bornova escort izmir escort escort bodrum bursa escort escort izmir bodrum escort bayan izmir escort escort izmir
REKLAM REKLAM

Kamil Bitiş; Pakistan’daki Arnavutlar.

2204 defa okundu , kategorisinde, 19 May 2017 - 00:25 tarihinde yayınlandı
Kamil Bitiş; Pakistan’daki Arnavutlar.

AFGANİSTAN İLE PAKİSTAN ARASINDA ARNAVUTÇA KONUŞAN BİR HALK

Diaspora Bakanlığı Kültür Merkezi Müdürü Sayın Kamil BİTİŞ’in

Pakistan Arnavutları ile İlgili Çevirisi

Büyük İskender komutasında, İlliryalı askerlerin torunları olan uzun ömürlü Hundza ve Hunzaklar Hundeza Yaylasının denizden yüksekliği 2300- 2700 metredir ve tüm vadi 6000 – 7500 metre yüksekliliğindeki dağlarla çevrilmiştir. Yayla dağlık olmasına rağmen sebzelerin, meyvelerin ve çeşitli tahılların yetiştirilmesinde çok verimlidir.

Hundeza ile ilgili yazı, Aristitidh P. Kolia’nın “ Arvanitler ve Helenlerin Kökeni “ Sh. B. 55, Tirane, 2002 adlı kitabından alınan bir bölümle başlamaktadır ve şöyle demektedir : “ 6 bine yakın, İliryalı asker, Klit’in Büyük İskender tarafından öldürülmesinden sonra Büyük İskender’e karşı konumlarını değiştirerek, yolculukları bugünkü Kafiristan’da ( Afganistan ile Kuzey Pakistan arasında) son bulana kadar Braktan’da dolaştılar.

Birkaç sene önce senaryo yazarı Xhejms Hilton “Kaybolan Ufuklar” ( Lost Horizons) adlı bir belgesel çekti. O bölgenin insanları uzun boylu, beyaz tenli, kahverengi saçlı ve yaşam süreleri uzundur demektedir. Yaşadıkları vadi günümüzde Hundez – Buruncuk ( küçük burun ) olarak adlandırılmaktadır ve gerçekten bu ova, etrafını saran iki dağ arasındaki bir buruncuk ile kapanmaktadır. Bataklık olan diğer yerin ismi ise Balta’dır.

Onların diyalektine, erkek;adam dili anlamı olan Burruşeski denmektedir. Zorla Müslümanlaştırılmalarına karşı tepki gösterdiler ve bununla beraber şarap yaparak ( orada oturanları tüm itirazlarına rağmen ) eski zamanlardaki insanların yaptığı gibi şarabı su ile karıştırarak içmektedirler. Gelenek ve göreneklerinin çoğu onların İlir–Helen kökenli olduklarını ispatlamaktadır.( Antonio Bellushi’nin yayınladığı LIDHJA adlı gazetenin, 1983 – Mayıs sayısında Ernesto Shkuro “Afganistan’da İliryalılar” yazısına bakınız.)

Kütüphanelerde ve internette yapılan araştırmalar, Hundeza ve yazılı olmayan erkek;adam dili Burruşeski hakkında birçok bilgi, açıklama, sağlık reçeteleri ve eseri ortaya çıkardı. Günümüzde Kafiristan’ı, orada yaşayanlar Müslümanlığı kabul ettikten sonra Nuristan olarak adlandırmaktadırlar. Kafiristan Afganistan, Pakistan, Çin ve Tacikistan’ın kesiştiği yerde, PAKİSTAN tarafında bulunmaktadır. İnternetteki bir yazıda İslama göre o bölgenin neden Kafiristan = Kafirlerin yeri = Dinsizlerin yeri olarak adlandırıldığı açıklanmaktadır. Günümüzde Kafiristan’ı, orada yaşayanlar Müslümanlığı kabul ettikten sonra Nuristan ( ışığın yeri ) olarak adlandırmaktadırlar.

