Dergâhı haziresinde medfundur. Halen mevcut olan mezar şahidesindeki kitabe şu şekildedir.

 

هو دوست

اسبق شيخ الحرم حضرت

نبوی خلد آشيان اشقودره لی

شريفی مصطفی پاشا

حضرتلرينڭ خليلۀ محترمه لری

و ايپكلی مرحوم عبدالحمن

پاشا كريمه سی مرحومه

و مغفوره لها درويشه نوريه

خانمڭ روحی ايچون فاتحه

سنه ١٢٨٠  ١٠ ذا

 

 

Hû Dost

Esbak Şeyhu’l-Harem-i Hazret-i

Nebevî huld-i âşiyân İşkodralı

Şerîfî Mustafa Paşa

Hazretlerinin halîle-i muhteremeleri

Ve İpekli merhum ‘Abdurrahman

Paşa  kerîmesi merhume

Ve mağfure leha Dervîşe Nûriye

Hanımın ruhu içun Fatiha

Sene 1280 10  Za.

 

Kitâbede Nuriye Hanım’ın Bektaşi tarikatine intisap ettiği anlaşılmaktadır.

İpekli Abdurrahman Paşa hakkında ise Sicill-i Osmani’de şu kayda rastlanılmaktadır:

“Yaşar Paşa’nın mahdumudur. Bir hayli sene Üsküb Nâzırı olub, evâil-i ‘asr-ı Hazret-i Sultan Abdülmecîd Hânîde irtihâl eyledi.” M. Süreyya, Sicil, C.3

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz