Arnavutluk’ta Misyonerlik faaliyetleri

1325 defa okundu kategorisinde, 20 Haz 2017 - 15:43 tarihinde yayınlandı
Arnavutluk’ta Misyonerlik faaliyetleri

Arnavutluk’ta Misyonerlik faaliyetleri

Erkan Kamberi

kamberierkan@gmail.com

1941 yılında Arnavutuk Komünist Partisi’ni kuran Enver Hoca, 1943’ten itibaren partinin başkanlığını üstlendi. Bu dönemde Alman ve İtalyan işgalcilerine karşı savaşıp 29 Kasım 1944 Arnavutluk’un bağımsızlığını, 11 Ocak 1946 Arnavutluk Halk Cumhuriyetini kurduğunu açıkladı.

Enver Hoca 1948’den itibaren Stalinizmi (Marksist-Leninist) daha katı bir şekilde uygulamaya başladı. Stalin’in ölmesiyle birlikte modern revizyonizmle suçladığı SSCB ile bağlarını koparıp Çin Halk Cumhuriyeti ile (Mao) yakın ilişkiler kurmaya başladı.

Ancak Mao’nun ölümünden sonra Çinli idarecilerin Maonun çizgisinden uzklaşıp kapitalizme destek verdiğini söylemsinin ardından ilişkiler koptu. Enver Hoca Arnavutluk’un ‘Arnavutluk kendi kendine yeter‘ sologanı ile Arnavutluk’un dış dünya ile iletişimini kesip kendi içinde çarkını döndüren bir ülke yaratmayı hedefledi.

Arnavutluk, Hoca döneminde komünizmin en şiddetli uygulandığı ülkelerden biri olarak tarihe geçti. Halkın yoksulluk içinde yaşadığı dönemde milyonlarca dolar harcayıp 600.000 beton sığınak inşa ettirdi. Enver Hoca çevresindeki muhalifleri saf dışı brakmak için acımasız davranıp ülkede Batı yanlısı ve muhalif olarak gördüğü kişileri idama mahkum ettiği için diktatör olarak lanse edildi.

Ülkenin tüm dini geleneklerine karşı savaş ilan edip 1967 de Arnavutluk’un ilk ateist devlet olduğunu ilan eden Enver Hoca 1800 yakın camiyi yıkıp islama ait olan herşeyi yasaklayıp insanları İslamdan soğutmayı hedefledi.

İslam’ı Arnavutların zihninden silmek için başlatılan bu savaş Marx’ın ‘’Din afyondur’’ düşüncesine sığınıp dini yok etmeye çalıştı. Enver Hoca ülkeyi demir yumrukla tam 41 sene yönetti ve 11 Nisan 1985 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu öldü.

Hocanın ölümünün ardından Arnavutluk’ta özgürlük talebiyle başlayan üniversite ayaklanmalarına dayanamyan yönetim 31 Mart 1991 de ilk demokratik seçimleri düzenlemek zorunda kaldı ve ülke yavaş yavaş kapılarını dünyaya açmaya başladı.

Enver Hoca’nın ateist-totaliter rejimi, dini bilgileri olmayan dinden uzak bir nesil yetişmesiyle son buldu. Arnavutluk’taki dini boşluktan faydalanmak isteyen Ortodoks, Katolik, Protestan, Mormon, Yehova Şahitleri, Evanjelist, Bahai, Kalvinist, Adventist, Kadıyanist, Vehabi ve Şiilerin akımına uğradı.

Arnavutların demografik yapısını değiştirmek isteyen bu kuruluşlar sayısız faliyetle birlikte halkın her kesimine hitap etmek için üniversite, enstütü, gazete, radyo, siyasi parti ,hastaneler ve okullar açtılar.

Yabancı dil dersi adında kliselere götürülen çocuklara incil dersleri verilirken diğer yandan Müslüman kesimin çoğunluk olduğu bölgelerde kliseler inşa ettiler.

Sadece başkent Tiran da 114 klise bulunurken, Arnavutluk genelinde cami sayısı 560 olup, 245 dini oluşumun sadece 38’inin Müslümanlara ait olması misyonerlik faliyetlerin ne denli güçlü ve neticede hedeflerinin Hristiyan bir ülke izlenimini yaratmak olduğunun göstergesidir.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
www.arnavuthaber.com Türkiye Arnavutlarına Yönelik Bağımsız İmece İnternet Yayınıdır
Yorum Yaz