Dr. Jay Milton Hoffman’ın kitabından çıkarılan bazı bilgiler.

Hunzaklar, koyu renk derili Pakistanlı veya Arganistanlı, Tacikistanlı ve Çinlilere nazaran çok farklıdırlar. Hunzaklar beyaz tenlidir ve elmacık kemikleri kırmızıdır. Elli bin Hunzaklının çoğunun gözlerinin rengi mavi, yeşil ya da açık mavidir. Saçları, mısır sarısından koyu siyaha kadar gider. Bazı çocuklar da kızıl saçlıdır. Ormanların yükseklerinde bulunan KALASH isimli bir kabilenin Avrupalı atalarıyla benzerliği çok şaşırtıcıdır.
Kalashların başlıca tanrıları Di – Zau ( Diel – Zeus ) Güneş – Zeus’tur. Kalaşlar kapılarını, onların eski İlir köklerini ve Büyük İskender ile ilişkilerini ifade eden iki keçi boynuzunu ( İskender Bey’in miğferinde de iki keçi boynuzu vardı ) kapılarına kazırlar. Çocukların, ormanda veya ovada topladıkları sarı renkli çiçeği BISHA diye adlandırırlar.

Hundoza bölgesi için Prof. Etienne Tiffou tarafından Kalagari’de 1993 yılında “ Hunza Proverbs – Hunza Atasözleri “ adlı detaylı bir dil kitabı yazılmıştır. Bu kitaptan edinilen bilgilere göre Hunzaklar aşağıdaki ifadeleri veya kelimeleri kullanmaktadırlar:
I bukur si ylli-yıldız gibi güzel (erkek cinsi ) : E bukur si Hena- Ay gibi güzel ( dişi cins ); KAM-VAR ve BAJ-YAPARIM fiillerinin çekimleri örneğin, E KAM BA-YAPTIM; Dhelpra e quant e tharet rrushin kur nuk e arin- Tilki yetişemediği üzüme ekşi dermiş; ZOR ( zor ) ; Shtrij KAMBET sa ke jorganin- Ayaklarını yorganına göre uzat;BUE( rüzgar boğaları): KU DAME NAZERBESA;SHEJASI SI KA RA E KA DA;IN (tekil) BAR-ot;AGON/A KENI (gün doğması, var mı);BUBULLIMA-gök gürlemesi; ÇILA (açtım);KURBAN-kurban ;BESON-inanmak;HUNDA-burun;BALLKON; ..vb.

Aşağıdaki bilgiler ise, Dr. Jay Milton Hoffman’ın “Hunza: Fiteen secrets of the healthiest and oldest living people”, Professional Pres Publishing Assoc,5th Ed.,Valley Center, 1985. adlı kitabından
alınmıştır. Kitabın Arnavutça başlığı ise : “ Hunza: Yaşayan en sağlıklı ve en yaşlı insanların on beş sırrı”.
Hundeza Yaylası’nın denizden yüksekliği 2300- 2700 metredir ve yayla denizden yüksekliği 6000 – 7500 m. dağlarla tamamen kuşatılmaktadır. Yayla dağlık olmasına rağmen sebze, meyve, patates, bezelye, salatalıkların, mısır, arpa, armut, elma, şeftali, erik, incir, kiraz, üzüm, karpuz,..vb. bakımından çok verimlidir. Orada yaşayanlar mükemmel çiftçidirler ( are-beres-tarlayı işleyen), şaşırtıcı muhteşem bir taraça ve sulama sistemi yaratılmıştır. Taraçaları birbirine bağlayan ve su ile besleyen bu süzgeç kanallar KULLSE-süzgeç olarak adlandırılmaktadırlar.
Vadinin bitişiğinde, zaman içinde, buzulların kaydığı buzullarla kaplı bir dağ bulunmaktadır; bu dağın adı RAKAPOSHI’dir ( Rakah poshte – aşağı doğru düştü).

Hunzaklar 100 – 140 sene yaşamaktadırlar.

Vatandaşlar tam bir uyum içinde yaşamakta, iyi bir sağlığa sahipler ve yaşam süreleri çok uzundur. Hundza’da yaşayanlar uzun boylu, beyaz ırk ve kestane renkli saçlıdırlar. Hundza vatandaşları 100 – 140 sene yaşamakta ve ne olursa olsun herhangi bir hastalığı tanımamaktadırlar. İnsanları misafirperver ve birbirlerine karşı çok yardımseverdirler. Hundza’da suç işlenmemektedir. Doğan erkek çocuklar üç yıl, kız çocukları ise iki yıl emzirilmekte ve bu süre içinde karı koca arasında ilişki olmamaktadır. Hundza’da evli eşler arasında boşanmalar yoktur. Burada yaşayanlar kendilerine Arnavutça’ya uygun çınlayan HUNAKE ( Hunakuts- Hunakçık) denmesinden hoşlanmaktadırlar. Hunzak oyunlarına davullar, kavallar, kamış düdükler eşlik etmekte ve oyuncular el ele tutuşarak daire biçimini oluşturmaktadırlar. Önemli bir halk dansı Kılıçlar Dansı’dır. Bu dans sadece erkekler tarafından oynanır ve dans edenler KAMARBUNDE olarak adlandırılan renkli giysiler giyerler. Ünlü bir Avusturyalı ressam tarafından çizilen bu dikkat çekici Arnavut Kılıçlar Dansı resmi Viyana’da bulunmaktadır. Bayramlarda en yaşlılar işlenmiş olan ve ÇUKA diye adlandırılan yünden bir pelerin giyerler. Hunza Başkanı’nın ünvanı MIRI dir. Ekim’de şarap (alkolik içki) bayramı kutlanmaktadır. Kadınlar peçe giymezler. En önemli bayram ( aynı Pellazglar ve Arbreşler’de olduğu gibi ) 21 Mart’ta kutlanan Güneş Yeni Yılı’dır. Bu bayram, NA UROSH olarak adlandırılmaktadır ve yeni yılın ilk günü 21 Mart’a denk gelmektedir.
Aralık ayının bir gününde yılın tüm evlilik düğünleri düzenlenmektedir. Erkekler SHALVAR( shalle-vare – asılı şal) olarak isimlendirdikleri beyaz pantolonlar giymektedirler, kadınlar ise giydikleri bluzları KAMISHE ( gömlek ) diye isimlendirmektedirler. Yaylada yaşayanlar, Büyük İskender zamanında oraya nasıl yerleştiklerine dair tarihlerini anlatmaktadırlar.

Normal sinekten başka böcekler yoktur. Orada domuz eti yoktur ve domuz eti beslenme (gıda) maddesi olarak kullanılmaz. Onların % 99’una etyemez ( vejetarjen) denilebilir çünkü yabani keçi etini sadece kışın çok az miktarda yerler. Orada köpek, kedi, tavuk veya kurbağa yoktur. Onların, kayısı meyvesini ve kayısı çekirdeğinin etini çok yedikleri hatta kullandıkları yağı bile kayısı çekirdeğinin etinden çıkardıkları Dr. Hofman’ın özellikle dikkatini çekti. Hundza ve Hunzakların araştırılması, Arnavut kültürü açısından çok önemlidir, çünkü orası binlerce yıl izole edilmiş bir yer olmasından dolayı orada Pelazg, İlir, Arberesh ve Arnavut halk özellikleri, dili, adetleri canlı olarak korunmuştur.

URA Dergisi – 2003 Aralık sayısı

Arnavutça’dan Türkçe’ye çeviren
Kamil BİTİŞ

Not:
URA Dergisi Kosova Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı’nın, diasporadaki Arnavutlar için çıkardığı bir dergidir.
Derginin dört sayfası Türkçe’dir.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
Yorum Yaz